2002

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Sokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24  Dikmen  – Ankara

Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75

E-mail : alevifederasyonu@gmail.com

 

AİHM TÜRKİYE’YE DERS VERDİ.

EĞİTİMDE DİNCİ ASİMİLASYONA VE İSLAMİYAZASYONA HAYIR

 

Hukukun evrensel ilkelerini referans alan AİHM’in bugünkü kararı bizleri sevindirmiştir. AİHM Alevi ailenin, kızlarinı zorunlu din dersine koymama talebini haklı bularak, gerekçeli kararında, ''eğitim sırasında, devletin, ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerektiği''ni, zorunlu din dersinin laiklik uygulamalarını ve özgürlüğü sınırladığını ve bu uygulama ile Türkiye’nin   farklı dinler ve inançlar karşısında eşit mesafede durmadığını hatırlatıp,  Türkiye’yi haksız bulduğunu karara bağladı. Buna göre Türkiye’de 25 yıldır uygulanan asimilasyon aracı zorunlu din dersi ile AİHM, 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiğini belirtti.

BİZ BUNU YILLARDIR İFADE ETTİK
ABF ve AABK yıllardır  zorunlu din dersi uygulamalarının, din, vicdan ve inanç  özgürlüğünü güvence altına alan anayasanın 24. maddesine, evrensel hukuk değerlerine, çocuk haklarına ve laiklik anlayışına aykırı olduğunu anlatmaya çalıştı. 2005 yılında yaklaşık “Zorunlu din dersi kaldırılsın” kampanyasına 1 milyon insan imza vererek katıldı. Her yıl AB ilerleme raporunda, Türkiye’de uygulanan zorunlu din dersi ay gerekçelerler eleştirilerek, hatta ayrımcılık yönünde vurgu yapılarak gündeme geldi.

Çünkü Türkiye’de resmi zihniyet algısı, evrensel olanla buluşma konusunda oldukça tutucu ve muhafazakar bir ideolojiyi tercih etmiştir. Din ve vicdan özgürlüğü, inanma hakkı kadar, insanların dindışı kalabilme hakkını da kapsar. İnsanların dini öğrenme, öğrenmeme, öğreneceklerse de kendi inançlarınıda öğrenme hakkını kapsar. Böyle bakıldığında "Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır" biçimindeki kural, aynı maddede düzenlenen din ve vicdan özgürlüğü prensibine aykırıdır. Aynı zamanda, "kimse dini inançlarını ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, kınanamaz" biçimindeki güvenceye de aykırılık teşkil ediyor.

AİHM ANLADI, BİZİMKİLER ANLAMADI
Dün bizim sesimize ve talebimize kulak tıkıyanların, paslanmış kulaklarını şimdi hukukun evrensel değerlerine dayanan AİHM kararı açıyor.  Alevilerin laiklik ekseninde verdiği mücadelenin haklılığını Hans anladı ama Osman halen anlamadı. Bugünkü AİHM kararı 12 eylül Anayasasının arkasına sığınanlara, anlamaları açısından önemli bir ders vermiştir. Aynı zamanda AKP hükümetinin bugüne kadar, konuya ilişkin savunduğu düşünsel ve hukuksal ve Anayasa tartışmalarındaki argümanlarını yerle bir etmiştir. Sadece AKP hükümetini değil, bugüne kadar bu konuya ilişkin zorunlu din derslerini savunanların da zihniyet algılamalarını değiştirmelerine ve hukukun evrensel yüzü ile tanışmasına da fırsat vermiştir. Bu karar aynı zaman da "cumhuriyetin kazanımlarını" zorunlu din dersi ve Diyanetin varlığı ile savunan "sosyal demokratlar"ada da bir mesaj göndermiş olmalıdır. Oy kaygısı ile "hassasiyet" politikasını ilke edinenlerin, özgürlükçü, laik ve demokratik bir Türkiye ilkelerini, "hassasiyet" dengelerine endeksli siyasi çizgilerine nasıl kurban ettiklerine dair yaklaşımlarında bir ölçüde cevap niteliği taşımaktadır. Aynı zamanda resmi görüşün hipnoz sınırları içerisinde yer alanlara ve egemen zihniyet kurgularının zorunlu değişimine ilişkin "artık değişin" mesajı vermiştir. Çünkü 21. yüzyılın siyaset kültürü, kendini, iktidarını korumak ve savunmak adına karşı olduğunuz zihniyet kalıplarına sığınmayı kabul etmemelidir. Karşı olduğunuz argümanların parçası olmamak için, siyasi irade değişim ister.

 

AKP EĞİTİMDE İSLAMİZASYONA SON VERMELİDİR.

AKP, son beş yıllık hükümeti boyunca, muhafazakar ve siyasal islamcı kimliği ile eğitim sisteminin yeşilleştirilmesi konusunda radikal değişimlere imza atıyor. AKP hükümeti eğitim sistemini iki yoldan hegemonyası altına almaua başlıyor. Birinci yol dinci kadrolaşma ile yapılırken, ikinci yol olarakta eğtimin daha dinci bir içeriğe sokuyor.

 

Eğe bunu rakamlar ile örneklersek; AKP hükümeti 2002 -2007 yılları arasında  7 bin 758 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni atadı.  Buna karşın ise 993 biyoloji,  230 fizik,  231 kimya öğretmeni atadı. Oysa daha önceki hükümetler döneminde yılda 30 ya da 40  din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni atanırdı. Yani AKP hükümeti, kadrolaşmasını İmam Hatipliler ve İlahiyatçılar üzerinden, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri atıyarak yapıyor.  22 Temmuz seçimlerinden % 47 oy alan AKP, bu oy artışını, eğitimdeki dinci kadrolaşmasına da yansıttı. 2007 yılında mesleki ve teknik eğitimin 30 dalı sadece 948 öğretmen atanırken, 12 Eylül darbnesinin ürünü olan zorunlu din dersi için 1825 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni atamıştır.  Rakamların dili ile AKP ve Başbakanın dili arasında bir çelişki var. Biri doğruyu söylemiyor. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerin çoğunun yönetici sıfatı ile okullara atanması ayrı bir sorundur. Eğe bu sorunuda örnek verecek olursak, İzmir'de her 100 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninden 27'sinin yönetici olarak atanırken, buna karşın her 100 matematik öğretmeninden sadece 5'i yönetici olarak belirlenmiştir. Yani yönetici olmak için yönetici sıfatına sahip değil, dini bütün hoca olmak lazım!

 

AKP’nin diğer bir kadrolaşma kaynağı ise Diyanet üzerinde eğitime kadro aktarma yoludur. AKP hükümeti son 5 yılda Diyanet İşleri Başkanlığı kurumunu bir tür transit ve yatay geçişler için ara istasyon olarak kullanmıştır. Örneğiln 1999-2002 yılları arasında Diyanet'ten diğer kamu kurumlarına yalnızca 19 kişi geçerken,  AKP hükümetinin görevde olduğu 2003-2006 yılları arasındaki Diyanet'ten diğer kamu kurumlarına geçenlerin sayısı 1850'dir.  Bir yandan Diyanet “kadromuz yok” diye feryat edip, 15-20 bin yeni kadro taklep etmesinin anlaşılır ve izah edilir bir tarafı olamaz. İhtiyaç var ise, neden Diyanet transit geçiş merkezleri gibi kullanılmak zorunda bırakılır?

AKP hükümeti açık ve şeffaf değildir. Kadrolaşmasını her alanda, dinci kadrolar üzerinde yaygınlaştırmak olup, herkes bu uygulamaları saderek seyrederek geçirmektedir. Medya, muhalefet ve emek örgütleri bu sorunun ileride doğuracağı felekat karşısında sessizliğini bozmak zorundadır.

 

Ayrıca İmam Hatip liseli öğrenci sayısı, AKP ile birlikte yaklaşık % 80 oranında artışmıştır. MEB’nın resmi istatistik verilerine göre,  2002-2003                   arasında 71.100  IHL öğrenci varken, bu sayı 2006-2007 öğretiim yılında 120,668 öğrenciye çıkmıştır. AKP hükümeti eğitimi bilimsel zeminden uzaklaştırıp dinci bir eksene kaydırmak için islamizasyonu sürecini hızlandırmıştır. Sadece eğitimin içeriğii İHL’li öğreci sayısı artmıyor, aynı zamanda AKP eliyle okula gitmeyen kız çocuklarının kuran kurslarına gidiyor.  Işık Evleri, Abi-Abla Evleri gibi tarikat bağlantılı din eğitimi ve kuran kursları giderek yaygınlaşmaktadır. Kuran kursları ve kursşara giden çocukların sayısında artışı özellikle AKP hükümeti döneminde artması bir tesadüf olamaz.  Örneğin, 2002-2003  yılları arasında 2600  Kuran kursu ve bu kurslara katılan 78.000 çocuk varken, bu oran  2005-2006 yılları arasında 4880 kuran kursu ve 158.000 kursa katılan çocuk sayısına ulaştı.

ÖTEKİLEŞTİREN VE ÜMMETLEŞTİREN DEĞİL, ÇAĞDAĞ, BİLİMSEL VE LAİK EĞİTİM ZORUNLUDUR!

AİHM bugünkü kararı eğitim alanında yaşadığımız bu sorunu çözmek için fırsat vermiştir. Siyasi iktidar demokratik ve özgürlükçü laiklik tanımına uygun inanç ve vicdan özgürlüğü kayıtsız şartsız güvence altına alacak düzenlemeleri , ilgili toplumsal kesimlerle birlikte derhal hazırlamalıdır.  Kimse inancından dolayı, hiz bir alanda ayrımcılığa maruz kalmamalıdır.  Devlet her hangi bir din ve inanç grubunu resmi inanç olarak kabul etmemeli ve lehte destek sunmamalıdır. Yani devlet kendisini tüm inanç gruplarından ve dinlerden ayrı tutmalı ve hepsine eşit mesafede durmalıdır. Laiklik tanımı gereği, devlet, kendi okullarında zorunlu din eğitimine derhal son vermelidir. Bu nedenle zorunlu din dersi, Anayasa metninden tamamen çıkarılmalıdır. Nasılki matematik ve fen dersi bir Anayasal zorunluluk değilse, Milli Eğitrim Bakanlığına ait bir konu Anayasa metinlerinde kesinlikle olmamalıdır. Devletin asli görevleri arasında, din propagandası yapmak gibi bir faaliyet asla kabul edilemez. 09.10.2007

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Turan Eser, Genel Sekreter

 

Basında Din dersi Davası

Hasan Zengin' in AİHM e taşıdığı Zorunlu Din Dersi Davası tüm basında yer aldı. Vakit gazetesi haberi ''Siyasi Karar'' diye verirken diğer tüm gazeteler kararı yorumsuz başlıklarla duyurdular.

işte davayla ilgili bugünkü basında çıkan tüm haberler

hubyar.org
Hubyar Haber Merlezi

 



Akşam


AİHM Zorunlu din dersi hak ihlali dedi

AİHM Türkiye’deki ilköğretim okullarında zorunlu din dersi eğitimini özgürlük ihlali olarak değerlendirerek, anayasanın 24’üncü maddesini mah-kum etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda Türkiye’yi haksız buldu AİHM, Türkiye’nin mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 Euro ödemesini kararlaştırdı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği görüşüne varılan AİHM’nin gerekçesi kararında, Türkiye’deki din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini tarafsız olmadığı yorumu yapıldı.

