8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Hatice Kızılyıldız

                                          

Yine 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü'nü kutlayacağız. Nasıl ki demokrasi şehitleri kutlanmıyor anılıyorsa bence bu gün de anma günü.Çünkü hepimizin de bildiği gibi dokuma fabrikasında  çalışma koşullarının iyileşmesi için greve giden kadın işçilerinin üzerine kapıyı kitleyerek 129 kadının  yanarak ölümüne sebeb olan patronun kınanması ve ölen kadınların anısına 8 mart dünya emekçi kadınlar günü olarak kabul edilmiştir. Clara Zetkin önderliğinde  Danimarka’da toplanan sosyalist kadınlar tarafından. Ta! O günden bu  güne dönüp baktığımızda ne yazık ki;  emekçi kadın hareketi bir arpa boyu bile ilerliyememiş hatta gerilemişte. 


Nasıl ki,  anaerkil sistemden ataerkil sisteme  geçişle bütün idare ve özgürlükler erkeğin eline geçmişse, bu gün 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü de  ne yazık ki  önderliğini burjuva kadınların çektiği bir eğlenme gününe dönüşmüştür. Her şeyin içinin boşaltılmaya çalışıldığı gibi, 8 mart'ın da içi boşaltılıp gerçek özü çarpıtılarak ne idi-gü belirsiz erkek egemen toplumu söylemi ile hedef şaşırtılmaya çalışılmış ve çalışılıyor.


Erkek egemenliği söylemi de sadece çağdaş, laik, demokrasi öncüleri hedef  alınarak söyleniyor ve bu yanılgının içine sosyalist kadınlarda düşürülüyor.
Misal; Geçen cnn türk'te  32 günün tekrarı vardı. Tartışılan konu ise İslamiyet’te kadın idi.  N e yazık ki çağrılanlar sadece islamcılardı. Tartışma bilimsellikten uzak, kadını köleleştirmenin yollarını araştıran her çağdaş ve ilerici şeyleri dinsizlikle, Avrupa’dan kopyalanmış bir yaşantı olarak değerlendiren ilahiyatçı yazar Alirıza Demircan  nerde ise açık ve seçik harem kurmayı savundu.


Kadınların erkeklerle tokalaşması cinsel öğeler içerdiği için sakıncalı  ve 6,7 kadın almak kadının namusunu korumak içinmiş!!!!  Devam ediyor: Bir sürü dul kadınlar var yazık değil mi onlara, Onların da cinsel ihtiyaçlarının giderilmesi lazım. Peygamber efendimizin buyruğu, kadınlar eşlerine bir Pardon beylerine hiç ses çıkaramaz. İnançlı kadın zaten namuslu, en çok dekolte giyenler erkekleri  baştan çıkarıyorlar  gibi bir sürü ipe sapan gelmeyen ilkel ve ilkel olduğu kadar da tehlikeli sözler sarf eti. Adam resmen evini harem yuvası yapıp zevki  sefa sürmek istiyor besbelli. Ama burada beni üzen; islamcı kadınların  bilhassa da Hilal denen bayanın   o islamcı yazarı onaylaması oldu.


Aslında bu tartışmaya telefonla katılmayı çok isterdim, ama tartışma geçmiş bir konu olduğu için buraya almayı uygun buldum.
  Bu islamcı  hanım ve beyefendiye şunu hatırlatmak istiyorum. Madem erkekleri dekolteli bayanlar baştan çıkarıyorlar öyle ise 13 yaşındaki, hatta daha da küçücük çocuklara ve haca giden kadınlara sarkıntılık yapanlara, ve gazetelerde çarşaf, çarşaf  gün geçmiyor başı kapalı kadınlara yapılan tecavüzler niye? Bunların neresi erkekleri baştan çıkarıyor söyler misiniz? Erkek egemen toplum diyerek gerçekleri çarpıtma yerine, 6,7 kadın la evlenilir diye harem kurup zevki sefa kurma yerine biraz gerçekçi olup gerçeği niçin araştırmıyorsunuz?  Gerçeklerden mi korkuyorsunuz?  


