Hedensted ve Ringsted AKM ''ŞİDDET'' konulu bir panel yaptı. 11-12-09
TARAFINDAN: TURAN MERIC
 


 

7 Kasım 09 cumartesi günü Hedensted AKM ve 08 Kasim 2009 Pazar günü Ringsted Alevi Kültür Merkezinde ''ŞİDDET''  konulu bir panel yapıldı. Panalist olarak,Sosyal Demokrat Milletvekili, Yıldız Akdoğan ve Almanya'da yaşayan Kadın Aktivist Seher Yeğin konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca, Sosyalist Halk Partisi Milletvekili Ôzlem Çekiç, rahatsızlığından dolayı panel'e katılamadı.

 

Hedensted'teki panele Kadın Aktivist Seher Yeğin katıldı, 150 kişinin katıldığı panelin ardından, coşkulu geçen bir eğlence gecesi yapıldı.

 

Ringsted'teki paneli Dernek Başkanı Izzet Meriç yönetirken.

Panalist olarak,Sosyal Demokrat Milletvekili Yıldız Akdogan ve Almanya'da yaşayan Kadın Aktivist Seher Yeğin konuşmacı olarak katıldı.Ayrıca, Sosyalist Halk Partisi milletvekili Ôzlem Çekiç, rahatsızlığından dolay panele katılamadı.

 

Panel'e dernek üyelerimiz ve değişik çevrelerde 100'e yakın misafirlerimiz katıldı.Panel'istler Danimarka Parlemento Milletvekili Yıldız Akdoğan ve Almanya'da kadın aktivist Seher Yeğin konuşmacı olarak katıldı.Konu, misafirlerimiz tarafında ilgiyle dinlenirken panelistler çok önemli sorunları dile getirdiler.''25 KASIM KADINA YÖNELiK ŞİDDET'E KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE ve DAYANIŞMA GÜNÜ'' ve 25 KASIM'ın tarihsel öneminin anlatıldığı panelimizde MiRABELL kardeşlerin mücadelesi anlatıldı.Günümüzde yaşamımızın her alanına yayılan ve insanlar üzerinde çok olumsuz tahribatlar yaratan şiddet'in en çok kadınlar üzerinde etkili olduğunu ve kadının her açıdan toplumsal gelenek,kültür ve aile içinde bunun en ağır biçimde yaşandığıda dile getirildi.

Panelistlerimiz şöyle devam etti;

Egemenler varlıklarını devam ettirmek ve halklara uyguladıkları şiddeti meşrulaştırmak için şiddet'i toplumun tüm kesimlerinde hissettirmiştir. Evde, işyerinde, okulda kısacası yaşamımızın her yerinde, yaşadığımız dünyanın adeta vazgeçilmezi ve tek çözüm gücü haline getirilmiştir.

Bu nedenledir ki; güçlü bir toplumsal dönüşüm ve değişim yaşanmadığı takdirde bu gerçeklik tüm insanlığın aleyhinde var olmaya devam edecektir.

şiddetin bu kadar normal görüldüğü ve topluma kanıksatıldığı erkek egemen dünyamızda kadına uygulanan şiddetin boyutları, ikinci cins olan kadınlar üzerinde ele alındığında daha da korkunç bir hal almıştır denildi.

Ulusal ve Uluslararası insan hakları kuruluşlarının araştırmalarınada değinildiği bölümde şöyle bir istatistik sıralandı;

Dünya genelinde her yıl 170 milyon kadın çesitli şekilde şiddete maruz kalmaktad?

şiddet nedeniyle günde ortalama 600 ile 650 arası kadın yaşamını yitiriyor.

Her yıl 5 -15 yaş arası 2 milyon kız çocugu kadın tacirlerine satılarak fahişeliğe zorlanıyor.

Yine her yıl 60 milyon kız ve kadın kötü beslenme, doğum, kürtaj ve çesitli sağlık hizmetlerinden yoksun olduğu için ölüyor.