AİHM, ilköğretimde okutulan zorunlu din dersinin ‘İslam’ olduğunu kaydederek, toplumun önemli bir kesimini oluşturan Aleviliğin ise müfredatta yetersiz olduğunu belirtti.

ALEVİ BABA BAŞVURMUŞTU

Alevi vatandaş Hasan Zengin ve kızı Eylem AİHM’ye 2004 yılında yaptıkları başvuruda, “Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği” görüşünü savunmuştu. Zengin, Türkiye’deki mahkemelere yaptığı başvuruda, 7. sınıfta okuyan kızı Eylem’in din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf olmasını talep etmiş, ancak sonuç alamamıştı Zengin, Türk mahkemelerine yaptığı başvuruda, Türkiye’de verilen zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin, laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunmuş ve derslerde öğretilen Sünni İslam eğitiminin tarafsız olmadığı görüşünü dile getirmişti.

AİHM’de dün görülen davada, Türk hükümetinin avukatı Münci Özmen, “Zorunlu derslerin AİHM içtihadına uygun olduğunu” belirtmiş, başvuru sahibinin avukatı, “zorunlu derslerin laiklik ilkesine aykırı olduğu görüşünü” dile getirdi.

Başvuru sahibinin avukatı Kazım Genç ise laiklik ilkesi gereği devletin din dersi veremeyeceğini söyledi. Türk hükümetini haksız bulan AİHM kararında, devletin değişik dinlere karşı tarafsız olma yükümlülüğüne de vurgulandı. Kararda, eleştirel ve çoğulcu bakış açısının ateistler, agnostikler ve kuşkucular için de önemli olduğu kaydedildi.

Kararda, ayrıca bir devletin din dersini müfredata alması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiğine de ilişkin hükümler yer aldı.

TÜRKİYE İTİRAZ EDEBİLİR

Mahkeme, din derslerinden muaf tutulma uygulamasının uygun bir yöntem olmadığını zira bu uygulamanın öğrenci ve ailesini dini veya felsefi inançlarını açığa vurmaya zorladığını da belirtti. Türk hükümetinin AİHM’nin bu yöndeki kararına 3 ay içinde itiraz hakkı bulunuyor.
________________________________________


Hükümet karara rağmen zorunlu din dersinde ısrarlı

AİHM, Türkiye’deki zorunlu din dersi uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile düzenlenen “eğitim” hakkını ihlal ettiğine karar verirken, hükümet din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmasını savunuyor. Akademisyenlere hazırlatılan anayasa taslağında din dersinin seçmeli hale getirilmesi önerisine sıcak bakmayan AKP, bu konuda Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e görüşlerini sormuştu. Bu komisyon da, anayasanın 24’üncü maddesinde yer alan ve din dersinin zorunlu olarak okutulmasını öngören düzenlemenin aynen devam etmesini savunan bir rapor hazırladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Bakan Said Yazıcıoğlu, “Ben din dersinin zorunlu olmasından yanayım. Ancak rapor henüz tamamlanmadı. Daha ortada bir şey yok, çalışıyoruz. AİHM kararını görmediğim için bir şey söyleyemem. Ama bakacağız” dedi.

Ebru TOKTAR / ANKARA


Birgün


09/10/2007
Zorunlu din dersinde Türkiye haksız bulundu



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iki Alevi vatandaşın Türkiye aleyhine açtığı zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada kararını verdi. AİHM, kızını zorunlu din dersine sokmak istemeyen babayı haklı buldu. Davacılar, Türkiye'de bu dersin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme-si'nin inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savunuyordu. Laiklik ilkesine rağmen, dini inançlar arasında ayrımcılık yapıldığını ileri süren davacılar, din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını talep ediyordu. Ayrımcılık yapılmadığını ileri süren Türk hükümeti ise, din dersi değil din ve ahlak konusunda genel kültür dersi verildiğini savunuyordu. AİHM'in kararı, bundan sonraki olası başvurularda emsal teşkil edecek.
Türkiye mahkemelerinden sonuç alamadı
ALEVİ inancını benimseyen Hasan Zengin isimli vatandaş, AİHM'ye 2004 yılında yaptığı başvuruda, "Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği" görüşünü savunmuştu. Zengin, Türkiye'deki mahkemelere yaptığı başvuruda, 7. sınıfta okuyan kızı Eylem Zengin'in, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf olmasını talep etmiş, ancak sonuç alamamıştı. Zengin, Türk mahkemelerine yaptığı başvuruda, Türkiye'de verilen zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin, laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunmuş ve derslerde öğretilen Sünni İslam eğitiminin tarafsız olmadığı görüşünü dile getirmişti. Türkiye'de Anayasa'nın 24. maddesinin 21. bölümü uyarınca ilköğretimdeki çocukların, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine girmesinin zorunlu kılındığını belirten Zengin, AİHM'ye yaptığı başvuruda, "Türkiye'de din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretim biçiminin, kızının din özgürlüğüne ve ebeveyn olarak çocuğuna kendi inançlarına göre din dersi öğretilmesi güvencesine aykırı olduğu" görüşünü savunmuştu.


Cumhuriyet

Din dersi zorunlu olamaz


AİHM'nin gerekçeli kararında, 'devletin, eğitim sırasında ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerektiği' belirtildi STRASBOURG (AA) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de ilköğretim okullarındaki din v ...


Evrensel

10/10/2007

AİHM: Zorunlu din dersini hak ihlali saydı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ilköğretim okullarındaki zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan ...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ilköğretim okullarındaki zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi.
Alevi inançlı Hasan Zengin ile kızı Eylem Zengin tarafından 2004 yılında açılan davayla ilgili kararını dün açıklayan AİHM, Aleviliğin toplumun önemli bir kesimini oluşturmasına rağmen, mevcut din dersi müfredatının bu konuda yetersiz olduğu sonucuna vardı.
Mahkeme, Türkiye’deki din derslerinde Sünni İslam dışında başka bir dinden veya felsefeden olan çocuk ve aileler için hiçbir uygun seçenek olasılığı bulunmamasından ötürü davacı Eylem Zengin ve babası Hasan Zengin’in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin eğitim hakkıyla ilgili maddesiyle güvence altına alınmış özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna vardı. Kararda, din derslerinden muaf tutulma uygulamasının da uygun bir yöntem olmadığı, zira bu uygulamanın öğrenci ve ailesini dini veya felsefi inançlarını açığa vurmaya zorladığı not ediliyor.
Mahkeme, oy birliğiyle aldığı kararda, davacı baba kızın din ve vicdan özgürlüklerinin de reddedildiğine ilişkin iddialarını ise, bu çerçeveye girmediği gerekçesiyle geri çevirdi. Mahkeme ayrıca, Ankara’nın davacı aileye 3 bin 726 Euro mahkeme masrafı ödemesine hükmetti. (HABER MERKEZİ)


Güneş

AİHM zorunlu din dersinde Türkiye'yi haksız buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iki Alevi vatandaşın Türkiye aleyhine açtığı zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada kararını verdi. AİHM, kızını zorunlu din dersine sokmak istemeyen babayı haklı buldu.

EMSAL OLACAK
Bu dersin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verildiğini savunan davacıları haklı bulan AİHM, Türkiye'yi başvuruyu yapan kişiye mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 euro ödemeye mahkum etti.


Hüriyet

AİHM: Alevi baba haklı

Zeynel LÜLE

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), din derslerinin zorunlu olmasına karşı yapılan başvuruyu haklı buldu. AİHM, her anne ve babanın çocuklarına kendi dini ve felsefi inançlarına uygun eğitim ve öğretim yapılmasını isteme hakkı bulunduğunu, devletin ise buna saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

2004 yılında Hasan Zengin adlı Alevi bir vatandaş, 7. sınıfa giden kızının Alevilikle ilgili bilgilerin yer almadığı din derslerine girme zorunluluğunun kaldırılması için AİHM’e başvurmuştu. Önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul İdare Mahkemesi’ne, son olarak da Danıştay’a başvuran Hasan Zengin, bu başvurulardan sonuç alamayıp, Türkiye’deki iç hukuk yollarını tükettikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti.

GENEL KÜLTÜR SAVUNMASI

Nisan 2005’te Türkiye 20 maddelik savunmasında, davanın reddini istedi ve "Ders tarafsızdır. Anne babalar, devletin yetkisine karşı çıkamaz" dedi. Mahkeme geçen yıl 3 Ekim tarihinde de davayla ilgili bir duruşma yaptı. Türkiye savunmasında, Aleviler ile Sünniler arasında ayrımcılık yapılmadığını, derslerin din dersi değil, din ve ahlak konusunda genel kültür dersi olduğunu belirtti. AİHM, Hasan Zengin ve kızının başvurusunda haklı buldu. AİHM, insan hakları sözleşmesinin 1 nolu protokolünün 2’nci maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Bu maddede devletin, anne ve babanın inançlarına göre çocuklarına din eğitimi verilmesine saygı göstermesi gerektiği kaydediliyor.

LAİK TARAFSIZLIĞA AYKIRI

Kararda ayrıca, devletin kamu okullarında tek bir dini görüşü öğretemeyeceği, bunun laik bir devlet tarafsızlığına aykırı olduğu kaydediliyor. Bu konuda Türkiye’nin "eğitim sisteminde" eksiklik bulunduğunu belirten AİHM, ders programındaki bilgilerin objektif, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde aktarılması gerektiğinin altını çiziyor. AİHM, sözleşmenin "din ve vicdan özgürlüğü"nü güvence altına alan 9. maddesine yönelik ihlal beklentisine ise olumlu yanıt vermedi. AİHM kararında din derslerinin seçmeli veya zorunlu olup olmaması ile ilgili herhangi bir yorum yapmadı.

