Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu açıklaması

Kamuoyuna Açıklama
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu, Belicka Alevi Birlikleri Federasyonu, İsveç ve Norveç’te faaliyetlerini sürdüren Alevi Birlikleri’nin biraraya gelerek oluşturdukları Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Yönetim Kurulu, 13 Aralık 2003 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te biraraya geldi.

Son gelişmelerin değerlendirildiği bu toplantıda Alevi toplumunun bir kuşatma altında olduğu saptanarak kamuoyunun bilgilendirilmesine karar verilmiştir.

Yüzyıllardan sonra, büyük bedeller ödeyerek oluşturduğumuz örgütlü yapımız teslim alınmaya, dağıtılmaya çalışılmaktadır. Bir takım vaatlerle kendi saflarına çektikleri kişi ve kurumların da buna aracı olduğu görülmektedir. Alevi toplumunun tarih sahnesine çıkarak güçlü bir örgütlenme yaratmasını içine sindiremeyen, dimdik ayakta durması nedeniyle teslim alınamayacağını görenler son yıllarda ellerindeki medya aracılığıyla fütursuzca Alevi hareketine saldırmaktadırlar.

Malum çevreler dış saldırılarla bir sonuç alamayacaklarını anladıklarında ise saflarına çektikleri bir kaç kişi ile kurumlarımızı yıpratacaklarını düşünmektedirler.

Bizler, tarihimizde ilk kez özgürce tüm dünyada örgütlenme imkanına sahip olduğumuz bir dönemi yaşamaktayız. Bu süreçte birçok sorunla da mücadele etmek zorunda kalmaktayız.
Yazılı belgeleri ve kurumları darmadağın edilmiş, baskı, zulüm ve katliamlarla özbenliğinden uzaklaştırılmaya çalışılmış bir inancın mensuplarıyız. Biraraya gelişimiz çağdaş kurumlar yaratarak bir çatı altında örgütlenmemiz karşısında, bizleri tarihten silmek isteyen güçler yeni bir planla karşımıza çıkmaktalar. Bu yeni planla Alevi örgütünü içerden kuşatarak, kendi kontrollerine almayı hedeflemektedirler.

Bu hedefe ulaşmak için sürekli yeni senaryolar üretmektedirler. En son Dedeler Kurulu’muzda yaşanılan tartışmayı manşetlere taşıyarak, ortamı gerginleştiren yayınlarla hazırlanan provakasyon ortamında meydana gelen, Alevi inanç, kültür ve yaşamıyla bağdaşmayan sözlü hakaretleri ve şiddeti kınıyoruz.

Alevi hareketi içerisinde bu türden davranışlara, kimden gelirse gelsin asla hoşgörü göstermeyeceğiz. Dedeler Kurulu toplantısında yaşananların üzerine giderek, tezgahlanan bu provakasyonu tüm açıklığıyla ortaya çıkarıp, sorumluları hakkında gereken yaptırımları uygulayacağız.

İnancının merkezine insanı koyan, her türden doğmalara karşı yüzyıllardır mücadele veren bir öğretinin mensupları olarak, inanç özgürlüğü boyutunda fikir özgürlüğüne de saygı duymaktayız.

Yazılı kaynaklarımız yok edildi. Özgürce Aleviliği öğrenme imkanlarından yoksun bırakıldık. Aleviliğin temel ilkelerine bağlı kalarak bazı ayrıntılarda farklı yorumlarda bulunmamız doğal karşılanmalıdır. Kini, düşmanlığı ve saldırganlığı hedeflemeyen hertürlü düşünceye saygı duymalıyız. İnanç özgürlüğü bireysel bir haktır. Hiçbir birey başkası gibi inanmaya, düşünmeye zorlanamaz. Atalarımızın yüzyıllardır despot ve baskıcı yaklaşımlara karşı büyük bedeller ödeyerek verdikleri mücadele unutulmamalıdır.

Bugüne kadar Aleviliği inkar etme, aşağılama, katlederek sindirme yoluna giden güçler, şimdi karşımıza yeni bir politikayla çıkmaktadırlar. Bu politika ile uzun vadede Alevi toplumunun asimile edilerek Sünnileştirilmesi hedeflenmektedir.

Alevilerin inanç merkezleri olan Cemevlerini inkar edip camileri adres gösteren bu yaklaşım, “Alevi Diyaneti” kurarak, inanç önderlerimiz olan dedelerimizi diyanetin maaşlı memuru haline getiremeyi amaçlamaktadır. 1982 Anayasası’yla zorunlu hale getirilen din dersleri ortadan kaldırılacaklarına, kendilerince yorumladıkları Aleviliği de ilave ederek, şeriatçı emellerine Alevi toplumunu da ortak etmeyi hedeflemektedirler.

Alevi toplumu tarih boyunca hiçbir olumsuzluğa ortak olmamış, temel ilkelerinden taviz verenlerle asla birlikte hareket etmemiştir. Alevi Diyaneti kurma girişimi, Aleviliği devlete yamama operasyonudur. Demokratik hiçbir ülkede olmayan “Diyanet İşleri Başkanlığı” içerisinde yer almak bir yanlışa ortak olmaktır, Aleviliği Sünnileştirmektir. Alevi dedelerini maaş karşılığı Diyanet güdümüne sokmak, şeriatçı güçlerin özlemi olan Aleviliği yok etmeye hizmet eder.

Bu gelişmeleri doğru analiz ettiğimizde, son dönemde Alevi hareketine yönelik saldırıların kaynağını ve hedefini açık bir şekilde görmekteyiz. Bu saldırıların asıl nedeni şeriatçı AKP’nin ve onun başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cemevlerini inanç merkezi olarak görmeyen inkarcı yaklaşımını her platformda teşhir etmemiz ve Erdoğan’ı mahkemeye vermemiz yatmaktadır.
Son yıllarda ellerinde bulundurdakları medya aracılığıyla düzeysizce Avrupa Alevi hareketine saldıran çevreler hiçbir sonuç alamadılar. Birçok davayı kaybettiler.
Bununla birlikte Avrupa’nın dokuz ülkesinde toplam 176 Alevi Kültür Merkezi’nin bir araya gelerek Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nu oluşturması, ilk kez Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nda Alevilerin yaşadığı sorunların yer almasını içlerine sindiremediler.

Bu senaryoda yer alan çevreleri bir kez daha uyarıyoruz; Alevi hareketi üzerinden kirli elinizi çekin. Her yeni komplonuzla battıkça batmaktasınız.

Çünkü bugün dünden daha güçlüyüz. Bugün tüm dünyaya yayılmış kale gibi duran örgütlerimiz var. Bugüne kadar kurumlarımıza karşı her saldırıda kullandığınız şahsiyetlerle bir yerlere varamadınız, bundan sonra da varamayacaksınız.


13 Aralık 2003, Paris
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Yönetim Kurulu