ALEVİLERİN ENDİŞELERİ
Malesef kirli savaş korkulan sonuca doğru hızla yaklaşmaktadır. Sona doğru yaklaşırken kürtler ve türkler bir yol ayrımına gelmiştir. Artık mantıklı çözüm yolları tıkanmı ştır. Yeniden silahlar hız kazanmıştır. Saflar gititkçe netleşiyor. Kürtler AKP’den hızla uzaklaşarak ulusal hareket saflarında örgütlenmektedirler.
Bunu gören T.C. Devleti daha da saldırganlaşmıştır. Aleviler inançları gereği daima mazlumdan yana olmuşlardır. Bu savaşta ağırlıklı olarak aleviler kürtlerin haklı savaşını desteklemişlerdir. Çünkü; kürtler davalarında haklıdırlar.
Gel gelelim ki madalyonun bir başka yüzüde vardır. Bir ayrışma gündeme gelmektedir. Bu gerçeği görmek zorundayız. İç anadolu alevileri bundan dolayıdır ki; kürtlerle birlikte yaşamaları neredeyse imkansızdır. Bugüne kadar aleviler, kürtler haklı oldukları için inançları gereği kürtleri desteklediler. Ama gelişen kürt hareketi ulusal bir hareket olduğu için buda alevileri korkutmaktadır. Aleviler sorunun ayrışmayla değil, birlikte çözülmesinden yanadırlar.
Kürt sorunu yani; ulusal sorun özü itibariyle kendi pazarına sahip çıkma olayıdır. Buda aleviiler için soru işaretleri barındarmaktadır. Aleviler, sorunun çözümüne hep birlikte yani kürt ve türk halklarının bir arada kalarak çözülmesini istemektedirler.
Birlikte çözüm olmadığı takdirde neler olabilir. Aleviler anadolunun çağdaş, uygar, medeni insanlarıdırlar. Bunu herkes kabul eder. İstisnalar kaideyi bozmaz ama alevilerde gerçek anlamda kendi gerçekliğini tam öğrenmiş değildirler. Yılardır hep asimile edilmeye çalışılmışlardır.
Aleviler, alevilikle islam arasında sıkışıp kalmışlar. Devlet alevileri, islamın bir tarikatı olarak göstermitir. Oysaki durum böyle değil. Aleviler ayrı bir inanç biçimidir. İslamla alakası yoktur. Kendi inançlarıyla Kuran-ı Kerim arasında sıkışıp kalınca, sorunlarına sağlıklı olarak olarak yaklaşamadılar. Durum böyle olunca devlet, alevileri tanımadı sorunlar dahada büyüdü. Bu sorunları masaya yatırmak zorundayız. Halen nufüsün yüzde kırkı doktora gitmeyen, hacı hocalarda tedavi gören bir halkla (kürtlele) nasıl bir arada duracaklar. Bunun sonuçlarını tartışmak zorundalar.
Bugün Fransa’nın 77 ve 91 bölgesinde oturuyorum. Kapı komşum olan kürtlerle birlikte olma şansımız olmuyor. Halen düğünlerinde haremlik, selamlık içinde oturmaktalar. Salonun ortasına tahta perdeler çekmekteler. Erkekler kadınları görmesin diyen bir anlayış hakim.
Bu anlayış alevilikle taban tabana zıt bir anlayış. Bundan dolayıdır ki bir araya gelemiyoruz. Buradaki kürtlerin tamamı ulusal hareketin tabanı gibi görünüyor. Özelliklle Ağrı’lılar bu anlayışa sahipler. Defalarca bölgede bulunan ulusal hareketin taraftarlarını uyarmamıza rağmen, hala bu yanlış tutuma bir çözüm bulamamışlardır.