Oğlum için İstanbul’da dava açtım kazandım

HUBYAR Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, oğlunun zorunlu din derselerinden muaf tutulmasına ilişkin iki yıl önce İstanbul İdare Mahkemesi’ne açtığı davayı kazanmıştı. Kenanoğlu, Türkiye’de zorunlu din derlerine karşı açılan davayı ilk kazanan kişi olduğunu belirterek, dava sürecini Hürriyet’e şöyle anlattı: "Okullarda okutulan din derslerinin ailemizin inancına uygun olmadığı gerekçesiyle 4. sınıfa giden oğlumun zorunlu din dersinden muaf tutulmasını istiyorum" talebiyle 2005 yılında İstanbul Valiliği’ne başvurmuştum. Talebim valilik tarafından ret edilince İstanbul İdari Mahkemesi’ne dava açtım. Esastan görüşülen davada haklı olduğumuz kararı çıktı. Bu süre içerisinde oğlum din derslerine girmedi" dedi.

Hıristiyan bakış açısı da örnek olmuştu

AİHM’nin dün sonuçladığı kararına, AİHM’nin büyük dairesinin Norveç’e karşı açılan "Folgero" davasını esas alarak aldığı kararı esas teşkil etti. AİHM’nin büyük dairesi daha önce, Hıristiyanlığı temel alan ve Hıristiyan bakış açısıyla diğer dinlere atıfta bulunulduğu gerekçesiyle açılan bir davayı karara bağlamıştı. Bu davada, Norveç’in eğitimle ilgili sorumluluğu yerine getirirken, ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde verilmesini sağlamadığını belirtmişti.

Hürriyet farkı

Hasan Zengin’in başvurusu üzerine AİHM’nin, Alevilere, Sünni İslam bilgileri içeren zorunlu din dersini din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulduğu haberi 4 Temmuz 2006 tarihli Hürriyet’te manşetten yayımlanmıştı. Haberde, kararın daha sonra açıklanacağı belirtiliyordu.


Milliyet

AİHM, din eğitimi dersini eleştirdi

AİHM, Alevi bir ailenin zorunlu din dersine karşı açtığı davayı karara bağladı. Uygulamayı eleştiren AİHM, dersin tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı kriterlerini karşılamadığını belirtti


Güven Özalp - Brüksel

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi kökenli Hasan Zengin ve kızı E'nin zorunlu din dersine karşı açtıkları davada, "Türkiye'nin eğitim hakkını ihlal ettiği"ne karar verdi. Türkiye'deki din eğitiminin yapısı ve din dersinin uygulanış biçiminin eleştirildiği kararda, mevcut haliyle zorunlu din dersine karşı çıkıldı. Kararda, "Farklı dini kültürlerin öğretildiği bir dersin, sadece Müslüman öğrenciler için mecburi kılınması gereksiz. Buna karşılık, eğer ders, sadece İslam dinini öğretmeye yönelikse, spesifik bir din için öngörülmüş bir derstir ve zorunlu olmamalıdır" denildi.
Türkiye'nin bu alanda çeşitli düzenlemelere gitmesini gerektirecek ve emsal oluşturma özelliğine sahip olan dava 2004'te açıldı.
Davacılar, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin inanç özgürlüğü ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savundu. Davacılar ayrıca, zorunlu din dersinin Türkiye'nin laik yapısıyla bağdaşmadığını da vurguladı.
'Muaf' eleştirisi

AİHM, gerekçeli kararında, Avrupa ülkelerinde din eğitimi konusunda çok farklı yaklaşımlar bulunduğunu, ancak, hemen hemen tüm ülkelerin, öğrencilere alternatifler sunarak bu derslere katılmama imkânını yarattığını vurguladı. Kararda, bir devletin eğitim programlarına din dersi koyması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin dini veya felsefi inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye'de Hıristiyan ve Musevi kökenli öğrencilere yönelik olarak uygulanan "beyanat yoluyla din dersinden muaf olma" yaklaşımını da eleştiren AİHM, bunun AİHS'nin din ve inanç özgürlüğünü garanti altına alan 9. maddesi açısından sorun yaratabileceğine dikkat çekti.
AİHM, demokratik bir toplumda sadece çoğulcu bir eğitimin öğrencilere din, vicdan ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde dini olgu hakkında eleştirel bir yön kazandırabileceğine vurgu yaptı.

AİHM, Türkiye'deki "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersinin tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı kriterlerini karşılamadığının altını çizdi. Eğitim ve öğretim konusunda, ailelerin öncelikli sorumluluğa sahip olduğunun altının çizildiği kararda, "Ebeveynler, devletten kendi dini ve felsefi inanışlarına saygı göstermesini isteyebilir" denildi.
'Tarafsız olmalı'

Kararda, devletin değişik dinlere karşı nötr olma yükümlülüğüne vurgu yapıldı. Kararda, Türkiye'de İslamın öğretilmesine verilen önceliğin, AİHS'nin eğitim hakkıyla ilgili maddesinin sınırları içinde kalıp kalmadığı da sorgulandı. AİHM, "Müfredat ve ders kitaplarına bakıldığında, bu derslere katılımın çocukların fikirlerini etkileyebileceği düşünülebilir" yorumunda bulundu.
Mahkeme, oybirliğiyle aldığı kararda, söz konusu tespitler ışığında, Türkiye'nin AİHS'nin eğitim hakkını düzenleyen 1. Protokol'ün 2. maddesini ihlal ettiğini belirledi.

Mahkeme, din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alan 9. maddenin ihlaliyle ilgili şikâyeti değerlendirmeye almaya gerek görmezken, Ankara'nın davacı aileye 3 bin 726 euro mahkeme masrafı ödeyeceği kaydedildi.

UZMAN GÖRÜŞÜ:
'Ders müfredatı tamamen değişmeli'

BELMA AKÇURA İstanbul
Gerekçeli kararı değerlendiren AİHM'den üst düzey bir yetkili şunları söyledi: "Mahkeme kararında, 'Devlet eğitimle ilgili sorumluluğu yerine getirirken ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu şekilde vermeli' diyerek, laik devletlerin bütün dinlere eşit yaklaşması gerektiği, bunun için de din dersiyle ilgili müfredatın değişmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bu kararın son paragrafında, 'Mevzuatını değiştir ve ilkelere, esaslara uygun bir şekilde dini öğret' deniliyor. Özetle, din dersi zorunlu olsa da, olmasa da, bu müfredatın çoğulculuk, objektif ve eleştirel bir şekilde öğretilmesi gerekir.
Ancak, bugün söz konusu ders kitapları, bu kriterlere uymuyor ve mahkeme de uygun olmayan bu bölümleri tek tek incelemiştir. Öğrencinin din dersinden muaf tutulması da sözleşmeye aykırı. Çünkü, muafiyetten yararlanabilmek için, inancınızı açıklamak zorunda kalıyorsunuz. Bu da sözleşmeye aykırıdır.
Laik devlette, bunun belli bir şekilde okutulması gerek. AİHM, din ve devlet işlerine karışmadığı için, zorunlu din dersi konusunda görüş bildirmemiştir. İhlal bulunması yeterlidir. Dolayısıyla, din dersi kitaplarının yeniden yazılması şart."




Radikal


AİHM: Din dersi zorunlu olamaz


Çocuklarına 'din kültürü' diye Sünni İslam'ın dayatıldığını söyleyen Aleviler sayısız kez mahkemeye gitmiş, hep 'Din eğitimi devletin Anayasal görevi' hükmüyle geri dönmüştü.

AİHM'ye taşınan zorunlu din dersi davasında Alevilerin istediği oldu. AİHM, zorunlu din dersinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna hükmetti. Alevi ailenin avukatı Kazım Genç, 'AİHM' kararıyla okullarda zorunlu din dersi ve 'Yeni anayasadaki din dersi tartışmaları sona ermiştir' dedi


BEHZAT MİSER (Arşivi)

ANKARA - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kızı Eylem Zengin'nin okulda zorunlu din dersi almasına karşı çıkan Alevi baba Hasan Zengin'in açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme "Eğitim sırasında devletin,
ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerekir" diyerek, din dersinin zorunlu olamayacağına hükmetti.

Karar, Türkiye aleyhine açılmış benzer davalarda da emsal teşkil edecek.
Davacı Hasan Zengin'in avukatı Kazım Genç, "Bu karar emsal niteliğinde bir karar olarak, ülkemizin her yerde uygulanması gereken ve hükümetin uyması gereken bir karardır. Son dönemdedeki anayasa tartışmalarına ışık tutacak bir karar olarak tarihe geçecektir" dedi.

Kararının kendilerine henüz ulaşmadığını belirten Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyse "Muhtemelen Mahkeme, daha önceki yıllarda okutulan din dersi kitaplarını inceledi. Çünkü biz yakın tarihte müfredatımızı yeniledik.
AİHM'in aldığı ferdi bir karar, AB'nin de din dersiyle ilgili böyle bir standart düzenlemesi de yok" demekle yetindi.
'Ders tarafsız değil'

AİHM, dün Zengin davasını görüştü. Zorunlu din dersinin eğitim özgürlüğüne ters olduğunu belirten AİHM'nin gerekçeli kararında şu ifadeler dikkat çekti: "Türkiye'deki din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri tarafsız değildir ve mahkememiz, hükmünü vermeden önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarının, tarafsız, eleştirel ve çoğulcu anlamda konulara bakıp bakmadığı incelenmiştir."

Gerekçeli kararda, ders programlarında en büyük önceliğin, diğer felsefe ve dinlere oranla İslam'a verildiği belirtildi. Talebelerin Kuran-ı Kerim'den surelere çalışmaları ve ezberlemelerinin istendiği, günlük ibadetin resimli bir biçimde okutulduğu ve bunlardan öğrencilerin yazılı testlerden geçirildiği vurgulandı.

AİHM kararında "Din öğretim programları, ebeveynin inançlarına saygı göstermemesi, insan hakları ihlali oluşturur" denildi ve Türkiye'deki din dersinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldı. AİHM, Zengin'e Türkiye'nin mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 avro ödemesini kararlaştırdı.
Dava nasıl başladı?

