Barış AYDIN: HATA İNSANA MAHSUSTUR
Tem 07, 2010

HATA İNSANA MAHSUSTUR
Her şeyi bildiğini sanma, gerçekten bilgili olsan da kendine cahilim diyebilecek cesaretin olmalı. Çünkü; biz insanız, eğer yaşıyorsak bir şeyler yapmak istiyorsak, inanıyorum ki hata da yapabiliriz. Hatalardan korkmamak lazım, hata yapmayım dersen hiç bir şey yapamazsın. Önemli olan kırmadan, dökmeden bir iş yapmak.
Şunu bilmenizi isterim ki yazı yazmayı öğrenmek, her şeyden önce düşünmeyi öğrenmektir. Yazı yazarken birilerini eleştirirken haklı da olsan, karşındaki kişi halk saflarından biri ise o yanlış ta yapsa devrimciler yazdıklarıyla eğitici, öğretici olmak zorundadır.
Bir meyve ağacı olmalısın. Bilirsiniz ki iyi ağaç kolay yetişmez. Rüzgar nedenli güçlü eserse o ağaçta o denli sağlam olur.
Yukarıdaki başlıktan anlaşıldığı gibi, bilerek veya bilmeyerek bir dost arkadaşıma haksızlık yaptım. Sevgili dostum, köylüm Bülent Aldede’ye atfen bir yazı kaleme almıştım. Yazının başlığı ‘‘Edepli İnsan Nasıl Olur’’ çoğunuz okumuştunuz. Sevgili dostuma eleştirilerimde haklı olmama rağmen kullandığım uslup hiçte doğru olmayan bir usluptu.
Bülent Aldede’ye eleştirimde haklı olabilirim. Ama uslubumda ona uygun olması gerekirdi. Yani siyasi olması gerekirdi.
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyeninde yararlandığı sözdür.
Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle meydana gelir. Biraz geç kalmışta olsam, hatamı telafi etmeye çalışacağım.
Hep hayal ettiğim, genç insanların yazı yazması, yazı yazmak sandığınız gibi kolay bir iş değil. Bülent Aldede genç bir dostum ve köylüm olarak yazı yazmaya başlayınca, inanın buna çok sevinmiştim. Yazılarının içeriğine bazen katılmasamda zamanla güzel şeyler yazacağından hiç şüphem olmamıştır.
Bülent Aldede’nin ‘‘Edepli İnsan Nasıl Olur’’ yazısı bir kısım alevileri incitmişti. Ayrıca sosyalist değerlerede saldırı vardı. Kendisini uyarmama rağmen hatasını kabul etmemişti. Fakat yazdığım cevapta uslup olarak onu kırmıştım. Ondan sonrada bir dönem benimle ilişkisini kesti. Bu beni rahatsız etti.
Bundan dolayıdır ki, başta dostumdan ve yeğenim olan eşinden özür dilerim. Umarım ki anlaşılmışımdır.
Gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var bizde insanız hani bir söz vardır ya ‘‘Yerinde söz söyelmesini bilen özür dilemek zorunda kalmaz.’’ Ben hep dostlarıma inanmışımdır. ‘‘Dostu olmayan insan en yoksul insandır.’’ Hata yaptın mı samimice hatamızdan geri dönmeyi bilmeliyiz. Hele birde hata yaptığın kişide dostunsa.
Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim. Bazende hayat risk almak demektir. ‘‘Kaplumbağaya dikat et ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleye bilir.’’
Benim için dostlarım her zaman çiçek gibidir. Eğer çiçeği seviyorsan dikenine katlanacaksın.
Eğer dünya hakında birazcık birşey anlamak istiyorak, hınçtan ve nefretten arınmamız gerekir. İşte onun içindir ki dostumun düşmüş olduğu hataya düşmemiş olmam lazımdı.
Kişinin doğru olarak yaptığını bildiğini şeylerin bir çoğu aslında yanlıştır. Çevresinde arkadaşları onun kırılmaması, üzülmemesi için yanlışlarını söylemezler. İşte gerçek dost bu zamanlarda devreye girer ve daha çok hata yapmadan arkadaşı üzülsede bile onu uyarıcı hatasını anlayan kişi ilk önce biraz üzülür, kırılır fakat belli bir zaman sonra o dostunun ne büyük bir iyilik yaptığını anlar ve ona hatalarını gösterdiği için her daim taktir eder.
İşte bu konuda beni uyaran dostum ozanımız Aligül Doğan’a teşşekkür ederim.
Konumuz dost olunca diyemeden sözü bitirmiyeceğim. Dost kötü bir dönemde dostuna sahip çıkmalıdır. Zor günlerde dostunun yanında olmalıdır. Değerli dostlar yaşadığım bazı sorunlardan dolayı defalarca beni arayan her hangi bir ihtiyacın var mı diyen Fransa’nın Nantes bölgesinde kalan dostum Aligül Dere’ye ve eşine çok teşşekür ederim gerçek dost kara günde belli olur.
Barış AYDIN Paris 07/07/2010