| ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONUSokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24 Dikmen – Ankara Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75 |
BASINA ve KAMUOYUNA
Maraş Katliamının 27. yılında:
Toplumsal belleğin giderek silinmeye çalışıldığı ülkemizde, Maraş katliamının arkasındaki ideolojik ve fiziki güç bu ülkede halen yargılanmadı. Alevilere, solculara, demokratlara, işçilere ve devrimcilere yönelik katliamlar, halen aydınlatılmamak üzere “derin”liğin karanlığında gizlenmektedir. Her katliamda olduğu gibi, Maraş katliamındaki siyasi ve hukuki sorumluluk, hesap vermek yerine, “kaşımayın” edepsizliği ile toplumun açık gündemlerini kapatmaya çalışmaktadır. Osmanlı döneminde Alevilere katliam çağrısı yapan Şeyhülislam fetvalarının arkasındaki ideolojik yaklaşım ile Cumhuriyet döneminde Alevilere yönelik katliam fetvaların arkasında ideolojik zihniyet aynıdır. Kısacası bu ülkedeki farklılıkları yok etmeye çalışan zihniyet kurgusunda bir değişim olmamıştır.

Maraş katliamın bilançosu ve sonuçlarına siyasi iktidarlar sessiz kaldı. O dönem gazetelere yansıyan başlıklar, “Yaşananların bir soykırım olduğunu ve Alevi nüfusun yüzde 80’inin kenti terk ettiğini”, “Ölü sayısı 111, Yaralı sayısı 1000’in üstünde, tahrip edilerek yakılan ev 552, tahrip edilerek yakılan işyeri 289, yakılan oto 8” yazıyordur.
16 yüzyılın başındaki “Kızılbaşlar kafir ve dinsizdirler..Bunları öldürüp, toplumlarını darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır” fetvası ile 40 binin üzerinde Aleviği katleden , Aralık 1978’de Maraş’ta “Kanımız aksa da zafer İslamın, Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız” sloganı ile 100’den fazla Aleviyi kurşunlayan, 4 Temmuz 1980’de “Allah, Allah, Allah”, “Aleviler solcular öleceksiniz” sesleri ile Çorum’u “mezarsız ölüler” şehrine çevirenler ve 2 Temmuz 1993 yılında “İslamiyeti ezdirmeyeceğiz, Bismillahi Allahüekber” çığlıkları ve resmi ağızların “Gazanız mübarek olsun” destekleri altında, Sivas’ta Madımak otelinde bulunan 35 Aydını, yazarı, sanatçıyı, semah dönen gençleri, bağlamanın ustalarını cehaletin ateşi ile yakanlar arasında bir fark yoktu. 3 Eylül 1978 yılında Sivas’ta Alibaba mahallesinde yüzlerce eve benzin dökerek yakan, 9 kişiyi öldüren gerici güruhta aynı ideolojik gıdadan emziriliyordu. Katliam tertipçilerin maşaları olan tetikçileri besleyen ideolojik duruşun hedefi, Alevilerdi, solculardı, demokrasi ve insanlıktı. Anadolu’daki katliamlar olduğu gibi Maraş katliamı da bu topraklar üzerinde yaşayan bireyin ve toplumun adalet, özgürlük, güvenlik ve yaşama gibi temel haklarına, çocukların geleceğine hedef alan katliamlardır. Alevilere, bu ülkenin aydınlık yüzlerine ve demokrasiye yönelik katliamları “Allah adına”, “Müslümanlık adına”, „milliyetçilik adına“ yapanlar, kişisel değil, resmi görüş destekli siyasal ve ideolojikti güçlerdir.
Maraş katliamında yeni boyut
Maraş Katliamı ile ilgili diğer bir güncel gelişme ise, DSP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan belgelerdir. Bu belgeler Maraş Katliamı'nın asıl sorumlularının kimler olduğuna dair açık adresler göstermiştir. Bu katliamı ve sorumlularını tüm yönleri ile açığa çıkaracak olan yeni bilgiler ve belgeler, yeni bir hukuki sürecin başlatılması için yeterlidir.
ABF olarak, DSP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan belgeler delil olarak kullanılarak, eski belge ve yaşanmışlarla birleştirip, katliamın sorumlularının yargılanması için göreve çağırıyoruz.
Maraş katliamının sorumluları, statüleri ne olursa olsun yargılanmalıdır. 19.12.2006
Kamuoyunu bilgisine sunulur
Alevi Bektaşi Federasyonu
Selahattin Özel, Genel Başkan