İzmir'de oturan Hasan Zengin, kızı Eylem'in din dersi almasına karşı çıkarak 2001 yılında mahkemeye dava açmıştı. Türkiye'deki mahkemeler, 'zorunlu din eğitimi Anayasa'nın gereği' sonucuna varınca Zengin, 2004'te davayı AİHM'ye taşımıştı. Başvurusunda 'Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiğini' savunmuştu.

'Aileler eğitimi çökertemez'
Türkiye'yi temsil eden avukat Münci Özmen, AİHM içtihadına göre eğitimi düzenlemenin devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğunu ifade etmiş, 'yasaların ailelere, kurumsal eğitimi çökertme hakkı tanımadığını' savunmuştu. Zengin'in avukatı Genç'se "Türkiye'deki eğitimin laikliğe tamamen aykırı. Laiklik ilkesi gereği devlet din dersi veremez, sadece din derslerini denetler" demişti.
________________________________________

Şimdi gözler AKP'nin tavrında
ANKARA - AİHM'nin zorunlu din eğitimiyle ilgili kararı, yeni 'sivil' anayasa taslağındaki din dersi tartışmalarının hemen arkasından geldi. Din dersinin nasıl olacağı yeni anayasa hazırlığında da ateşli tartışmalara yol açmıştı.
Prof. Ergun Özbudun başkanlığındaki bilim kurulu, taslakta din dersinin seçmeli olması yönünde bir öneride bulundu, ama bu öneri AKP'de taraftar bulmadı. Bazı AKP'liler ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'ysa okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olması, ancak bu derste 'Müslümanlaştırma' müfredatı yerine din felsefesi, kültürü, dinler tarihi gibi kavramların öğretilmesini istedi. AKP'li vekiller ve Bardakoğlu, İslam dininin öğretileceği 'din eğitimi'ninse seçmeli olarak verilmesini önerdi.

AKP de tartışmaları göz önünde bulundurarak Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu başkanlığında, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın da bulunduğu bir komisyon oluşturdu. Komisyon, yeni anayasada din eğitimi ve öğretimi ile ilgili düzenlemelerin nasıl yeralacağına karar vermek üzere toplantılar yaptı. Toplantılarda Sait Yazıcıoğlu'nun Alevilerin AİHM'de açtığı davalara dikkat çektiği basına yansımıştı.
________________________________________

'Alevileri Hans anladı, Osman anlamadı'
AİHM'nin kararı emsal karar, yıllardır mahkeme yollarını aşındıran Alevi birlikleri sevinçli

AİHM'nin verdiği karar, zorunlu din dersi ile ilgili açılmış diğer davalara da emsal teşkil edecek. Anayasa'ya eklenen bir maddeyle uluslararası mahkemelerin aldığı kararlar, içtihat sayılacak ve uygulanacak.
Alevi dernek vakıfları davada alınan sonuçtan memnun.

'1 milyon imza topladık'
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Turgut Öker: Zorunlu din derslerinin kalkması, 20 yıldır örgütlenen Alevilerin gündemlerinin en
önemli maddesiydi. Avrupa ve Türkiye Alevi örgütleri olarak bu doğrultuda çalışmalarınımız oldu ve geçen yıl 1 milyon imzalı dilekçeyi TBMM'ye verdik. Davada bilirkişi olarak yer aldık ve bu şekilde sonuçlanmasını bekliyorduk. Yeni anayasa hazırlayıcıları, zorunlu din dersinin tekrar anayasa içine koyamacaklardır.
Sosyal demokrata selam!

Alevi Bektaşi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser: Hukukun evrensel ilkelerini referans alan AİHM'nin bugünkü kararı bizleri sevindirmiştir. Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi Birlikleri Federasyonu yıllardır zorunlu din dersi uygulamalarının, din, vicdan ve inanç özgürlüğünü güvence altına alan Anayasa'nın 24. maddesine, evrensel hukuk değerlerine, çocuk haklarına ve laiklik anlayışına aykırı olduğunu anlatmaya çalıştı.

Alevilerin laiklik ekseninde verdiği mücadelenin haklılığını Hans anladı ama Osman halen anlamadı. Bu karar, 'Cumhuriyet'in kazanımlarını' zorunlu din dersi ve Diyanet'in varlığı ile savunan 'sosyal demokratlar'a da da bir mesaj göndermiş olmalıdır. AKP, eğitimde İslamizasyona son vermelidir.

Hubyar Sultan Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu: İlkokul 4. sınıftan başlayarak lise 4. sınıfa kadar okullarda Anayasal zorunluluk olarak okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi dersi veya gerçek ismiyle, yani uygulama şekliyle, zorunlu din eğitimi dersi, demokrasi ve laiklik açısından kabul edilemez bir derstir. AİHM'nin aldığı bu kararla, din eğitimi zorunlu olmaktan çıkmıştır. Türkçe, matematik, fizik, kimya gibi dersler nasıl Anayasa da konu edilmiyor ise din dersleri de Anayasa'da konu edilmekten çıkarılmalıdır.
'Zorunlu din eğitiminin anayasada yeri olamaz'

Davacı Hasan Zengin'in avukatı Kazım Genç, AİHM'nin kararla 'din kültürü ve ahlak bilgisi' derslerinin eğitim özgürlüğünün ihlali olarak gördüğünü söyleyerek, "Bu karar emsal niteliğinde bir karar olarak, ülkemizin her yerde uygulanması gereken ve hükümetin uyması gereken bir karardır" dedi. Genç, "Karar son dönemdedeki anayasa tartışmalarına ışık tutacak bir karar olarak tarihe geçecektir. Son dönemde yaşanan anayasa tartışmalarında, 1982 Anayasası'nın 24. maddesinin kalması veya zorunlu din derslerinin yine anayasa güvencesiyle okutulması tartışmaları vardı. Bu tartışmalar, AİHM'nin verdiği karar ile çözülmüştür. Parlamento, zorunlu din eğitimini Anayasa'nın kararı dışına çıkarmalıdır."

sabah
Zorunlu din dersi AİHM'den döndü

Fikret AYDEMİR BRÜKSEL


Alevi Hasan Zengin'in çocuğunun zorunlu din dersi görmesine itiraz için yaptığı başvuruda AİHM, zorunlu din dersinin eğitim özgürlüğünü ihlal ettiği kararına vardı..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "zorunlu din dersi eğitimi özgürlük ihlalidir" görüşünü benimsedi. Hasan Zengin adlı Alevi vatandaşın, ilköğretimde din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması talebini içeren davada Türkiye'yi haksız bulan AİHM'nin kararı bundan sonraki başvurularda emsal teşkil edecek. Laikliğe vurgu yapılan kararda, "kendini laik olarak nitelendiren bir ülkenin tüm dinlere eşit mesafede olması gerektiği" ifadesi yer aldı. Oybirliği ile alınan kararda, Türkiye'nin Zengin Ailesi'nin mahkeme masrafı olan 3 bin 700 Euro'yu ödenmesine hükmedildi. Türkiye'deki "din derslerinden muaf tutulma uygulaması" nın uygun bir yöntem olmadığı da ifade edilen kararda, "din özgürlüğünü koruma açısından da uygulamanın öğrenci ve ailesini dini inançlarını açığa vurmaya zorladığı" görüşüne yer verildi. Devletin değişik dinlere karşı tarafsız olma yükümlülüğüne ve dini toplulukları tek bir çatı altında toplamak için önlem alma gereksinimi olmadığına vurgu yapılan AİHM kararında, bir devletin eğitim programlarına din dersi koyması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin dini inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiği belirtildi.

ALEVİLER MEMNUN
AİHM kararı Alevi kuruluşlarını memnun etti:
* Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel: Uzun zamandır bu kararı bekliyorduk. Türkiye'nin zorunlu din dersini kaldırılması gerekiyor. Yapılmazsa Cumhurbaşkanı, Başbakanlık, AİHM ve Avrupa Parlamentosu'na imza göndereceğiz.

* Dünya Ehli Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun: Artık Türkiye'nin adım atması gerek. Hükümetin geliştirdiği formül ise din dersini ikiye bölerek, din kültürünü zorunlu, din bilgisini ise seçmeli olarak okutmak şeklinde.

Star

Din dersinde Türkiye aleyhine karar

DÜNYA



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi.
Türk vatandaşı Hasan Zengin ile zorunlu din dersine sokmak istemediği kızı Eylem Zengin, Türkiye’de bu dersin sadece Sünni bakış açısıyla verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirterek 2004 yılında dava açmışlardı.
(ANKA)


Vakit

AİHM'den dini konuda yine siyasi karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda, Türkiye'yi haksız buldu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği görüşüne varılan AİHM'nin gerekçesi kararında, Türkiye'deki din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini tarafsız olmadığı yorumu yapıldı.


Vatan
'Tek yanlı din dersi olmaz'

Alevi bir babanın yaptığı başvuruyu değerlendiren Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi babayı haklı buldu. İşte gerekçe

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dün aldığı kararında, kızını “sadece Sünni İslam’ın öğretildiği zorunlu din dersine sokmak istemeyen” Hasan Eylem adlı Alevi babayı haklı bularak Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine karar verdi.

AİHM, Türkiye’nin sözleşmenin bir numaralı ek protokolünün iki numaralı maddesini ihlal ettiğini belirterek, Türk devletini 3 bin 726 euro mahkeme masrafını ödemeye mahkum etti. Bu madde, “Her ailenin çocuklarının kendi inançlarına göre ya da bir başka inanca göre eğitim almayı talep etme hakkı olduğunu” belirtiyor.

Yüksek mahkemenin bu kararı, Türkiye’deki yeni anayasada zorunlu din derslerinin kapsamının nasıl olması gerektiğine ışık tutması açısından da önem taşıyor. Buna göre AİHM, Türkiye’den ya zorunlu okutulan din derslerini seçmeli yapmasını ya da zorunlu tutulan din derslerinde bütün din ve inanç sistemlerini aynı ağırlıkta öğretmesini istemiş oluyor.

AİHM, Türkiye’de ilk ve orta dereceli okullarda okutulan zorunlu din derslerini, müfredat programı ve Türk eğitim sisteminin ailelerin din ve inançlarına saygı gösterip göstermediğine ilişkin iki ayrı açıdan değerlendirdi.

