ALEVİLİK VE HURAFECİLER


1 Barış Aydın / Paris

Tarih: 23 Temmuz 2010 Cuma

 

 
Daha allah ile cihan yok iken

Biz anı var edip ilan eyledik

Hakka hiç bir layık mekan yok iken

Hanemizi aldık mihman eyledik

 
HARABI

‘‘Asalet insanın özündedir, asıl insan, özü ile bütünleşmiş olandır.’’

Aleviliğin islamın özü olduğunu söyleyen hurafecilerde birazcık insanı duygu var ise Hallac-ı Mansur’u, Bektaşi Veli’yi, Yunus Emre’yi, Pir Sultan’ı, Edip Haribi’yi, Virani’yi, Kul Hikmet’i, Dervani’yi, Genç Abdal’ı ve daha nice alevi önderleriyle hesaplaşmak zorundalar.

Bu ozanlar ve düşünürler bizim önderlerimizdir diyeceksin ondan sonra alevilik islamın özüdür diyeceksin. Bu tamamen kendi içerisinde bir tutarsızlık arz etmektedir. Sistemin dayattığı arap gericiliğini bize alevi yol’u diye, yolumuzu saptırmaya çalışanlara atalarımızın güzel bir sözü var hatırlatmakta yarar var.

‘‘Bir kimse düşünce ve davranışlarıyla eşşeklikte diretirse ona insan olduğunu hatırlatmakta ısrarcı olmayın.’’

İnsan hakta, hak insanda

Ne ararsan var insanda

Çok marifet var insanda

Mademki ben bir insanım


Daimi

Yaklaşık yirmibeş yıldır aleviler gerçek anlamda kendi kimlikleriyle buluşmaya çalışıyorlar. Özellikle yurt dışında doğru bir zeminde aleviler örgütleniyorlar. Buda birilerini rahatsız ediyor. Özellikle, geçmişte alevilikten beslenen kendilerine dede, pir, sultan diyenler. Aleviler kendi kimlikleriyle tanışmaya başlayınca bu kesim cırtlak sesler çıkarmaya başladılar. Bunlar yıllarca devletin dayattığı alevilik biçimini alevilere dayattılar. Bu yol onlar için bir geçim kaynağı olmuştur. Bu tiplerin bugün bağırmaları boşuna değildir.

Yol diye bize asırlardır arap gericiliğini alevi yolu diye dayattılar. Alevi gençleri gerçekleri öğrenmeleriyle birlikte hurafeci kesim köşeye sıkışan suçlu kediler gibi cırtlak sesler çıkarmaya başladılar. Bunların sayıları çok az. Özellikle sistemin baskısı olmadığı yerlerde alevilerin rahatlıkla örgütlendiği alanlarda bunlar hiç yoktur. Çünkü geçmiştede hep devlet desteğiyle ayakta kalmışlardır. Bugün dede, sultan torunuyum, yol diye bağıranların etrafında kaç tane talip vardır bakmak lazım.

Beyler aleviler uyandı, bugüne kadar okur yazarı olmayan saf, temiz alevileri kandırdınız. Onların temiz duygularını kendi çıkarı için kullandınız, artık yapamayacaksınız. Onun içindirki cırtlak ses çıkarmanız normaldır. Alın o arap gericiliğini ve sahte yolu başınıza çalın. Zaten o yolda gidenler dedimya tarihin çöplüğüne gömüldü. Bunca yıl Pir Sultan’ları, Şeh Bedreddin’leri, Hallac-ı Mansur’ları kendi çıkarlarınıza alet ettiniz. Hatırlatmak isterim.

‘‘Aykırılık; insanlık için doğru yerde ise, güzellik yanlış yerde ise ihanettir.’’

Yılardır arap gericiliğini ön plana çıkararak merkezine insanı koyan bir inancı yanlış yere oturtunuz. Alevilik islamın içinde değildir. Alevilik kendine has bir inanç biçmidir. Sazı vardır, sözü vardır, semahı vardır. Sormak gerekir, Ali, Hasan, Hüseyin kaç sefer dara durdular, kaç sefer semaha durdular.

Ali’nin iktidar kavgasını bize yol diye yutturmaya çalıştınız.
Onun içindir ki aleviler bugüne kadar örgütlenemediler. Aleviler, alevilikle kuran arasına sıkışıp kaldılar. Alevilik insanı merkezine koyan anadoluya özgü bir inanç biçimidir, bir yaşam biçimidir, bir kültür, bir öğretidir. Alevilik insana değer verir. İnsanı köle olarak kullanmaz, kölelik anlayışı alevilikle bağdaşmaz. Aleviler şu soruların cevabını sormalıdırlar.

1- Ali halife olunca köleliği neden yasaklamadı?

2- Ali halife olunca çok evliliği neden yasaklamadı?