Evet;  kadının özgürlüğü elinden alındı.  Sizlerin açınızdan bakmak istiyorum. Allah 7 günde dünyayı yarattı ve baktı ki ıssız  sonra adem babanızı yarattı. Onunda usanmaması için onun eğe kemiğinden de  nisaları yarattı. Yani, kadını Ademin oyuncağı  olsun onu oyalasın diye. Ademi Allah yarattığı içinde bütün ademler Allah oğlu oldu kadınlarda insan kızı oldukları için daima suçlandılar, ikinci sınıf insan, yani tali. Hakiki olmadılar. Öbür taraftan da Allah şunu da söyledi. Ben istersem   insanları iyiliğe çekerim, istersem kötülükte yaptırırım dedi. Ve sonra kötülük yaptıran değil yapan suçlandı. Sizler kadar bizler de Kuran'ı araştırıp okuyoruz ama körü, körüne değil.
İşte  cahiliye denen devirde anaerkil ve özgürce paylaşım olurken  tek tanrılı dinlerle insanlar sınıflara bölünmeye  ve köleleşmeler başlıyor. İşe sayın islamcılar kadının özgürlüğü de o zamandan beri  zincire vurulmuş bu gün de siz bayanların onayı ile  daha da şiddetlenerek devam ediyor.


Evet. Bu gün olmuş hala  kadını eve kapamak isteyenlerle mücadele etmez ve bilimsel olmayan şeylerle insanların beyinleri saf, saf doldurulursa ve ya çıkar  uğruna gerçeklerin üzeri kapatılmaya çalışılırsa gayet normal cinsi sapıklıkta çoğalacaktır. Taciz sistemin zaten ta kendisi. Eğer kadınlar kim  ne olursa olsun bu masallara inanmaya devam eder, kadını köle görenlerin yanında sürekli saf tutarlarsa daha çok kadın cinayetleri,tacizler  erkeğin hem de en cahil erkeğin bile aşağılamasına maruz kalırlar, yapılanları da hak ederler. İnsanlar hak ettiği gibi yaşarlarmış.


Ve bizleri aşağılayanlar da senede bir gün bizleri avutmak için hamasi nutuklar atarlar çiçekle de hakimiyetlerini bizlere bir daha ispat etmeye çalışırlar. Yani, bizler haklarımızı istiyoruz derken coplayanlar veya coplatanlar isteminde, onlara verilmiş olduğu güçle evde, büroda, dışarıda, bizleri taciz edip zayıf görenler çiçekleri ile bizleri bir daha aşağılamış olurlar. Bizler de buna seviniriz. Ah canım ne güzel bana çiçek almış diye. Her gün bizi hakir görenler senede bir defa kölesini azat etmiş olurlar. Sayemizde de çiçekçiler vurgunu vururlar. Senelerce cennet kadının ayağının altında diye, diye bizleri uyutanlara artık şunu soralım. Bu cennet ne zaman ayağımızın altından çıkıp ta bizi içinde yaşatacak? Artık ayağımızın altında cenneti görmek istemiyoruz, içimizde cenneti yaşamak istiyoruz diye kendi, kendimize sorup cevabını da yine biz vermeliyiz ki. Gerçek cenneti yaşayalım. Bu da bizim elimizde. Hak verilmez alınır, bizler ne gülü, ne de ekmeği aslanın ağzından başkasının almasını değil bizim almamızı isteyelim ve el ele verelim,verelim ki dünya temizlensin.


(8 Martları bizlere armağan eden cesur, mücadeleci, yiğit Clara, Zetkin'lere, Rozalar'a bu uğurda şehit düşmüş erkek ve kadın hepsine teşekkür eder önlerinde saygı ve hürmetle eğiliyor ve selamlıyoruz.

 

Selam olsun sizlere!!!

Hatice Kizilyildiz