İki gerekçe sundu
Okullardaki din derslerinin müfredat programını demokratik toplumun gerektirdiği çoğulculuk ve objektiflik ilkelerine uymadığında karar kılan AİHM din dersleri müfredatını şu gerekçe ile eleştirdi: “Öncelikle müfredat, İslam dinine diğer din ve inançlardan çok fazla ağırlık veriyor. Din kitapları bütün dinlere ilişkin genel bir açıklama verirken, İslam dininin bütün prensipleri ayrıntılı şekilde öğretiliyor. Öte yandan Alevilik, Türk halkının büyük bir kesiminde temsil edilmesine rağmen, Alevilik öğrencilere çok sonraki yıllarda öğretiliyor.” Mahkeme eğitim sisteminin ailelerin dini inançlarına da saygı göstermediğini vurguladı. şu gerekçeyle açıkladı:

İşte gerekçe
“Türkiye’de Hristiyan ve Yahudi öğrencilerin zorunlu din derslerinden muhaf tutulması söz konusu olabiliyor. Ama eğer bu derslerin amacı bütün dinleri öğretmekse sadece Müslüman öğrencilere zorunlu tutulmasının bir gerekçesi olamaz. Üstelik bu derslerden muhaf tutulmak isteyen gayri Müslimlerin, bu konuda okul yetkililerini bilgilendirmekle yükümlü olmaları da inanç özgürlüğü ile bağdaşmaz. Mahkeme, muafiyet usulünün yerinde olmadığı görüşünde.”
Haber: Duygu LELOĞLU / BRÜKSEL


Yeni şafak

AİHM, zorunlu din dersini hak ihlali saydı

STRASBURG (ANKA)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, din dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi. AİHM, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda Türkiye'yi haksız buldu. AİHM'nin, gerekçeli kararında, "eğitim sırasında, devletin, ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerektiği" belirtildi. Alevi inancını benimseyen Hasan Zengin isimli vatandaş, 2004 yılında AİHM'ye yaptığı başvuruda, "Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği" görüşünü savunmuştu.
10.10.2007

Zaman

AİHM'den zorunlu din dersi davasında Türkiye aleyhine karar



AİHM, zorunlu din kültürü dersiyle ilgili davada, dersin zorunlu kılınmasının insan özgürlüklerini engellediği kararına vardı. Uzmanlar, AİHM'nin eski müfredata göre karar verdiğine dikkat çekerek, "Karar emsal oluşturmaz." dedi.


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), din ve ahlak kültürü dersinin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi. Alevi inançlı Hasan Zengin, zorunlu din dersine girmesini istemediği kızı Eylem Zengin için, Türkiye'de bu dersin sadece Sünni bakış açısıyla verildiğini belirterek, 2004 yılında AİHM'ye başvurmuştu. Türkiye'deki uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savunan başvuruyu kabul eden AİHM, görülen davada Türkiye'yi haksız buldu. AİHM'nin gerekçeli kararında, "din öğretim programının, ebeveynin inançlarına saygı göstermemesinin, insan hakları ihlali oluşturduğu" belirtildi. AİHM, mahkeme masrafı olarak, Türkiye'nin başvuru sahibine 3 bin 726 Euro ödemesine karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı, 'AİHM'nin kararı ferdi' yorumunda bulunurken yetkililer, din dersinin bu karar sonrasında zorunlu olmaktan çıkmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkumiyetine yol açan dava konusu olan 7. sınıfta okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabının içeriğini 2005 yılında değiştirmişti. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Recep Kaymakcan, farklı bir noktaya dikkat çekerek, "Yeni kitaplara Alevilik de konuldu. Bu, eski müfredata, ders kitabına göre verilen karar. Emsal oluşturmaz." dedi. Kaymakcan, yeni anayasa taslağında din dersinin seçmeli veya isteyene muaf olmasının gündemde olduğu bir zamanda kararın açıklanmasının manidar olduğunu kaydetti. Milli Eğitim Bakanlığı, 2006 yılında ilköğretim, 2005 yılında da ortaöğretim kurumlarındaki din kültürü ders kitaplarının içeriğini değiştirdi. Alevilik'le ilgili bilgiler de ders kitaplarına girdi. Prof. Kaymakcan, kitaplarda yapılan değişikliklerin önemli olmakla birlikte yeniden ele alınıp zenginleştirilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mahkumiyet gerekçesini ortadan kaldırılabileceğini söyledi.
Türkiye'nin davasında bir süre önce karara bağlanan Norveç'teki Folgero davası emsal oldu. Temmuz ayında sonuçlanan Folgero kararında da, Norveç'teki eğitim müfredatının Protestan inancına uygun olarak düzenlendiği ve diğer dinlere yönelik çoğulcu bir bakış açısı yer almadığı gerekçe gösterilerek Norveç mahkum edilmişti.
Türkiye, din eğitimi yerine dinler kültürü dersi veriyor. Dinler hakkında objektif bilgi almanın öğrenciler arasında kaynaşmayı tesis edeceğini ifade eden Prof. Kaymakcan, "Bu nedenle Türkiye, dersin seçmeli veya isteyene muaf olması yerine içeriğini değiştirerek zorunlu bir ders olarak kalmasını sağlamalı. Avrupa ülkelerinde de bu ders zorunlu olarak okutuluyor." diye konuştu.
Emre Demir - İbrahim Balta / Strasbourg, İstanbul



Düzenleme
hubyar.org
Hubyar Haber Merkezi

 

  

 

Basında Din dersi Davası

Hasan Zengin' in AİHM e taşıdığı Zorunlu Din Dersi Davası tüm basında yer aldı. Vakit gazetesi haberi ''Siyasi Karar'' diye verirken diğer tüm gazeteler kararı yorumsuz başlıklarla duyurdular.

işte davayla ilgili bugünkü basında çıkan tüm haberler

hubyar.org
Hubyar Haber Merlezi

 



Akşam


AİHM Zorunlu din dersi hak ihlali dedi

AİHM Türkiye’deki ilköğretim okullarında zorunlu din dersi eğitimini özgürlük ihlali olarak değerlendirerek, anayasanın 24’üncü maddesini mah-kum etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda Türkiye’yi haksız buldu AİHM, Türkiye’nin mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 Euro ödemesini kararlaştırdı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği görüşüne varılan AİHM’nin gerekçesi kararında, Türkiye’deki din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini tarafsız olmadığı yorumu yapıldı.

AİHM, ilköğretimde okutulan zorunlu din dersinin ‘İslam’ olduğunu kaydederek, toplumun önemli bir kesimini oluşturan Aleviliğin ise müfredatta yetersiz olduğunu belirtti.

ALEVİ BABA BAŞVURMUŞTU

Alevi vatandaş Hasan Zengin ve kızı Eylem AİHM’ye 2004 yılında yaptıkları başvuruda, “Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği” görüşünü savunmuştu. Zengin, Türkiye’deki mahkemelere yaptığı başvuruda, 7. sınıfta okuyan kızı Eylem’in din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf olmasını talep etmiş, ancak sonuç alamamıştı Zengin, Türk mahkemelerine yaptığı başvuruda, Türkiye’de verilen zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin, laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunmuş ve derslerde öğretilen Sünni İslam eğitiminin tarafsız olmadığı görüşünü dile getirmişti.

AİHM’de dün görülen davada, Türk hükümetinin avukatı Münci Özmen, “Zorunlu derslerin AİHM içtihadına uygun olduğunu” belirtmiş, başvuru sahibinin avukatı, “zorunlu derslerin laiklik ilkesine aykırı olduğu görüşünü” dile getirdi.

Başvuru sahibinin avukatı Kazım Genç ise laiklik ilkesi gereği devletin din dersi veremeyeceğini söyledi. Türk hükümetini haksız bulan AİHM kararında, devletin değişik dinlere karşı tarafsız olma yükümlülüğüne de vurgulandı. Kararda, eleştirel ve çoğulcu bakış açısının ateistler, agnostikler ve kuşkucular için de önemli olduğu kaydedildi.

Kararda, ayrıca bir devletin din dersini müfredata alması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiğine de ilişkin hükümler yer aldı.

TÜRKİYE İTİRAZ EDEBİLİR

Mahkeme, din derslerinden muaf tutulma uygulamasının uygun bir yöntem olmadığını zira bu uygulamanın öğrenci ve ailesini dini veya felsefi inançlarını açığa vurmaya zorladığını da belirtti. Türk hükümetinin AİHM’nin bu yöndeki kararına 3 ay içinde itiraz hakkı bulunuyor.
________________________________________


Hükümet karara rağmen zorunlu din dersinde ısrarlı

AİHM, Türkiye’deki zorunlu din dersi uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile düzenlenen “eğitim” hakkını ihlal ettiğine karar verirken, hükümet din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmasını savunuyor. Akademisyenlere hazırlatılan anayasa taslağında din dersinin seçmeli hale getirilmesi önerisine sıcak bakmayan AKP, bu konuda Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e görüşlerini sormuştu. Bu komisyon da, anayasanın 24’üncü maddesinde yer alan ve din dersinin zorunlu olarak okutulmasını öngören düzenlemenin aynen devam etmesini savunan bir rapor hazırladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Bakan Said Yazıcıoğlu, “Ben din dersinin zorunlu olmasından yanayım. Ancak rapor henüz tamamlanmadı. Daha ortada bir şey yok, çalışıyoruz. AİHM kararını görmediğim için bir şey söyleyemem. Ama bakacağız” dedi.

Ebru TOKTAR / ANKARA


Birgün


09/10/2007
Zorunlu din dersinde Türkiye haksız bulundu



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iki Alevi vatandaşın Türkiye aleyhine açtığı zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada kararını verdi. AİHM, kızını zorunlu din dersine sokmak istemeyen babayı haklı buldu. Davacılar, Türkiye'de bu dersin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme-si'nin inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savunuyordu. Laiklik ilkesine rağmen, dini inançlar arasında ayrımcılık yapıldığını ileri süren davacılar, din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını talep ediyordu. Ayrımcılık yapılmadığını ileri süren Türk hükümeti ise, din dersi değil din ve ahlak konusunda genel kültür dersi verildiğini savunuyordu. AİHM'in kararı, bundan sonraki olası başvurularda emsal teşkil edecek.
Türkiye mahkemelerinden sonuç alamadı
ALEVİ inancını benimseyen Hasan Zengin isimli vatandaş, AİHM'ye 2004 yılında yaptığı başvuruda, "Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği" görüşünü savunmuştu. Zengin, Türkiye'deki mahkemelere yaptığı başvuruda, 7. sınıfta okuyan kızı Eylem Zengin'in, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf olmasını talep etmiş, ancak sonuç alamamıştı. Zengin, Türk mahkemelerine yaptığı başvuruda, Türkiye'de verilen zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin, laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunmuş ve derslerde öğretilen Sünni İslam eğitiminin tarafsız olmadığı görüşünü dile getirmişti. Türkiye'de Anayasa'nın 24. maddesinin 21. bölümü uyarınca ilköğretimdeki çocukların, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine girmesinin zorunlu kılındığını belirten Zengin, AİHM'ye yaptığı başvuruda, "Türkiye'de din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretim biçiminin, kızının din özgürlüğüne ve ebeveyn olarak çocuğuna kendi inançlarına göre din dersi öğretilmesi güvencesine aykırı olduğu" görüşünü savunmuştu.


