KUDRETİYLE KURNAZLIĞA SOYUNAN KAYMAKAM
9.10.2009 Abbas Tan ABF Eski Gn.Bşk. Yrd.
Bu ülkede gün geçmez ki yeni olaylara şahit olmayalım.
Her şey bitti şimdi de Kaymakamlarla mı uğraşılacak. Elbette bütün Kaymakamlardan bahsetmiyorum,Ulubey Kaymakamından bahsediyorum.
İnsanlar makam ve mevki sahibi olunca neden kendilerini kaybederler yada kendilerini ne sanırlar anlayabilmiş değilim. Adam kaymakam olmuş hem de adıyla sanıyla bir kaymakam. Adı KUDRET soyadı da KURNAZ.
Bir kaymakam yasaların verdiği yetki ile görevini sürdürür,yetkilerini ve haddini de aşamaz. Birileri yanlış yapıyorsa yada yasaların dışına çıkıyorsa gereğini yapar ama Ulubey Kaymakamı Kudretine güvenerek Kurnazlık yapıyor. Okul yardımını bahane ederek Alevilere saldırıyor.
Yok efendim İlçeye Yüksekokul yapılıyormuş da vatandaşlarda yardım ediyormuş da Alevi dedeleri buna mani olup kendilerine para yada fındık topluyorlarmış da bu konuda duyumlar alınıyormuş.
Ey Kaymakam efendi,bir Kaymakam duyumlarla hareket etmez, yasalarla hareket eder. Sen yasaları bilmiyorsan öğreneceksin ama Alevi köylerine ve Alevilere çamur atarak birilerine şirin görüneceksen attığın o çamurun parçaları üzerine yapışır ve yıkamakla da çıkmaz.
Bir insan hangi makamda olursa olsun haddini bilmeli, haddini bilmez ise haddini bildirirler.
Bu Kaymakam efendinin resmi yazısı bir kanaldan elime ulaştı ve bu yazıyı kamuoyu ile paylaşma ihtiyacı duydum. Bakınız yazının aslı nedir.
T.C.
ULUBEY KAYMAKAMLIĞI
Yazı İşleri Müdürlüğü
SAYI : B.05.4.VLK.4.52.71.01/491/700
KONU : Okul Yardımı Hk 08.09.2009
HOCAOĞLU KÖYÜ MUHTARLIĞINA ULUBEY
Bilindiği üzere İlçemize yapılmakta olan Yüksekokul için halkımızdan fındık ve para toplama kampanyası başlatılmış bulunmaktadır. Ancak alınan duyumlarda bazı kesimlerde toplanan paraların yasal olmadığı gerekçesiyle engellendiği hatta Alevi köylerimizde dedelerin telkinleriyle üniversiteye toplatılmadığı, kendilerine fındık toplandığı duyumları alınmıştır.
Bu nedenle Alevi dedelere fındık verilmemesi muhtarlar ve toplayan dedeler hakkında yasal işlem yapılacağının bilinmesini,
Rica ederim. Kudret KURNAZ Kaymakam
Yazıyı herkes iyice inceledikten sonra değerlendirme yapmalı ve böyle kaymakamların sonu ne olur diye kendi kendilerine sormalı.
Ben kendime bu soruyu sordum ve hemen de cevabını verdim.
Bu Kaymakam yakında Alevilerin yoğun olduğu bir ile Vali olur.
Vali olur çünkü adamın bu konuda deneyimi vardır. Aleviler ve Alevi inanç önderlerine karşı nasıl davranılacağını öğrenmiştir. Ama bir konuda çok cahil kalmıştır.
Aleviler okulu ve okumayı ne kadar severler ve Alevilerin eğitim seviyesi ülke nüfusuna göre ne kadar yüksektir bunu bilmemektedir.
Okumuş adam olmuş,hatta Kaymakam olmuş bir devlet memuruna önerim var.