3- Kadın, erkek eşitliğini niçin sağlamadı?


Aleviliği, alevilik yapan insana değer veren bir inanç biçmidir. Köleliği yasaklamayan, çok evliliğe karşı çıkmayan, kadın, erkek eşitliğini savunmayan, müsaip tutmayan, cem bağlamayan Arap Ali, merkezine insanı koyan bir inancın önderi olabilir mi?

Aleviliği çıkara dönüştüren oradan beslenen ve aleviliği bir geçim kaynağı gibi gören bazıları yani bazı dedeler. Peki ne oldu bunlara bugün nalı ile mığıyla kayboldular. Bilim geliştikçe, teknoloji ilerledikçe aleviler kendi gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kaldılar. Gerçek aleviliğin ne olduğunu anlamaya başladılar. Durum böyle olunca sadece Türkiye’de değil bütün dünyada aleviler kendilerini sorgulamaya başladılar. Kendi özüne dönmeye çalışıyorlar ve her alanda örgütlerniyorlar, durum çok iyi.

‘‘Koca bir ateş yakmak isteyenler cılız saman yığınlarını tutuşturmakla işe başlarlar.’’(W. Shakespeare)

Bugün birileri alevilerin örgütlenmesinden korkuyorsa salt örgütlendikleri için değil, asırlardır alevilere yol diye arap gericiliğini dayatanlar bu anlayışın yıkılacağından korkuyorlar. Bunlar her dinde olduğu gibi aleviliktende beslenen kesimdir. Yani aleviliği istismar eden kesimdir. Dinden beslenenler çıkarları zedelenince bağırlar. Bağırsınlar, aleviler örgütlenmeye devam edecekler, birilerini rahatsız etsede.

‘‘Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle meydana gelir.’’

Aleviler asırlardır yapılmayanı bugün yapıyorlar.

‘‘Deryanın ortasına atılan bir leş arınır, derenin ortasına atılan kokutur.
’’

Bunca yıldır kokutmaya çalıştığınız arınma adı altında o deryadan beslenmeye çalıştınız. Sistemin size dayatığı arap gericiliğini alevilere dayattınız. Sisteme alet oldunuz.

‘‘Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.’’

İşte bugün aleviler kendi akıllarıyla hareket eden örgütlülüklerini yaratan dinamik bir gençlik yetiştiren ve doğru yolda yürüyen bir akımdır. Bu gelişmelerden rahatsız olanlar bakıyorum cırtlak ses çıkararak bunların piri yoktur, bunların imanı yoktur, bunların yolu yoktur diyenlere açıkça söylüyorum. Sizin pirinizde, dedenizde, yolunuzda çıkarlarınızdır. Öyle inanmak işinize geldi.

‘‘Ham ervah kusuru hep başkalarında arar. Hakikat ehli arifler ise kendilerinde.’’

Aleviler, alevi hurafecilerden kurtulmalı onlara pirim vermemeli ve bugün bunu başaracaklarına inanıyorum. Alevi gençliğine güveniyorum. Bugün anadoluda ve yurt dışında hızla örgütleniyorlar. Sistem alevilerin örgütlenmesinden korktuğu için, İzzetin Doğan ve benzerlerini (bunlar sistemden beslenirler) devreye sokmaktadırlar. Nafile, çabaları boşunadır.

Alevilik, osmanlılar yani türkmenler Orta Asya’dan anadoluya gelmeden önce anadoluda alevilik vardı.

Alevilik arap gericiliğiyle dizayn edilen bir inanç değildir.

Aleviliğin islamla hiç ortak yanı yoktur.

İslam alevileri bin yıldır hep katletti.

Alevilik tamamen ayrı bir dindir.

Alevilerin temel çelişkisi islam onları rahat bırakmadığı için bugüne kadar kendi gerçek kimlikleriyle buluşamadılar.

Aleviler ne zaman islamla ve kuranla ilişkisini koparırsa o zaman merkezine insanı koyan inanç biçmi olabilir.

Sorma ne hacet bizlere sofu

Taa evel künyede ismimiz vardır

Dünya kurulmadan yüz bin yıl evel

Şu yeşil kandilde cismimiz vardır


Dervani



Özünde insan sevgisi bulunan, paylaşım, dostluk, çağdaşlık yatan anadolu aleviliği arap gericiliğinden ayıklanarak özüne uygun bir şekilde yeniden Pir Sultan’ların, Hallac-ı Mansur’ların, Şeh Bedreddin’lerin süzgecinden geçirilmeli ve arınmalıdır. Yurt dışında çalışan emekçi alevi kardeşlerimiz Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) etrafında örgütlenmeli ve ayrıca her alevi kendisini Yol Tv’ye üye olmayı zorunlu kılmalıdır. Bu tarihi bir zorunluluktur.


 
  
1 Barış Aydın / Paris
barisaydinkastal@hotmail.com