DEYİŞLER

(Bu sayfada ki deyişler öz kaynaklarından alınmamıştır, dolayısıyla eksik aktarmalar olabilir, hoşgörünüze sığınırız.)

  • SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR

    Bütün evren Semah döner
    Askından güneşler yanar
    Aslına ermektir hüner
    Beş vakitle avunmayız

    Canan bizim canimizdir
    Teni bizim tenimizdir
    Sevgi bizim dinimizdir
    Başka dine inanmayız

    HÜDAİ’ YEM Hüdamız var
    Dost elinde bademiz var
    Muhabbetten gıdamız var
    Ölüm ölür biz ölmeyiz



    NE OLURSA OLSUN

    Su Milletin hak sancağını
    Çekelim bakalım ne olursa olsun
    Teber çekip zalimlerin kanını
    Dökelim bakalım ne olursa olsun

    Su milleti güruh gezelim
    Mazlumları bir katara dizelim
    zalimlerin sarayını bozalım
    Yıkalım bakalım ne olursa olsun

    Pir Sultan’a dostlar yardim etmez mi
    Mazlumlar bağında bülbül ötmez mi
    Gayri çektiğimiz yetmez mi
    Kalkalım bakalım ne olursa olsun


    UYUR İDİK UYARDILAR

    Uyur idik uyardılar
    Diriye saydılar bizi
    Çoban olduk ses anladık
    Sürüye saydılar bizi

    Pir defterine yazıldık
    Hak divanına dizildik
    Bal olduk şerbet ezildik
    Doluya saydılar bizi

    Halimizi hâl eyledik
    Yolumuzu yol eyledik
    Her çiçekten bal eyledik
    Ariya saydılar bizi

    Pir SULTAN ım şunda
    Çok keramet var insanda
    O cihanda bu cihanda
    Aliye saydılar bizi.



    BENİM KABEM İNSANDIR

    Benim kebem insandır, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    İnsan oğlu insandır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem sevildir, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Sevili insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem emektir, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Emekçi insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem dünyadır, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Dünyayı insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Ellerin kebesi var benim kebem insandır
    Kuranda kurtaranda insan oğlu insandır

    Ellerin kabesi var benim kebem sevildir
    Kuranda kurtaranda sevili insandır

    Ellerin kâbesi var benim kebem emektir
    Kuranda kurtaranda emekçi insandır

    Ellerin kâbesi var benim kebem dünyadır
    Kuranda kurtaranda dünyayı insandır


    GELSİN HİZMET EHLİ SEMAH EYLESİN

    Evel erkan ilen, evel yol ilen
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin
    Söylersen Muhammet Ali"den söyle
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

    Geldiğiniz evler dolu olsun nurdan
    Bizde böyle gördük uludan pirden
    Yardımcımız olsun ol Şahı Mardan
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

    Semah eyleyenler, haslar hasıdır
    Semah eylemeyen hakkin nesidir
    Abdal Pir Sultan”ım er nefesidir
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin...
    dost dost.

    devam


    KALDIRIN BASLARINIZI YUKARI...

    Dostlarım kardeşlerim canlarım
    Kaldırın baslarınızı
    Suçlular gibi yüzünüz yerde
    Özünüz darda durursunuz
    Kaldırın baslarınızı yukarı
    Size göz verildi gözleyin diye
    Dil verildi söyleyin diye
    Kulak verildi dinleyin diye
    El gövde de kaşınan yeri bilir
    Dert sizde derman ellerinizdedir
    Gün gül ile barışmalı
    Kardeş kardeş duruşmalı
    Koklaşmalı söyleşmeli
    Korka korka yasamak ne
    Kanadık toprak olduk
    Çekildik bayrak olduk
    Döküldük yaprak olduk
    Geldik bu güne
    Ekmeği bol eyledik
    Acıyı bal eyledik
    Sıratı yol eyledik
    Geldik bu güne
    Ekilir ekin geliriz
    Ezilir un geliriz
    (Bize ölüm ne?)
    Bir gider, bin geliriz

    BİZ HALKIZ
    YENİDEN DOĞARIZ
    ÖLÜMLERDE



    BİZİM

    Kapansın el kapıları,
    bir daha açılmasın.

    Yok edin insanin,
    insana kulluğunu.

    BU DAVET BİZİM

    Yasamak, bir ağaç gibi,
    Tek ve hür

    Ve bir orman gibi
    kardeşçesine,

    BU HASRET BİZİM..