Cumhuriyet

Din dersi zorunlu olamaz


AİHM'nin gerekçeli kararında, 'devletin, eğitim sırasında ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerektiği' belirtildi STRASBOURG (AA) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de ilköğretim okullarındaki din v ...


Evrensel

10/10/2007

AİHM: Zorunlu din dersini hak ihlali saydı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ilköğretim okullarındaki zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan ...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ilköğretim okullarındaki zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi.
Alevi inançlı Hasan Zengin ile kızı Eylem Zengin tarafından 2004 yılında açılan davayla ilgili kararını dün açıklayan AİHM, Aleviliğin toplumun önemli bir kesimini oluşturmasına rağmen, mevcut din dersi müfredatının bu konuda yetersiz olduğu sonucuna vardı.
Mahkeme, Türkiye’deki din derslerinde Sünni İslam dışında başka bir dinden veya felsefeden olan çocuk ve aileler için hiçbir uygun seçenek olasılığı bulunmamasından ötürü davacı Eylem Zengin ve babası Hasan Zengin’in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin eğitim hakkıyla ilgili maddesiyle güvence altına alınmış özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna vardı. Kararda, din derslerinden muaf tutulma uygulamasının da uygun bir yöntem olmadığı, zira bu uygulamanın öğrenci ve ailesini dini veya felsefi inançlarını açığa vurmaya zorladığı not ediliyor.
Mahkeme, oy birliğiyle aldığı kararda, davacı baba kızın din ve vicdan özgürlüklerinin de reddedildiğine ilişkin iddialarını ise, bu çerçeveye girmediği gerekçesiyle geri çevirdi. Mahkeme ayrıca, Ankara’nın davacı aileye 3 bin 726 Euro mahkeme masrafı ödemesine hükmetti. (HABER MERKEZİ)


Güneş

AİHM zorunlu din dersinde Türkiye'yi haksız buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iki Alevi vatandaşın Türkiye aleyhine açtığı zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada kararını verdi. AİHM, kızını zorunlu din dersine sokmak istemeyen babayı haklı buldu.

EMSAL OLACAK
Bu dersin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verildiğini savunan davacıları haklı bulan AİHM, Türkiye'yi başvuruyu yapan kişiye mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 euro ödemeye mahkum etti.


Hüriyet

AİHM: Alevi baba haklı

Zeynel LÜLE

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), din derslerinin zorunlu olmasına karşı yapılan başvuruyu haklı buldu. AİHM, her anne ve babanın çocuklarına kendi dini ve felsefi inançlarına uygun eğitim ve öğretim yapılmasını isteme hakkı bulunduğunu, devletin ise buna saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

2004 yılında Hasan Zengin adlı Alevi bir vatandaş, 7. sınıfa giden kızının Alevilikle ilgili bilgilerin yer almadığı din derslerine girme zorunluluğunun kaldırılması için AİHM’e başvurmuştu. Önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul İdare Mahkemesi’ne, son olarak da Danıştay’a başvuran Hasan Zengin, bu başvurulardan sonuç alamayıp, Türkiye’deki iç hukuk yollarını tükettikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti.

GENEL KÜLTÜR SAVUNMASI

Nisan 2005’te Türkiye 20 maddelik savunmasında, davanın reddini istedi ve "Ders tarafsızdır. Anne babalar, devletin yetkisine karşı çıkamaz" dedi. Mahkeme geçen yıl 3 Ekim tarihinde de davayla ilgili bir duruşma yaptı. Türkiye savunmasında, Aleviler ile Sünniler arasında ayrımcılık yapılmadığını, derslerin din dersi değil, din ve ahlak konusunda genel kültür dersi olduğunu belirtti. AİHM, Hasan Zengin ve kızının başvurusunda haklı buldu. AİHM, insan hakları sözleşmesinin 1 nolu protokolünün 2’nci maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Bu maddede devletin, anne ve babanın inançlarına göre çocuklarına din eğitimi verilmesine saygı göstermesi gerektiği kaydediliyor.

LAİK TARAFSIZLIĞA AYKIRI

Kararda ayrıca, devletin kamu okullarında tek bir dini görüşü öğretemeyeceği, bunun laik bir devlet tarafsızlığına aykırı olduğu kaydediliyor. Bu konuda Türkiye’nin "eğitim sisteminde" eksiklik bulunduğunu belirten AİHM, ders programındaki bilgilerin objektif, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde aktarılması gerektiğinin altını çiziyor. AİHM, sözleşmenin "din ve vicdan özgürlüğü"nü güvence altına alan 9. maddesine yönelik ihlal beklentisine ise olumlu yanıt vermedi. AİHM kararında din derslerinin seçmeli veya zorunlu olup olmaması ile ilgili herhangi bir yorum yapmadı.

Oğlum için İstanbul’da dava açtım kazandım

HUBYAR Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, oğlunun zorunlu din derselerinden muaf tutulmasına ilişkin iki yıl önce İstanbul İdare Mahkemesi’ne açtığı davayı kazanmıştı. Kenanoğlu, Türkiye’de zorunlu din derlerine karşı açılan davayı ilk kazanan kişi olduğunu belirterek, dava sürecini Hürriyet’e şöyle anlattı: "Okullarda okutulan din derslerinin ailemizin inancına uygun olmadığı gerekçesiyle 4. sınıfa giden oğlumun zorunlu din dersinden muaf tutulmasını istiyorum" talebiyle 2005 yılında İstanbul Valiliği’ne başvurmuştum. Talebim valilik tarafından ret edilince İstanbul İdari Mahkemesi’ne dava açtım. Esastan görüşülen davada haklı olduğumuz kararı çıktı. Bu süre içerisinde oğlum din derslerine girmedi" dedi.

Hıristiyan bakış açısı da örnek olmuştu

AİHM’nin dün sonuçladığı kararına, AİHM’nin büyük dairesinin Norveç’e karşı açılan "Folgero" davasını esas alarak aldığı kararı esas teşkil etti. AİHM’nin büyük dairesi daha önce, Hıristiyanlığı temel alan ve Hıristiyan bakış açısıyla diğer dinlere atıfta bulunulduğu gerekçesiyle açılan bir davayı karara bağlamıştı. Bu davada, Norveç’in eğitimle ilgili sorumluluğu yerine getirirken, ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde verilmesini sağlamadığını belirtmişti.

Hürriyet farkı

Hasan Zengin’in başvurusu üzerine AİHM’nin, Alevilere, Sünni İslam bilgileri içeren zorunlu din dersini din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulduğu haberi 4 Temmuz 2006 tarihli Hürriyet’te manşetten yayımlanmıştı. Haberde, kararın daha sonra açıklanacağı belirtiliyordu.


Milliyet

AİHM, din eğitimi dersini eleştirdi

AİHM, Alevi bir ailenin zorunlu din dersine karşı açtığı davayı karara bağladı. Uygulamayı eleştiren AİHM, dersin tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı kriterlerini karşılamadığını belirtti


Güven Özalp - Brüksel

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi kökenli Hasan Zengin ve kızı E'nin zorunlu din dersine karşı açtıkları davada, "Türkiye'nin eğitim hakkını ihlal ettiği"ne karar verdi. Türkiye'deki din eğitiminin yapısı ve din dersinin uygulanış biçiminin eleştirildiği kararda, mevcut haliyle zorunlu din dersine karşı çıkıldı. Kararda, "Farklı dini kültürlerin öğretildiği bir dersin, sadece Müslüman öğrenciler için mecburi kılınması gereksiz. Buna karşılık, eğer ders, sadece İslam dinini öğretmeye yönelikse, spesifik bir din için öngörülmüş bir derstir ve zorunlu olmamalıdır" denildi.
Türkiye'nin bu alanda çeşitli düzenlemelere gitmesini gerektirecek ve emsal oluşturma özelliğine sahip olan dava 2004'te açıldı.
Davacılar, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin sadece Sünni geleneklere dayalı perspektiften verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin inanç özgürlüğü ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savundu. Davacılar ayrıca, zorunlu din dersinin Türkiye'nin laik yapısıyla bağdaşmadığını da vurguladı.
'Muaf' eleştirisi

AİHM, gerekçeli kararında, Avrupa ülkelerinde din eğitimi konusunda çok farklı yaklaşımlar bulunduğunu, ancak, hemen hemen tüm ülkelerin, öğrencilere alternatifler sunarak bu derslere katılmama imkânını yarattığını vurguladı. Kararda, bir devletin eğitim programlarına din dersi koyması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin dini veya felsefi inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye'de Hıristiyan ve Musevi kökenli öğrencilere yönelik olarak uygulanan "beyanat yoluyla din dersinden muaf olma" yaklaşımını da eleştiren AİHM, bunun AİHS'nin din ve inanç özgürlüğünü garanti altına alan 9. maddesi açısından sorun yaratabileceğine dikkat çekti.
AİHM, demokratik bir toplumda sadece çoğulcu bir eğitimin öğrencilere din, vicdan ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde dini olgu hakkında eleştirel bir yön kazandırabileceğine vurgu yaptı.

AİHM, Türkiye'deki "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersinin tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı kriterlerini karşılamadığının altını çizdi. Eğitim ve öğretim konusunda, ailelerin öncelikli sorumluluğa sahip olduğunun altının çizildiği kararda, "Ebeveynler, devletten kendi dini ve felsefi inanışlarına saygı göstermesini isteyebilir" denildi.
'Tarafsız olmalı'

Kararda, devletin değişik dinlere karşı nötr olma yükümlülüğüne vurgu yapıldı. Kararda, Türkiye'de İslamın öğretilmesine verilen önceliğin, AİHS'nin eğitim hakkıyla ilgili maddesinin sınırları içinde kalıp kalmadığı da sorgulandı. AİHM, "Müfredat ve ders kitaplarına bakıldığında, bu derslere katılımın çocukların fikirlerini etkileyebileceği düşünülebilir" yorumunda bulundu.
Mahkeme, oybirliğiyle aldığı kararda, söz konusu tespitler ışığında, Türkiye'nin AİHS'nin eğitim hakkını düzenleyen 1. Protokol'ün 2. maddesini ihlal ettiğini belirledi.

