Alevi Bektaşi Federasyonu

 

 

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

 

 

 

ALEVİ-BEKTAŞİ İNANÇ ÖNDERLERİNDEN KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA

 

 Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) tüm Alevi Dernek, Dergah, Ocak ve vakıflarında hizmet veren Alevi Bektaşi inanç önderleri olarak, son günlerde kamuoyunu meşgul eden, “AKP’nin Alevisiz Alevi Açılımı” tartışmalarına ilişkin görüş ve taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmayı zorunlu buluyoruz.

 

Bir yandan “Aleviliğin devletleştirilmesi”, diğer yandan “İftar yemeği” gibi kamuoyunu yanıltma, geçmişte sık sık Alevilerin onurlarını ve değerlerini yıpratmaya dönük bu çabalar karşısında sözümüz var.

 

Demokrasinin ve laikliğin içini boşaltanlar, şimdi ‘Aleviliğe hizmet’ adı altında değerlerimizin içini boşaltmaya hazırlanıyorlar. Alevilikle ilgili kavramların ve değerlerin içi, siyasi şovlara kurban edilmek isteniyor.

 

Muharrem, bizim için yas ayıdır. İnancımızda oruç açma bir ziyafet sofrası niteliğinde değildir ve adına da “iftar” denmez. Sayın Başbakanı “Alevi iftarına” davet edenler, kendilerini yanıltmaktadır. Bir Alevinin evine gelen her can mihmandır,ama matem orucunun bir siyasi şov için kullanılması bizce ayıptır.

 

Sayın Başbakan Alevi-Bektaşilere yönelik gerçekten samimi bir açılım düşünüyorsa, 2 Temmuzda Sivas’ ta halkımızla birlikte yürümelidir. Bu iyi bir başlangıç olur. Hükümetin “Alevi Açılımı” Alevi-Bektaşilerin yıllardır beklediği bir girişimdir. Zamanı çoktan gelmiş, hatta geçmiş bir adımdır. Ancak bu adım yanlış yöndedir, Alevisizdir ve samimiyetten uzaktır.

 

Bu açılım gönül rızasıyla yapılmamaktadır. AKP, AB’ye girebilmek için Türkiye’de demokrasinin sınırlarını genişletmek zorundadır. Ayrıca “dini özgürlük” adı altında, devlet örgütlenmesinde dinci gericiliğin önündeki engelleri kaldırılmak istenmektedir. Aslında Alevi-Bektaşilere kerhen  belirli haklar verilmeden, Sünni ve Vehabi tarikat ve cemaatlerin önünü açmak ise olanaksızdır. Dolayısıyla tarikatlarının önünü açmak için biz Alevilerin öğretisi ve inancı  yem olarak kullanılmak istenmektedir. Bu nedenle AKP, Alevi-Bektaşilerin kapsamlı demokratik istemlerini görmezden gelmeye devam etmekte; Osmanlı usulü “ulufe” dağıtarak ve yapmacık gösterilerle yandaş toplamaya hazırlanmaktadır.

 

Alevilerden bir kesim, devlet imkânlarından yararlanmak amacıyla, çocuğunun dede veya zâkir olarak yetiştirilmesini ve maaş almasını isteyebilir. Ancak bu çıkar ilişkisi, Alevi-Bektaşi toplumu tarafından asla kabul görmeyecektir. Öte yandan şeriatçılığa karşı duruşuyla her türlü övgüye değer olan Aleviliğin, kişisel ikbal dağıtımı demek olan AKP açılımına “evet” demesi durumunda, orijinal kimliğini ve kültürünü yitireceği de tarihi gerçeklerle sabittir.

 

Her çağdaş birey gibi, Alevi-Bektaşiler de laikliği benimseyen ve savunan insanlardır. Bu yüzden “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın” kamu kurumu statüsü devam ettiği sürece, laik bir ülke olunamayacağı gerçeğini içselleştirmişlerdir. Çağdaş, laik, demokratik devlet kavramı içinde “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın” yer alması nasıl yanlışsa, Aleviliğin devlet içinde temsili için bir genel müdürlük kurulması da aynı derecede yanlıştır.

 

Diyanet İşleri Başkanı, “Cemevi kanunla ibadet yeri olamaz” demiş. Doğru, ama eksik söylemiş: Camiler de kanunla ibadet yeri olamaz! Her cemaat kendi ibadet yerinin neresi ve nasıl olacağına kendi karar verir. Yasayla bunu sınırlandırmak yanlıştır. Alevi-Bektaşiler Tüm inançlar arasıda tam eşitlik ilkesinden yana oldukları kadar, her türden yok sayma yaklaşımlarının da karşısındadır. 

