Danimarka  Alevi  Birlikleri  Federasyonu

            Glentevej 1, 8900 Randers DK  Tlf.  045+40968878 www.alevi.dk - dabf@alevi.dk

30.04.2007

 

Yaşasın 1 Mayıs, Dünya Emekçilerinin Birlik ve Mücadele Günü.. 

 

Yüzyıllardır dünya emekçilerinin verdiği mücadele sonu 1880’lerden bu yana dünyada emekçilerinin birlik ve mücadele günü olarak kutlanan 1 Mayıs 2007’deyiz. Bugün yeni liberal dünya düzeni, adı altında emekçilerin zorlu mücadelelerle elde etikleri hakları, günbegün tırpanlanmakta, emekçilerin sendikal birlikleri parçalanmaktadır. Birçok ülkelerde halen oynayıp okuması gereken çocuklar  ve genel olarak emekçiler sendikasız, yasal güvencesiz, sigortasız, karın tokluğuna kölece çalıştırılmaktadır. İnsanlar bireyselliğe, gereksiz ihtiyaçlara, kullan çöpe at kültürüne özendirilmektedir. Sermayenin kâr daha fazla kâr hırsı, iş güvenliği, insan sağlığı, doğal dengeyi, dünyada yaşamı ve geleceğimiz tehlikeye sokmaktadır. Bütün dünya ülkelerinde halkın % 85’ni ücretli emekçiler oluştururken, geriye kalan %15 hem iktidarlara, hem de halkın %85 den fazla maddi varlığa sahiptir.. Dünyanın en zengin 200 kişisi  2 milyar insanın mal varlığından daha fazla varlığına sahiptir. Dünyada milyarlarca insanın yaşamı küçük bir azınlığın, uluslararası şirketlerin,  petrol ve silah sermayesinin elindedir. – Gün; sosyal adalet, eşit paylaşım, dünyada “cennet”, ezmeden ezilmeden, insanca yaşamak için mücadele günüdür. 

 

Danimarka’da ırkçı DF partisine dayanan liberal sağ hükümet, kamu hizmetlerini ve çalışanlarının iş koşullarını kötüleştirip, yuvaları, okulları, hastaneleri tüm kamu sektörünü özelleştirip, özel sermayeye daha fazla kâr ve işgücü aktarmaya çalışıyor. Danimarka’da her alanda göçmen işçilerin /yabancıların haklarını kısıtlayarak, Avrupa’da en sert hale getirmiştir. Hükümet hasta, sakat, sosyal yardıma muhtaç kişilerin sosyal yardımlarını kesip, ‘aktifleştirme’’ adı altında bunları sendikasız, sosyal haksız, patronlara bedava işgücü olarak sunmaktadır.. Aynı zamanda toplusözleşme hakkı ve sendikaların gücünü kırmaya çalışmaktadır.. Artık sosyal dayanışmaya dayalı refah devleti ‘sermayenin’ devleti olmuştur.  – Gün; özelleştirmelere, sosyal hakların kısıtlanmasına, yabancı düşmanlığına ırkçılığa karşı durma günüdür.

 

Başta ABD ve bazı batılı ülkeler, son 30 yıldır, sosyalist düşünceye karşı, Orta Avrupa, Ortadoğu ve Ortaasyada dini ve milliyetçi grupları destekleyerek bu ülkeleri iç savaşlarla bölüp parçalayıp ekonomik politik kültürel ve askeri olarak işgal edip ülkelerin doğal zenginlikleri üzerine oturmuştur. Cellatların döktükleri kan, besledikleri terör artık kendilerini boğmakta, yanısıra bütün dünyayı da kana bulamaktadır.  Sözde yeni dünya düzeni, dedikleri, liberal demokrasi, serbest ekonomi, böl parçala yönet, emperyalist serbest sömürü düzenidir..  – Gün; ADB, emperyalistlerin, uluslararası şirketlerin, sömürü, savaş ve terörüne ‘Jankee Go Home’ deme günüdür.

 

Son 30 yıldır Türkiye’de de hortlatılan ve devleti ele geçiren, aşırı din ve milliyetçilik, ülkeyi parçalanmaya hazır bir bomba haline getirmiştir.. Bu güçlerin Maraş, Çorum , Sivas, Gazi’de Alevilere yaptıkları katliamlar, Alevilerin devlete olan güvenini sarsmış, haklı talep ve kendi kimlikleri etrafında örgütlenmeye zorlamıştır. Hakim güçlerin yüzyıllardır sürdürdüğü, tek tip insan yaratma, Aleviliği, Kürt halkını vs. inkar ve asimilasyon politikaları iflas etmiştir. Açılan yaralar sarılmak yerine, devlet eliyle kangren edilmiştir. Bin bir çiçekli Anadolu’da bal eylemek, ne mutlu türküm, kürdüm İslam’ım değil Ancak ÖNCE; Ne mutlu insanım demekten geçer. İnsanını, emekçisini sevip saymayan onun, kültürel, sosyal sendikal, bireysel haklarını, alın terinin karşılığını vermeyen,  bir ülke, bir adım ileri gidemez. İnsana emeğe saygının bir göstergesi olarak, 1977 kanlı 1 mayısın 30. yılında, ‘Taksim meydanı’, 1 Mayıs Meydanı, 1 Mayıs ücretli resmi tatil günü ilan edilmelidir.  

– Gün; emekçilerin 1 mayısta, el ele omuz omuza  Taksim´de, 1 Mayıs Meydanında buluşma günüdür.

 

 

Zorunlu din dersi, devletin diyanetinin olduğu, Türkiye laik değildir.  Yüzde 25 oyla tam iktidar olunan, Türkiye demokratik değildir. Azın çok tok, çoğunluğun çok aç olduğu, Türkiye’de sosyal adalet yoktur. Temel insan haklarına saygı duyulmayan, Türkiye’de insan hak ve özgürlükleri yoktur. Yakında Cumhuriyeti de yok edip, mezar taşının başına şeriat ‘’GÜL’ü’’ dikecekler.. Kimse bu günlere asker, polis tarafından coplana, coplana geldiğimizi de unutmasın.. Bugün her ne gerekçe ile olursa olsun, şeriata geçit yok deyip, sol demokratik laik güçlerin birliğine ve iktidar yürüyüşüne koşulsuz katılmayan herkes, kara çarşaflı, karanlığın kürekçisidir.

– Gün; yoksulluğa, işsizliğe, ırkçılığa, gericiliğe, anti laik uygulamalara, ayrımcılığa, siyasal İslam’a, inkar ve asimilasyon politikalarına, neo liberalizmim ve  emperyalist saldırılara karşı, eşitçe kardeşçe barış içinde özgürce yaşanılan demokratik laik  bir Türkiye için, acil birlik ve mücadele günüdür.

 

Dünyada ezilen halklar birleşin. Gelin canlar bir olalım.  Omuza, omuza haydi 1 Mayıs’a.

 

DABF / başkan Feramuz Acar.