Mahkeme, din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alan 9. maddenin ihlaliyle ilgili şikâyeti değerlendirmeye almaya gerek görmezken, Ankara'nın davacı aileye 3 bin 726 euro mahkeme masrafı ödeyeceği kaydedildi.

UZMAN GÖRÜŞÜ:
'Ders müfredatı tamamen değişmeli'

BELMA AKÇURA İstanbul
Gerekçeli kararı değerlendiren AİHM'den üst düzey bir yetkili şunları söyledi: "Mahkeme kararında, 'Devlet eğitimle ilgili sorumluluğu yerine getirirken ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu şekilde vermeli' diyerek, laik devletlerin bütün dinlere eşit yaklaşması gerektiği, bunun için de din dersiyle ilgili müfredatın değişmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bu kararın son paragrafında, 'Mevzuatını değiştir ve ilkelere, esaslara uygun bir şekilde dini öğret' deniliyor. Özetle, din dersi zorunlu olsa da, olmasa da, bu müfredatın çoğulculuk, objektif ve eleştirel bir şekilde öğretilmesi gerekir.
Ancak, bugün söz konusu ders kitapları, bu kriterlere uymuyor ve mahkeme de uygun olmayan bu bölümleri tek tek incelemiştir. Öğrencinin din dersinden muaf tutulması da sözleşmeye aykırı. Çünkü, muafiyetten yararlanabilmek için, inancınızı açıklamak zorunda kalıyorsunuz. Bu da sözleşmeye aykırıdır.
Laik devlette, bunun belli bir şekilde okutulması gerek. AİHM, din ve devlet işlerine karışmadığı için, zorunlu din dersi konusunda görüş bildirmemiştir. İhlal bulunması yeterlidir. Dolayısıyla, din dersi kitaplarının yeniden yazılması şart."




Radikal


AİHM: Din dersi zorunlu olamaz


Çocuklarına 'din kültürü' diye Sünni İslam'ın dayatıldığını söyleyen Aleviler sayısız kez mahkemeye gitmiş, hep 'Din eğitimi devletin Anayasal görevi' hükmüyle geri dönmüştü.

AİHM'ye taşınan zorunlu din dersi davasında Alevilerin istediği oldu. AİHM, zorunlu din dersinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna hükmetti. Alevi ailenin avukatı Kazım Genç, 'AİHM' kararıyla okullarda zorunlu din dersi ve 'Yeni anayasadaki din dersi tartışmaları sona ermiştir' dedi


BEHZAT MİSER (Arşivi)

ANKARA - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kızı Eylem Zengin'nin okulda zorunlu din dersi almasına karşı çıkan Alevi baba Hasan Zengin'in açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme "Eğitim sırasında devletin,
ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerekir" diyerek, din dersinin zorunlu olamayacağına hükmetti.

Karar, Türkiye aleyhine açılmış benzer davalarda da emsal teşkil edecek.
Davacı Hasan Zengin'in avukatı Kazım Genç, "Bu karar emsal niteliğinde bir karar olarak, ülkemizin her yerde uygulanması gereken ve hükümetin uyması gereken bir karardır. Son dönemdedeki anayasa tartışmalarına ışık tutacak bir karar olarak tarihe geçecektir" dedi.

Kararının kendilerine henüz ulaşmadığını belirten Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyse "Muhtemelen Mahkeme, daha önceki yıllarda okutulan din dersi kitaplarını inceledi. Çünkü biz yakın tarihte müfredatımızı yeniledik.
AİHM'in aldığı ferdi bir karar, AB'nin de din dersiyle ilgili böyle bir standart düzenlemesi de yok" demekle yetindi.
'Ders tarafsız değil'

AİHM, dün Zengin davasını görüştü. Zorunlu din dersinin eğitim özgürlüğüne ters olduğunu belirten AİHM'nin gerekçeli kararında şu ifadeler dikkat çekti: "Türkiye'deki din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri tarafsız değildir ve mahkememiz, hükmünü vermeden önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarının, tarafsız, eleştirel ve çoğulcu anlamda konulara bakıp bakmadığı incelenmiştir."

Gerekçeli kararda, ders programlarında en büyük önceliğin, diğer felsefe ve dinlere oranla İslam'a verildiği belirtildi. Talebelerin Kuran-ı Kerim'den surelere çalışmaları ve ezberlemelerinin istendiği, günlük ibadetin resimli bir biçimde okutulduğu ve bunlardan öğrencilerin yazılı testlerden geçirildiği vurgulandı.

AİHM kararında "Din öğretim programları, ebeveynin inançlarına saygı göstermemesi, insan hakları ihlali oluşturur" denildi ve Türkiye'deki din dersinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldı. AİHM, Zengin'e Türkiye'nin mahkeme masrafı olarak 3 bin 726 avro ödemesini kararlaştırdı.
Dava nasıl başladı?

İzmir'de oturan Hasan Zengin, kızı Eylem'in din dersi almasına karşı çıkarak 2001 yılında mahkemeye dava açmıştı. Türkiye'deki mahkemeler, 'zorunlu din eğitimi Anayasa'nın gereği' sonucuna varınca Zengin, 2004'te davayı AİHM'ye taşımıştı. Başvurusunda 'Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiğini' savunmuştu.

'Aileler eğitimi çökertemez'
Türkiye'yi temsil eden avukat Münci Özmen, AİHM içtihadına göre eğitimi düzenlemenin devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğunu ifade etmiş, 'yasaların ailelere, kurumsal eğitimi çökertme hakkı tanımadığını' savunmuştu. Zengin'in avukatı Genç'se "Türkiye'deki eğitimin laikliğe tamamen aykırı. Laiklik ilkesi gereği devlet din dersi veremez, sadece din derslerini denetler" demişti.
________________________________________

Şimdi gözler AKP'nin tavrında
ANKARA - AİHM'nin zorunlu din eğitimiyle ilgili kararı, yeni 'sivil' anayasa taslağındaki din dersi tartışmalarının hemen arkasından geldi. Din dersinin nasıl olacağı yeni anayasa hazırlığında da ateşli tartışmalara yol açmıştı.
Prof. Ergun Özbudun başkanlığındaki bilim kurulu, taslakta din dersinin seçmeli olması yönünde bir öneride bulundu, ama bu öneri AKP'de taraftar bulmadı. Bazı AKP'liler ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'ysa okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olması, ancak bu derste 'Müslümanlaştırma' müfredatı yerine din felsefesi, kültürü, dinler tarihi gibi kavramların öğretilmesini istedi. AKP'li vekiller ve Bardakoğlu, İslam dininin öğretileceği 'din eğitimi'ninse seçmeli olarak verilmesini önerdi.

AKP de tartışmaları göz önünde bulundurarak Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu başkanlığında, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın da bulunduğu bir komisyon oluşturdu. Komisyon, yeni anayasada din eğitimi ve öğretimi ile ilgili düzenlemelerin nasıl yeralacağına karar vermek üzere toplantılar yaptı. Toplantılarda Sait Yazıcıoğlu'nun Alevilerin AİHM'de açtığı davalara dikkat çektiği basına yansımıştı.
________________________________________

'Alevileri Hans anladı, Osman anlamadı'
AİHM'nin kararı emsal karar, yıllardır mahkeme yollarını aşındıran Alevi birlikleri sevinçli

AİHM'nin verdiği karar, zorunlu din dersi ile ilgili açılmış diğer davalara da emsal teşkil edecek. Anayasa'ya eklenen bir maddeyle uluslararası mahkemelerin aldığı kararlar, içtihat sayılacak ve uygulanacak.
Alevi dernek vakıfları davada alınan sonuçtan memnun.

'1 milyon imza topladık'
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Turgut Öker: Zorunlu din derslerinin kalkması, 20 yıldır örgütlenen Alevilerin gündemlerinin en
önemli maddesiydi. Avrupa ve Türkiye Alevi örgütleri olarak bu doğrultuda çalışmalarınımız oldu ve geçen yıl 1 milyon imzalı dilekçeyi TBMM'ye verdik. Davada bilirkişi olarak yer aldık ve bu şekilde sonuçlanmasını bekliyorduk. Yeni anayasa hazırlayıcıları, zorunlu din dersinin tekrar anayasa içine koyamacaklardır.
Sosyal demokrata selam!

Alevi Bektaşi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser: Hukukun evrensel ilkelerini referans alan AİHM'nin bugünkü kararı bizleri sevindirmiştir. Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi Birlikleri Federasyonu yıllardır zorunlu din dersi uygulamalarının, din, vicdan ve inanç özgürlüğünü güvence altına alan Anayasa'nın 24. maddesine, evrensel hukuk değerlerine, çocuk haklarına ve laiklik anlayışına aykırı olduğunu anlatmaya çalıştı.

Alevilerin laiklik ekseninde verdiği mücadelenin haklılığını Hans anladı ama Osman halen anlamadı. Bu karar, 'Cumhuriyet'in kazanımlarını' zorunlu din dersi ve Diyanet'in varlığı ile savunan 'sosyal demokratlar'a da da bir mesaj göndermiş olmalıdır. AKP, eğitimde İslamizasyona son vermelidir.