Mademki bulunduğunuz ilçenin Alevi köyleri vardır,bu Alevi köylerinde de Aleviler vardır. Lütfen gidip bu köyleri ve o insanları tanıyın ondan sonra bu konuda fetva verin. Sizin bu resmi yazınızı geçmişte devlet memurluğu yapmış birisi olarak iyice ve düşünerek okudum anlamaya çalıştım ve baktım ki Kaymakam olarak mevcut Hükümetin Alevi açılımından bihabersin. Çünkü Hükümetin Alevi açılımı hem bir fiyasko hem de senin uyguladığın politikaya hiç benzemiyor. Çünkü bu tip açılım Aleviliği ve Alevileri yok etme politikası ama Kaymakam olarak senin yazdığın yazı hem tehdit hem hakaret hem de yasalara pek uymayan bir yazı.
Sanıyorum genç bir kaymakam olarak bir yanlışın içerisine girdiniz,birilerin dediği ile hareket ederek böyle bir yazıyı kaleme alarak devlet arşivlerine bir belge koydunuz ve yüzyıllar sonra torunlarımızın torunlarına karşı kullanılacak bir belge bırakarak Kurnaz Kaymakam oldunuz
Size bir uyarım olacak,
Hiç zaman geçirmeden derhal Alevi köylerine ziyarete gidip bu yanlışı düzeltmelisiniz ve de yazdığınız yukarıdaki yazıya (tarih ve sayısına değinerek) atıfta bulunarak tarihi hatayı telafi etmelisiniz.
Aleviler hoşgörü sahibidirler,onlar büyüklüğü bilen insanlardır bana göre yanlış olan bu tavrınızı yine onların desteği ile düzeltebilirsiniz.
Şunu hiç aklınızdan çıkartmayınız sayın Kaymakam efendi. Aleviler hem iyiliği,hem eğitimi hem de insanlığı seven bir topluluktur. Alevilerin inançları ve kültürleri gereği eğitime özel bir önem vermişledir ve bu tavırları devam etmektedir. Bu yüzden de kendi ibadethaneleri olan Cemevleri için devletten bir talepleri yoktur ve devletin İnançlar için bütçeden ayırdığı paya da karşıdırlar, inanç için ayrılan bu parayı da Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum tarafından harcamaktadırlar. İşte Aleviler bu kuruma ve ayrılan paya karşıdırlar, bu paraların sağlıkta ve eğitimde kullanılması konusunda ne kadar ısrarlı olduklarını sağır sultan bile duymuştur.
Merak edilen bir soru var ki bu sorunun cevabı aslında o yazıda verilmiş ama ben bir daha sorma gereği duyuyorum.
Bu ilçeye yapılacak Yüksekokul için halk yardım edip para toplamaz ise yüksekokul o ilçeden geri mi gidecek. Yada devlet madımak otelinin insanlık müzesi yapılabilmesi için o binayı istimal edecek parayı bulamadığı gibi yüksekokulun yapımı içinde mi para bulamıyor da siz köylülerden para ve fındık toplayarak bu okulun ihtiyaçlarını karşılayacaksınız.
Yazının bir paragrafında “Ancak alınan duyumlarda bazı kesimlerde toplanan paraların yasal olmadığı gerekçesiyle engellendiği…” diye devam etmektedir. Gerçekten topladığınız bu paralar ve fındıklar yasal yollardan toplanmıyor mu? Bu konuda halkı ikna edecek bir paragraf göremedim. Şayet topladığınız ayni ve nakdi yardımlar yasalara uymuyorsanız bir vatandaş olarak kaymakamlığınıza bilgi veriyorum,derhal yasal yollardan bu yaptıklarınızla ilgili inceleme ve araştırma başlatın
Elbette bu konuda çözümü devleti yöneten Hükümet ve İlçede Devleti temsil eden Kaymakam bulacaklardır. Bulacaklar ama yanlış yoldan yanlış taktiklerle bir taşla iki kuş hesabı yapıyorlarsa bu son derece yanlış bir uygulama.
Bu konuda kurnaz olmaya gerek yoktur,hele hele Kudret Kurnaz isimli bir kaymakamın kasıtlı bir tavır içerisine girmişse adı ile soyadı bu yakıştırmaya yeter de artar da.
9.10.2009
Abbas Tan
ABF Eski Gn.Bşk. Yrd.