Dünya genelinde her yıl 120 milyon kız cinsel arzularının azalması için sünnet ediliyor.

Günümüzde okuma yazma bilmeyen 876 milyon insanın üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır.

Dünya’da ki yoksulların yüzde 70’i kadınlardır.

Yine yapılan araştırmalara göre Avrupa’da şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 85’i yalnızca eşlerini dövmektedir.

Fransa’da kadınların yüzde 95’i şiddet görürken, ingiltere’de haftada en az iki kadın eşleri yada eski eşleri tarafından öldürülmektedir. Tüm bunlarla birlikte; yeni çıkarilan ekonomi yasalarıyla Avrupa’lı kadınların uzun süren mücadeleler sonucu elde ettiği hakları da teker teker geri alınmaktadır.

Sadece ABD’ de yılda 700 bin kadına tecavüz edilirken,

Hindistan’da her yıl 15 bin civarında kadın yeterince çeyiz getirmediği için damat ailesi tarafından öldürülüyor.

Toplumsal ve bireysel şiddetten kaynaklı ülkesi, dini, dili, milliyeti, rengi ne olursa olsun her gün milyonlarca kadın zarar görmekte ya da yaşamını yitirmektedir.Kadınlar aile içi şiddet ve toplumsal şiddetle birlikte ayrıca devletlerin uyguladığı şiddete de maruz kalmaktadırlar.

Ancak kadınlar olarak yaşadıklarımız ve gördüklerimiz göstermiştir ki; şiddet üzerine kurulmuş ve varlığını şiddet uygulayarak devam ettiren Erk(ek) egemen emperyalist bu sistem, genelde topluma özelde de kadına uygulanan şiddetin tek sorumlusudur diye devam edildi.

Bu doğrulardan hareketle; insanlık ve onun yarısı kadınlar olarak, insanın insana yabancılaşmadığı, erkek egemen düşüncenin, haksız savaşların, katliamların, açlığın, sömürünün ve sınıfın olmadığı bir dünya yaratmak için mücadele etmeliyiz diyen panelistler son sözlerinde. '' insanlık ancak böylesi bir dünya’da şiddetten kurtularak gerçek anlamda özgür olabilir'' diye paneli sonuçlandırdılar.Milletvekilimiz YILDIZ AKDOGAN,ayrıca Danimarka'da kadına yönelik şiddete karşı özel bir kurumda çalışma yürüttüğünü belirtti.Danimarka'da da diğer ülkelerden çok farklı bir durum olmadığını belirten YILDIZ AKDOGAN, bir kadın olarak bu tür çalışmaların olmasının gerekliliğine vurgu yaparak,bu yönlü çalışmaların içinde bulunacağını beyan etti.Ayrıca, Danimarka Parlementosunda göçmenlerle ilgili çalışmalar hakkında katılımcı misafirleri bilgilendirdi.Bütçe görüşmeleri sırasında Danimarka Halk Partisinin emekli göçmenleri ilgilendiren çalışmalar hakkında bilgi verdi.( Yasa gerçekleştiğinde,emekliler 2 ay dan fazla yurt dışında kalamayacaklar).Danimarka'da,son dönemlerde Danimarka'lı polislere verilen aşırı şiddet kullanma yetkiside panelimizde kınandı.8 yıldır Danimarka'yı yöneten sağcı koalisyon, Danimarka halk partisininde desteğini alarak ülkenin git gide liberaleşmesinden kaynaklı,göçmenlerinde yaşam alanların kısıtlanarak şartların ağırlaştığı panelimizde dile getirildi.Derneğimizin genç başkanı İzzet Meriç, bu ve benzeri çalışmaların dernekte devam edeceğini panel sonunda belirterek,panelistlere çiçek sunarak teşekkür etti.Tüm katılımcı misafirlerede ayrıca bu gibi çalışmalarda destek sunmalarını rica etti.