 

Biz, Alevi-Bektaşiler ve inanç önderleri olarak, ülkemiz ve ülkemiz insanları için en kapsamlı demokratik, laiklik ve eşitlik hususlarında istemleri dile getiren, Hak-Muhammed-Ali ve 12 İmam sevgisi ile İslam’ın muhalif öğretisine sahip çıkan kesimleriz

 

      Başlıca istemlerimiz;   

  1. Bütçeden dinsel faaliyetlere pay ayrılmamalı ve Diyanet İşleri başkanlığı kaldırılmalıdır.
  2. Tüm inançların örgütlenmesi ve kurumlaşması önündeki engeller kaldırmalıdır.
  3. Devlet tüm inançlar karşısında tarafsız ve eşit uzaklıkta olmalıdır
  4. Zorunlu din derslerinin kaldırılmalıdır
  5. Alevi Köylerine zorla cami yaptırma ve din görevlisi göndermeye son verilmelidir.
  6. Devlet, inanç gurupları üzerindeki baskılara ve ayrımcılığa engel olmalıdır.
  7. Devlet, belli bir inanca yönelik okul (İHL, vb.) yaptırmaktan derhal vazgeçmelidir.
  8. Eğitim ve yardımcı kitaplardaki inanç ayrımcılığı ve farklı inançlara hakaret içeren metinler kaldırılmalıdır.

 

 

ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ ÖNDERLERİ ADINA

 

Veliyettin ULUSOY

 

Hacıbektaş Veli  Dergahı Postnişini

 

 

 

 

 

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Sokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24  Dikmen  – Ankara

Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75

E-mail : alevifederasyonu@gmail.com  web: www.alevifederasyonu.com

 

 

 

 

 

 

Alevi Bektaşi Federasyonu

 

 

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

 

 

BASIN TOPLANTISI METNİ

05.01.2007,  Ankara

 

 

AKP HÜKÜMETİ ALEVİLİK ADINA TOPLUMSAL MÜHENDİSLİK YAPMAKTAN VAZGEÇMELİDİR.

 

AKP hükümeti, Alevilerin sorunlarına karşı “duyarlılık” göstermeye çalıştığını iddia ediyorsa bu önemli bir gelişmedir. Fakat “herkesin” hükümeti olma yerine, kendi ideolojik yaklaşımına uygun bir “duyarlılık” gösteriyorsa, bu “duyarlılıktan” sonuç çıkmaz. AKP hükümeti kadrolarının şimdiye kadarki kendilerine göre bir“Alevilik üretme” yaklaşımına                                                    bakıldığında, “herkesin” hükümeti gibi davranış göstermediği ortadadır. AKP hükümeti Alevisiz Alevilik projesinin peşine düşmüştür. AKP’li bakanlarının “biz kendilerine tanım getirdik, ama uymadı” itirafında ya da Alevileri satanistlerle eş değer tutan zihniyetlerinden bunu görmek mümkündür.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  Alevi kurumlarına hakaret eden kişiler üzerinden proje yürüterek, Alevi sorununa çözüm bulamaz. Ülkemizde resmi olarak kurulmuş ve kuruluş amaçları Türkiye Cumhuriyeti makanlarınca onaylanmış Alevi-Bektaşi kurumlarını dışlayarak, Alevilerin sorunlarına cevap aramak demokratik bir yaklaşım değildir.

 

Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla uygulamaya konulan “Alevi Projesi”, Alevi-Bektaşi kurumlarının dışlandığı ve özellikle AKP çevrelerindeki kişisel dostluklar oluşturularak, AKP güdümlü bir Alevi kuruluşu yaratma amacı güdülmektedir.  Özellikle demokratik sendikal örgütlenmeler karşısında, devlet güdümlü sendikaları kurdurma pratiklerinde tanıdığımız bu yaklaşım, şimdi mevcut Alevi-Bektaşi Federasyonu’na, Alevi –Bektaşi derneklerine ve Alevi Vakıflarına karşı AKP eliyle planlanmaktadır. Federasyonumuza ulaşan bilgiler ve özellikle AKP milletvekili Reha Çamuroğlu’nun bazı Alevi dostları ile bu yönde çalışmalar içinde olduğu bilinmektedir. Hiçbir Alevi çatı örgütünün davet edilmediği görüşmelerin ve toplantıların yapıldığı, hatta bunlardan birinin TBMM çatısı altında olduğu basınada yansımıştır.

 

TERZİ DEĞİL, HUKUKSAL EŞİTLİK ARIYORUZ

Diyanetten sorumlu devlet bakanı resmi terziciliğini hatırlayarak, don biçmek istiyor. Oysa Alevilerin elbisesi dikilidir. Aleviler yıllardır elbiselerini, kendilerine özgün inanç ve öğretisiyle hep dikegelmiştir.

Asırlardır, Alevilere hariçten biçilen donlar, Yavuz’da toplu kıyım, Maraş’ta, Çorum’da, Madımak’ta, Gazi’de kefen olmuştur. 

