Danimarka’yı 4 zorlu yıl bekliyor..

8 Şubatta DK yapılan erken seçimlerde, liberal aşırı sağ koalisyon hükümeti oyların % 55,5 ile, 95 sandalye alarak iktidarını korurken, sol muhalefet partileri 80 sandalyede kaldı. Seçimlerde Sosyal demokratlar 5, Liberal ‘Venstre’ iktidar partisi sağ 4, Hıristiyan demokratlar 4, Sosyalist halk partisi 1 milletvekili kaybetti. 7 yeni milletvekili ile merkez ‘Radikale venstre’ seçimin en başarılı, sağ konservatif 3, milliyetçi Danimarka halk partisi 2, sol kırmızı yeşiller birlik listesi 2 yeni milletvekili daha çıkararak konumlarını güçlendiren partiler oldu.

 

İşsizliğin artması, yeni belediye reformunun ardından gelecek zorunlu kısıtlamalar, Irak işgalinin USA ve müttefikleri DK aleyhlerine dönmeye başlaması ve Avrupa Birliği anayasası oylamasının yaklaşması nedeniyle, erken seçime giden sağcı Anders Fogh (Resimdeki) hükümet konumunu korumuş oldu.. Seçim kampanyasında tüm bu öneli sorunların üstü  bol keseden atılan vaatler, kimin başbakan olacağı liderlik çekişmeleri ve yine yabancılar sorun gösterilerek, gerçek sorunların üstü örtülmeye çalışındı.

 

Seçim kampanyasında Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu olarak üyelerimizi işçi ve yabancılara pozitif bakan partilere oy vermeye çağırdık. Dolayısıyla yabancılara pozitif bakan merkez ‘Radikale Venstre’ partisi ve Kırmızı yeşil sol birlik ‘Enhedsliste’nin oylarını 2 ye katlaması sevindirici oldu. Fakat Sosyalist halk partisi ve Sosyal demokratların gerilemesi, muhalefete bu seferlik iktidar kapısını kapattı.

 

Aarhus bölgesinden Sosyal demokratlardan aday olan, ve bizimde desteklediğimiz Hüseyin Araç (Resimdeki)’ın  4.195  kişisel oyla DK parlamentosuna giren ilk Türkiyeli milletvekili olması kuşkusuz sevindirici.. Kendisini kutluyoruz..

 

 Önümüzdeki dönemde İktidarını koruyan Anders Fogh Rasmussen hükümetinin, Avrupa’nın en sert ve asimilasyona dayalı yabancılar yasasını daha da sertleştirerek sürdüreceği ve Irak işgaline devam edeceği ortada. Bunun dışında, yüksek gelirlilere vergi indirim yapacaklar. Kamu sektörünü özelleştirmeye ve her şeyi paralı yapmaya devam edecekler. Buda büyük oranda ücretli, işsiz kesimi ve çocuklu aileleri daha da olumsuz yönde etkileyecek.. İşsizler aldıkları işsizlik parası ve sosyal yardım karşılığı zorunlu işe (Aktivering’e) gönderilmeye deva edilecek. Bu şekilde, hem patronlara bedava iş gücü sağlayacak, hem de sendika üyesi çalışanlar, işten atılarak çalışanlar sendikasızlaştırılarak, Danimarka sendikal hareketin belini kıracaklar.. Yani önümüzdeki dönemde, zengin daha zengin, fakir daha fakir olacak..

Halkın % 80’ninin oluşturan emekçiler, küçük esnaf ne yazık ki yine bu seçimde de, sınıf bilinci ile hareket etmeyip, egoist liberal ideolojinin yalan dolu vaatlerine aldanıp, böl parçala yönet oyunlarına gelip, bu sefer iktidara talip (sahip) olmadılar. Danimarka’da emekçi ve yabancıları sömürü ve baskılarla dolu 4 zorlu yıl bekliyor.

 

Feramuz Acar

Danimarka Alevi Birliği Federasyonu