Bu durum bölgedeki aydın, demokrat, ilerici ve alevi kesimini rahatsız etmektedir. Ulusal haraket bunları görmüyormu, neden karşı çıkmıyor, neden radikal önlemler almıyor. Defalarca uyarmamıza rağmen sorunu çözemediler. Yanlış devam ediyor. Bizde kapı komşu olmamıza rağmen düğünlerine gitmeme kararı aldık. Bu çağ dışı anlayış yıkılmadığı sürece yarın dinimiz böyle emrediyor diye farklı anlayışlarla alevilerin karşısına çıkacaklardır, bu da alevileri endişelendirmektedir.
Avrupa’da bile böyle bir anlayışı yıkamıyorsak Türkiye’deki alevilerin kaygılarını anlamak zorundayız.
Diğer taraftan cani, gaddar, ırkçı, şoven, faşist bir devlet evet aleviler için iki arada, bir derede tabiki bazı çok keskin arkadaşlar bunları yazdığım için beni eleştireceklerdir. Bunu şimdiden görüyorum. Evet sorunun çözümü eğitim sorunudur, kültür sorunudur, devrim sorunudur. Bunu bilmekteyim ama birazda gerçekçi olmak zorundayız. Bizim irademizin dışında gelişen olaylar vardır. Müdahale edemiyoruz, devrimci güçlerin dağınıklığı halk arasında iyi karşılanmıyor var olan devrimci güçler soruna müdahale edecek güçte değildirler. Gerçekçi olmak zorundayız.
Doğal olarak aleviler çözüm arayışına girmek zorunda kalıyorlar. Ondan dolayıdır ki bazılar devletten yana tavır takınıyorlar. Bunlar kürtlerle birlikte (islami gericilikle) yaşayamayacağını söyleyenlerdir ama her şeye rağmen kürtlerin haklı olduklarını bildikleri halde bu ayrışmada başlarına neler gelebilir düşünmek zorundadırlar. Hani derler ya sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer.
Bu sorunun temelden çözümü; devrimcilerin sorunudur. Yarın çok geç olabilir. Devrimci hareketler bu sorunu tartışmak zorunda ve bunu tartışırken kuşkusuz kitlelerin gerisine düşmeyecek ama alevilik diye bir sorunun var olduğunu, bunun çözümünü halka anlatmak zorundalar. Bu sorunu çözerken stratejilerine uygun taktiksel politikalar üretmek zorundadırlar. Onun içindir ki devrimci güçler ile alevi kurumları bir araya gelerek bu sorunu konuşmak için aralarında bir dayanışma ve aydınlatma komitesi oluşturmalıdırlar. Neler yapılabilir, kitlelere yol göstermek zorundadırlar. Bu tarihi bir zorunluluktur. Yarın çok geç olabilir. Böyle bir karar birlikte alınmalı. Sistemin oyunlarını boşa çıkarmanın bir yolu mutlaka vardır.
Alevilerde artık alevi olduklarını müslüman olmadıklarını açıkca ilan etmelidirler. O zaman devlette alevileri dikkate alır, bütün dünyada. Aleviler korkularını artık yenmeli islam ve kuranla ilişkilerini tamamen koparmalı. Alevi kurumları cenazelerini inançlarına uygun türkçe dua ederek defin etmeli. İşe buradan başlamalı.
Ben birey olarak 2005 yılında aramızdan ayrılan eşimin cenazesinde ne hoca ne de kuran okutturdum. Hem Paris’te, hem de İstanbul’da alevi geleneğine uygun türkçe dua ederek cenazemi defin ettim. Aleviliği islamın içinde göstermek, aleviliği bir tarikatmış gibi göstermektir. O zamanda alevileri kimse dikkate almaz. Aleviler, alevi olduğunuzu ayrı bir inanç biçimi olduğunuzu açıkca ilan etmek zorundasınız. Çözüm sizin elinizdedir, korkularınızı yenin. Başarmamak için hiç bir neden yoktur.
Unutmayalım ki hiç bir şey çözümsüz değildir.
Barış AYDIN Paris