Hubyar Sultan Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu: İlkokul 4. sınıftan başlayarak lise 4. sınıfa kadar okullarda Anayasal zorunluluk olarak okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi dersi veya gerçek ismiyle, yani uygulama şekliyle, zorunlu din eğitimi dersi, demokrasi ve laiklik açısından kabul edilemez bir derstir. AİHM'nin aldığı bu kararla, din eğitimi zorunlu olmaktan çıkmıştır. Türkçe, matematik, fizik, kimya gibi dersler nasıl Anayasa da konu edilmiyor ise din dersleri de Anayasa'da konu edilmekten çıkarılmalıdır.
'Zorunlu din eğitiminin anayasada yeri olamaz'

Davacı Hasan Zengin'in avukatı Kazım Genç, AİHM'nin kararla 'din kültürü ve ahlak bilgisi' derslerinin eğitim özgürlüğünün ihlali olarak gördüğünü söyleyerek, "Bu karar emsal niteliğinde bir karar olarak, ülkemizin her yerde uygulanması gereken ve hükümetin uyması gereken bir karardır" dedi. Genç, "Karar son dönemdedeki anayasa tartışmalarına ışık tutacak bir karar olarak tarihe geçecektir. Son dönemde yaşanan anayasa tartışmalarında, 1982 Anayasası'nın 24. maddesinin kalması veya zorunlu din derslerinin yine anayasa güvencesiyle okutulması tartışmaları vardı. Bu tartışmalar, AİHM'nin verdiği karar ile çözülmüştür. Parlamento, zorunlu din eğitimini Anayasa'nın kararı dışına çıkarmalıdır."

sabah
Zorunlu din dersi AİHM'den döndü

Fikret AYDEMİR BRÜKSEL


Alevi Hasan Zengin'in çocuğunun zorunlu din dersi görmesine itiraz için yaptığı başvuruda AİHM, zorunlu din dersinin eğitim özgürlüğünü ihlal ettiği kararına vardı..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "zorunlu din dersi eğitimi özgürlük ihlalidir" görüşünü benimsedi. Hasan Zengin adlı Alevi vatandaşın, ilköğretimde din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması talebini içeren davada Türkiye'yi haksız bulan AİHM'nin kararı bundan sonraki başvurularda emsal teşkil edecek. Laikliğe vurgu yapılan kararda, "kendini laik olarak nitelendiren bir ülkenin tüm dinlere eşit mesafede olması gerektiği" ifadesi yer aldı. Oybirliği ile alınan kararda, Türkiye'nin Zengin Ailesi'nin mahkeme masrafı olan 3 bin 700 Euro'yu ödenmesine hükmedildi. Türkiye'deki "din derslerinden muaf tutulma uygulaması" nın uygun bir yöntem olmadığı da ifade edilen kararda, "din özgürlüğünü koruma açısından da uygulamanın öğrenci ve ailesini dini inançlarını açığa vurmaya zorladığı" görüşüne yer verildi. Devletin değişik dinlere karşı tarafsız olma yükümlülüğüne ve dini toplulukları tek bir çatı altında toplamak için önlem alma gereksinimi olmadığına vurgu yapılan AİHM kararında, bir devletin eğitim programlarına din dersi koyması halinde, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerinin dini inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiği belirtildi.

ALEVİLER MEMNUN
AİHM kararı Alevi kuruluşlarını memnun etti:
* Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel: Uzun zamandır bu kararı bekliyorduk. Türkiye'nin zorunlu din dersini kaldırılması gerekiyor. Yapılmazsa Cumhurbaşkanı, Başbakanlık, AİHM ve Avrupa Parlamentosu'na imza göndereceğiz.

* Dünya Ehli Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun: Artık Türkiye'nin adım atması gerek. Hükümetin geliştirdiği formül ise din dersini ikiye bölerek, din kültürünü zorunlu, din bilgisini ise seçmeli olarak okutmak şeklinde.

Star

Din dersinde Türkiye aleyhine karar

DÜNYA



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, zorunlu din ve ahlak kültürü dersiyle ilgili davada, bu dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi.
Türk vatandaşı Hasan Zengin ile zorunlu din dersine sokmak istemediği kızı Eylem Zengin, Türkiye’de bu dersin sadece Sünni bakış açısıyla verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirterek 2004 yılında dava açmışlardı.
(ANKA)


Vakit

AİHM'den dini konuda yine siyasi karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda, Türkiye'yi haksız buldu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği görüşüne varılan AİHM'nin gerekçesi kararında, Türkiye'deki din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini tarafsız olmadığı yorumu yapıldı.


Vatan
'Tek yanlı din dersi olmaz'

Alevi bir babanın yaptığı başvuruyu değerlendiren Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi babayı haklı buldu. İşte gerekçe

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dün aldığı kararında, kızını “sadece Sünni İslam’ın öğretildiği zorunlu din dersine sokmak istemeyen” Hasan Eylem adlı Alevi babayı haklı bularak Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine karar verdi.

AİHM, Türkiye’nin sözleşmenin bir numaralı ek protokolünün iki numaralı maddesini ihlal ettiğini belirterek, Türk devletini 3 bin 726 euro mahkeme masrafını ödemeye mahkum etti. Bu madde, “Her ailenin çocuklarının kendi inançlarına göre ya da bir başka inanca göre eğitim almayı talep etme hakkı olduğunu” belirtiyor.

Yüksek mahkemenin bu kararı, Türkiye’deki yeni anayasada zorunlu din derslerinin kapsamının nasıl olması gerektiğine ışık tutması açısından da önem taşıyor. Buna göre AİHM, Türkiye’den ya zorunlu okutulan din derslerini seçmeli yapmasını ya da zorunlu tutulan din derslerinde bütün din ve inanç sistemlerini aynı ağırlıkta öğretmesini istemiş oluyor.

AİHM, Türkiye’de ilk ve orta dereceli okullarda okutulan zorunlu din derslerini, müfredat programı ve Türk eğitim sisteminin ailelerin din ve inançlarına saygı gösterip göstermediğine ilişkin iki ayrı açıdan değerlendirdi.

İki gerekçe sundu
Okullardaki din derslerinin müfredat programını demokratik toplumun gerektirdiği çoğulculuk ve objektiflik ilkelerine uymadığında karar kılan AİHM din dersleri müfredatını şu gerekçe ile eleştirdi: “Öncelikle müfredat, İslam dinine diğer din ve inançlardan çok fazla ağırlık veriyor. Din kitapları bütün dinlere ilişkin genel bir açıklama verirken, İslam dininin bütün prensipleri ayrıntılı şekilde öğretiliyor. Öte yandan Alevilik, Türk halkının büyük bir kesiminde temsil edilmesine rağmen, Alevilik öğrencilere çok sonraki yıllarda öğretiliyor.” Mahkeme eğitim sisteminin ailelerin dini inançlarına da saygı göstermediğini vurguladı. şu gerekçeyle açıkladı:

İşte gerekçe
“Türkiye’de Hristiyan ve Yahudi öğrencilerin zorunlu din derslerinden muhaf tutulması söz konusu olabiliyor. Ama eğer bu derslerin amacı bütün dinleri öğretmekse sadece Müslüman öğrencilere zorunlu tutulmasının bir gerekçesi olamaz. Üstelik bu derslerden muhaf tutulmak isteyen gayri Müslimlerin, bu konuda okul yetkililerini bilgilendirmekle yükümlü olmaları da inanç özgürlüğü ile bağdaşmaz. Mahkeme, muafiyet usulünün yerinde olmadığı görüşünde.”
Haber: Duygu LELOĞLU / BRÜKSEL


Yeni şafak

AİHM, zorunlu din dersini hak ihlali saydı

STRASBURG (ANKA)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, din dersin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi. AİHM, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine yapılan itiraza ilişkin bir başvuruda Türkiye'yi haksız buldu. AİHM'nin, gerekçeli kararında, "eğitim sırasında, devletin, ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerektiği" belirtildi. Alevi inancını benimseyen Hasan Zengin isimli vatandaş, 2004 yılında AİHM'ye yaptığı başvuruda, "Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesini ve eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün 2. maddesini ihlal ettiği" görüşünü savunmuştu.
10.10.2007

Zaman

AİHM'den zorunlu din dersi davasında Türkiye aleyhine karar



AİHM, zorunlu din kültürü dersiyle ilgili davada, dersin zorunlu kılınmasının insan özgürlüklerini engellediği kararına vardı. Uzmanlar, AİHM'nin eski müfredata göre karar verdiğine dikkat çekerek, "Karar emsal oluşturmaz." dedi.


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), din ve ahlak kültürü dersinin zorunlu kılınmasının insan hakkı ihlali olduğuna karar verdi. Alevi inançlı Hasan Zengin, zorunlu din dersine girmesini istemediği kızı Eylem Zengin için, Türkiye'de bu dersin sadece Sünni bakış açısıyla verildiğini belirterek, 2004 yılında AİHM'ye başvurmuştu. Türkiye'deki uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) inanç ve eğitim haklarıyla ilgili maddelerine aykırı olduğunu savunan başvuruyu kabul eden AİHM, görülen davada Türkiye'yi haksız buldu. AİHM'nin gerekçeli kararında, "din öğretim programının, ebeveynin inançlarına saygı göstermemesinin, insan hakları ihlali oluşturduğu" belirtildi. AİHM, mahkeme masrafı olarak, Türkiye'nin başvuru sahibine 3 bin 726 Euro ödemesine karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı, 'AİHM'nin kararı ferdi' yorumunda bulunurken yetkililer, din dersinin bu karar sonrasında zorunlu olmaktan çıkmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkumiyetine yol açan dava konusu olan 7. sınıfta okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabının içeriğini 2005 yılında değiştirmişti. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Recep Kaymakcan, farklı bir noktaya dikkat çekerek, "Yeni kitaplara Alevilik de konuldu. Bu, eski müfredata, ders kitabına göre verilen karar. Emsal oluşturmaz." dedi. Kaymakcan, yeni anayasa taslağında din dersinin seçmeli veya isteyene muaf olmasının gündemde olduğu bir zamanda kararın açıklanmasının manidar olduğunu kaydetti. Milli Eğitim Bakanlığı, 2006 yılında ilköğretim, 2005 yılında da ortaöğretim kurumlarındaki din kültürü ders kitaplarının içeriğini değiştirdi. Alevilik'le ilgili bilgiler de ders kitaplarına girdi. Prof. Kaymakcan, kitaplarda yapılan değişikliklerin önemli olmakla birlikte yeniden ele alınıp zenginleştirilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mahkumiyet gerekçesini ortadan kaldırılabileceğini söyledi.
Türkiye'nin davasında bir süre önce karara bağlanan Norveç'teki Folgero davası emsal oldu. Temmuz ayında sonuçlanan Folgero kararında da, Norveç'teki eğitim müfredatının Protestan inancına uygun olarak düzenlendiği ve diğer dinlere yönelik çoğulcu bir bakış açısı yer almadığı gerekçe gösterilerek Norveç mahkum edilmişti.
Türkiye, din eğitimi yerine dinler kültürü dersi veriyor. Dinler hakkında objektif bilgi almanın öğrenciler arasında kaynaşmayı tesis edeceğini ifade eden Prof. Kaymakcan, "Bu nedenle Türkiye, dersin seçmeli veya isteyene muaf olması yerine içeriğini değiştirerek zorunlu bir ders olarak kalmasını sağlamalı. Avrupa ülkelerinde de bu ders zorunlu olarak okutuluyor." diye konuştu.
Emre Demir - İbrahim Balta / Strasbourg, İstanbul



Düzenleme
hubyar.org
Hubyar Haber Merkezi