 

İFTARDA DEĞİL, ÖNCE HUKUKSAL VE DEMOKRATİK REFORMLARDA BULUŞALIM

AKP hükümeti siyasal islamcı eksende ve kendi kadroları ile bir Alevi örgütlenmesi kurmak istiyor. Şimdiden Muharem orucumuzun olduğu ay içinde iftar hazırlığına girişmesi, Alevilerin yapısal ve hukusal alanda (Zorunlu Din dersleri, Diyanetin konumu, Nüfus cücdanlarından dini hanesi, Alevi kimliğinin Anaysal güvenceye kavuşturulması, vb.) değişim isteyen reformlarını örtmeye dönük çabalardır. Resmen tanınmayan inancımızı, orucumuzu ve cemevlerimizi, AKP’nin siyasi malzeme olarak kullanmasını doğru bulmayız. AKP hükümeti Aleviler buluşmasını önce yapısal reformlar düzeyinde gerçekleştirmelidir.  Alevilerin sünnileştirilmesini hedefleyen projeler bir “Alevi sorunlarını çözme” projesi olamaz. Alevileri gerici ve şeriatçı bir yapılanma içine çekmeye çalışan AKP hükümeti, bu sinsi projesinden derhal vazgeçmelidir.  Alevilerin ortak örgütlenme ve yaşamlarını bölme amacı taşıyan bu girişimin mimarlığına soyunmuş AKP hükümetini asli görevlerine dönmeye davet ediyoruz. Başbakan Erdoğan’ın, “Alevilerin temsili” için bir “devlet kurumu” oluşturulması fikri, hiçbir Alevi kurumu ile görülüşülmeden, tamamen kendilerinin çalıp, kendilerinin oynadığı türdendir.

AB ÜYELİK SÜRECİNDE ALEVİ SORUNU

AKP hükümeti, Avrupa Birliği ilerleme raporlarında Alevilerle ilgili hiçbir somut adımın atılmadığı yönündeki eleştirilerine, Alevileri yoksayarak, kendi reçetesi ile çalışmaları gündemine almıştır. Oysa AB Kopenhag siysi kriterlerinin düşüncesi ve felsefinde bu türden bir sorun çözme kültürü ve yöntemi bulunmamaktadır.

 

ALEVİSİZ, ALEVİ SORUNU ÇÖZÜLMEZ

AKP’nin Alevilere yönelik yeni girişimlerini ABF olarak samimi görmüyoruz. Alevi kurumların beş yıldır randevu vermeyen, Alevilerin üst kurumunu tek bir kez ziyaret etmeyen, bir hükümetin, “Alevilik duyarlılığını” samimi görmemiz mümkün değildir. Boş vaatlerin ve çözüm amacı taşımayan buluşmaların samimiyeti olmaz. Aleviler olarak, yani sorunun doğrudan mağdurları olarak, içinde olmadığımız hiçbir çalışmanın çözüm oluşturacağını düşünmüyoruz.

 

DİYALOGA EVET, DAYATMAYA HAYIR

Alevileri temsil edecek “bir kurum” tartışmaları için Alevileri temsil eden gruplar çağrılır. Hükümet bu konuda samimi ise bütün bu kesimlere bir çağrı yapar. Bu işin doğrudan mağduru olan kesimlerin görüşlerine başvurmak ve birlikte çözüm aramak zorundadır. Aleviler karşı karşıya oldukları sorunların çözümüne cevap arar ama AKP’nin örtülü amaçlarına ve gizli ajandalarına konu mankeni olmaz. Alevisiz Alevi sorunu çözülmez. ABF ve AABK , diğer Alevi kurumlarının adresleri açık ve nettir. Hükümet önce Alevilerin temsil gücü olan kurumlarını adresini öğrenmelidir. Kendi yandaşları üzerinden AKP güdümlü bir Alevi örgütlenmesi yaratılmasına karşıyız. Demokratik, şeffaf diyalog yolunu bırakıp şark usulü kurnazlıklarla yandaş Alevi kurum yaratma mantığı sahipleneceğimiz bir girişim değildir.  AKP’nin Aleviliğe ve Alevilere “resmi” üniforma giydirerek sünnileştirilme projesi hem demokrasi, hem evrensel hukuk normları hem de laiklik açısından tehlikeli bir yaklaşımdır. Kimse Alevilere rağmen, “bakın alevilerin sorununu çözüyorum diye AB ilerleme raporu için makyaj yapmasın.”

ABF ve AABK olarak Alevilerin sorunlarını çözme ve taleplerini dikkate alma konusundaki samimi yaklaşımlara, diyaloga her zaman açık olduğumuz gibi, dayatmalara ve gizli hesaplarada her zaman kapalıyız.

 

 

 

Alevi Bektaşi Federasyonu                                                                Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

 

Turan Eser                                                                                            Turgut Öker

Genel Başkan                                                                                        Genel Başkan

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Sokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24  Dikmen  – Ankara

Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75

E-mail : alevifederasyonu@gmail.com  web: www.alevifederasyonu.com