    BİZİ DERGAHINDAN MAHRUM EYLEME

    Medet Allah medet, (hüü) medet ya Ali (Hüü) =
    Bizi dergahından mahrum eyleme
    Pirim hünkar Hacı Bektaşi Veli
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Ademi Seyfullah Adem hakkı için
    Muhammet Mustafa Hatem hakkı için
    Eyübe verdiğin sitem hakki için
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Hasan”ın aşkına kılardım zari
    Sah Hüseyin yolu muzun serveri
    Alemin carisin cenabı varrı
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Zeynel"in canına da dost, dost, kıldılar ceza,
    Muhammet Bakir"dir sırrı Mürteza
    İmam Caffer Kazım Masayı Rıza
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Muhammed" im der ki di-darım haktır
    Tâki Nâki Askeri hep rahmanimdir
    Severim Mehdi"yi niyazım vardır
    Bizi dergahından mahrum eyleme


    EY SAHİN BAKISLIM BÜLBÜL AVAZLIM

    Ey şahin bakışlı, bülbül avazlım
    Bir eli kadehte, bir eli sazlım
    İste ben gidi yom, kal ahu gözlüm, kal ahu gözlü
    Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

    Yolda harami var, engel arada, engel arada
    Unutmam sevdiğim, demde sırada
    Kalkıp gider amma, gönüller burada
    Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

    Kul Hüseyin"im ey gül benzin soluk, gül benzin soluk
    Alnımıza yazılmıştır ayrılık
    Vallahi sevdiğim gönüller birlik

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem


    İSTE MEYDAN

    Ela gözlü pirim geldi
    Duyan gelsin iste meydan
    Dört kapıyı, 40 makamı
    Bilen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey

    Ben pirimi hak bilirim
    Yoluna kurban olurum
    Dün doğdum bugün ölürüm
    Ölen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey

    Sah Hatayim der sırrını
    Meydana koymuş serini
    Nesimi gibi derisin
    yüzen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey



    SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR

    Kul olayım mızrap tutan ellere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Gül dikeyim kan dökülen yerlere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Gül dikeyim kan dökülen yerlere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, bir tanem hey

    Sivas ellerinde ömrüm çalınır
    Kor yürekler bölük bölük bölünür
    Dosttan ayrılmışsam bağrım delinir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim ey
    Nakarat

    Bir ismim Haydardır biri Nesimi
    Akarsu’yum kesemezler sesimi
    Hasretime duyurayım yasımı
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Nakarat

    Madımak’ta ateş göğe gerilir
    33 canim birden alınır
    Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, bir tane hey ey



    DEMOKRASİ NERDE İSE ORDAYIZ

    Dostlar bizim inancımız bellidir
    Demokrasi nerde ise ordayız
    Softaların sözlerine kanmayız
    Demokrasi nerde ise ordayız
    İnsan hakki nerde ise ordayız

    Bizim ölenimiz geri dirilmez
    İnsanlara bos fetvalar verilmez
    Bizde sınıf bölücülük bilinmez
    Demokrasi nerde ise ordayız

    Yollarımız ikilikle barışmaz
    İnsanların inancına karışmaz
    Benlik yoktur kimse ile yarışmaz
    Demokrasi nerde ise ordayız
    İnsan hakki nerde ise ordayız

    İnsan Haktır Hak insandır biliriz
    Gönüllerde açar bizim gülümüz
    Akarsuyum bacı kandaş hepimiz
    Demokrasi nerde ise ordayız




    ÖLDÜRMEN BENİ

    Erenler zehir getirin
    Bal ile öldürmen beni
    Bağrıma diken batırın
    Gül ile öldürmen beni

    Hiçlik aleminden estim
    Varlık sevdasını kestim
    Yokluk benim eski dostum
    Malının öldürmen beni

    Bir aşktır düştü özüme
    Yanarım kendi közüme
    Leyla görünüp gözüme
    Çölünen öldürmen beni

    Duygular dönüştü söze
    Yanık sevda isler öze
    Dertli dertli vurur saza
    Telinin öldürmen beni

    Hüdayi’yem daldım gâma
    Saldı beni demden deme
    Asin kesin yüzün ama
    Dilinen öldürmen beni



    ÇEK KATARI

    Çek katarı ben gelirim peşinden
    Ali divanına duralım hele
    Merhametin yok mu gözüm yaşına
    Pîre bağlı kalıp duralım hele

    Ey erenler, gerçek erler merhaba
    Ey gaziler gerçek pîrler merhaba
    Hazır yerler, hazır postlar merhaba
    Zakirler sazları çalalım hele

    Askından perişan DAVUT SULARİ
    Muhabbeti baldır, kendisi arı

    Hazret Alinin ol Zülfükârın
    İnkarın boynuna vuralım hele.