2002 |
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONUSokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24 Dikmen – Ankara Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75 E-mail : alevifederasyonu@gmail.com |
Basına ve Kamuoyuna
*Ulubey Kaymakamı Fetva Yayınladı: Alevi Dedelerine Fındık vermeyin.
*Çağdaş Bilime inanan Alevileri hiç kimse Eğitim düşmanı olarak gösteremez.
Ordu önceki Valisi Ali KABAN, sanki başka işi yokmuş ve sanki Ordu ilinin sorunları tükenmiş gibi aklını pisuvarlarla bozmuştu. Öyle gözüküyor ki, Ulubey Kaymakamı da aklını Aleviler ile bozmuş.
Ordu-Ulubey’de Yüksek okul yapmak için, kaymakamlık, fındık ve para toplamak üzere kampanya başlatmış. Ancak bu faaliyet, kaymakamlığa göre yasal olmadığı gerekçesiyle, bazı kesimlerce engellenmiş. Hatta Alevi köylerinde dedelerin telkiniyle, bu yardımların üniversite için değil, kendilerine fındık toplandığı doğrultusunda duyumlar almışlar.
Ulubey Kaymakamı Kudret Kurnaz, yukarıdaki bilgileri 08.09.2009 tarih ve B.05.4.VLK.4.52.71.01/491/700 sayılı yazısında aktardıktan sonra, bir cümle daha ekliyor; “Bu nedenle Alevi Dedelere fındık verilmemesi, muhtarlar ve toplayan dedeler hakkında yasal işlem yapılacağının bilinmesini, rica ederim.” diye buyuruyor.
Sanki Cumhuriyetin Kaymakamı değil, Osmanlının Hızır Paşa isimli valisi.
Değerli Basın Mensupları;
Öncelikle bir soru sormalıyız: Kaymakam Kurnaz kendini ne sanıyor? Cumhuriyet’in kaymakamı mı, Osmanlı’nın Şeyhülislamı mı?...
Şeyhülislamlar böyle fetvalar yayınlarlardı. “Işık Taifesi” dedikleri, Kızılbaş ve Aleviler için “Katli vacip”, “Alevi katledenin yeri cenneti mekândır”, “malı, canı, namusu helal” diye hükümler kurarlardı. Bu nedenle Yavuz’dan bu yana hep Aleviler katlediliyor.
Kaymakam bey de tam da böyle fetva buyurmuş: “Bu Aleviler eğitime karşılar, eğitim yuvası istemezler. Hele hele yüksek okul yapılması onların menfaatlerine aykırıdır. Dedelerine fındık toplamak, Çocuklarınızın okuyacağı yüksek okulu fındık toplamaktan daha önemli görürler.” vb. vb.
Şimdi buradan kaymakama; be hey cahil sen Alevileri hiç tanımazsın. Önce onları tanı demek haksızlık olur mu? Eğitimi savunan bizler değil miyiz? Ülkeye bu kadar cami yapılacağına okul yapılsın diyen, Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilsin, bütçesi Eğitime ve sağlığa aktarılsın diyen bizler değil miyiz?
Diğer taraftan, Ulubey kaymakamı Alevi köylerinde inançsal hizmetini, devlete yük olmadan yürüten Alevi Dedelerine; gönüllük esasına ve razılıkla verilen “hakkkkullah, çıralık” adı altındaki Dede hakkının Dedelere verilmesini de yasaklamaktadır.
Alevilerin inanç önderleri, başkalarından alınan vergilerden pay almayıp, inanç hizmetini sunduğu insanların rızalıkla verdiği hakkullahlarla hizmetlerini yerine getirirler.
Alevilerden kesilen vergilerle; Diyanet İşleri Başkanlığı kadroları, cami imamları, müftüler beslenmektedir. Biz bunlara hakkımızı helal etmiyoruz. Ama helal ederek dedelere verdiğimiz hakkullahlara hiç kimse karışamaz. Dedelere hakkullah verenler hakkında soruşturma açacağını resmi yazı ile açıklayan Ulubey Kaymakam’ı hakkında yasal haklarımızı kullanacağımızın bilinmesini isteriz.
Saygı ile kamuoyunun bilgisine sunarız.06.10.2009
Genel Başkan
Ali BALKIZ