    SÖYLE CANIM SÖYLE

    Dünyanın üzerinde kurulu direk
    Emek zay olmadan sızlar mı yürek
    Ali yar Ali yar , Ali yar Ali yar sızlar mı yürek,
    Bu düzeni kim kurmuş biz nerde bilek
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

    Adem eker yer yüzüne ekini
    Ekin saklar yer altında kökünü
    Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar Saklar kökünü
    Ayıkla gör karasını akını

    Ocağa koymuşlar köse taşını
    Hak onarsın gerçeklerin isini
    Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar ah yar isini
    Bir gün ağrıtırlar, senin başını
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar
    Ah yay yar, ya dost dost, medet şah şah dost

    Pir Sultan Abdalım farz ile sünnet
    Yola gelmeyene edilmez minnet edilmez minnet
    Cümlenin muradı dünyada cennet
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

    ALİ’im NE YATARSIN GÜNLERİN GELDİ

    Gözleye gözleye gözüm dört oldu
    Ali’lim ne yatarsın günlerin geldi
    Korular kalmadı, kara yurt oldu
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Kızılırmak gibi bendinden boşan
    Hamladan Merdinden Sivas’a döşen
    Düldül eyerlendi, Zülfükar kusan
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Mümin olan bir yana çekilsin
    Münafık başına taslar dökülsün
    Sancağımız, Kosavaya dikilsin
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktir
    Vallahi sözümün hatası yoktur
    Şimdiki sofunun, Yezidi çoktur
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi



    İSTER YAKIP, İSTER YÜZSÜNLER BENİ

    Açığım yok, kapalım yok dünyada
    Ne ise ahvalim sorsunlar beni
    Hiç kimseye vebalim yok dünyada
    İster sevip, ister kırsınlar beni

    Okudum kitabi edep erkânlı
    Yaptığım secdenin kıblesi canlı
    Gerdeksiz gecede bir delikanlı
    Ölü bir geline versinler beni

    Dilim dönmez nedir gâvur, Müslüman
    Duman ateş demek, ateşte duman
    En-el-Hak bağına girdiğim zaman
    İster yakıp, ister yüzsünler beni

    Allah kul yaratmış biride benim
    Kimden kalmış bana imanım dinim
    Ne şeytan tanırım, ne de peri cin.
    Konuşan insanim, görsünler beni

    AKARSUYUM boşa güldükten sonra
    Azrail yok imiş öldükten sonra
    Gönül tahtım harap olduktan sonra
    Bos kuru hasıra sarsınlar beni

    Haydar, Haydar, Haydar sarsınlar beni
    Haydar, Haydar, Haydar
    İster yakıp, ister yüzsünler beni





    NURHAK

    Dört bir yana haber salsam
    Öldü desem, İnanır mı?
    Dağlar bana geri verin
    Yusuflumu, Sinan’ımı

    Jandarma kursunu çaldı
    Manimi tenimden aldı
    Nurhak abide kaldı

    Dağlar aldı selamımı
    Nurhak sana güneş doğmaz
    Uçan kuşlar yuva kurmaz
    Dökülen kan, yerde kalmaz
    Soracağız hesabini

    Böyle kalır sanma devran
    Yola devam eder kervan
    Öldü Sinan, doğdu Sinan
    Omuzladı silahını



    SİSLİ MEYDANINDA ÜÇ KIZ

    Sisli Meydanında üç kız
    Biri Çiğdem biri Nergis
    Vuruldular güpegündüz
    Sorarlar bir gün sorarlar
    Sabahın bir sahibi var
    Sorarlar bir gün sorarlar
    Biter bu dertler acılar
    Sararlar bir gün sararlar

    Bin dokuz yüz yetmiş yedi (1997)
    Unutulmaz yılın adı
    1 Mayıs Bayramı idi
    Sorarlar bir gün sorarlar

    Beş yüz bin emekçi vardı
    Taksim Meydanına girdi
    Öyle bir İstanbul gördü
    Sorarlar bir gün sorarlar



    SARKIŞLA

    Şarkışla’ya düşürmesin
    Allah sevdiği kulunu
    Gemerek'te çevirmişler
    Deniz Gezmiş'in yolunu

    Gece Elmalı'da kalmış
    Hamamcı Aliyi sormuş
    Uzatmalı itin biri
    Yusuf’u gaflette vurmuş

    Masa Türk ordusu masa
    Dünya şaştı böyle ise
    Ordu madalya vermiş
    Yusuf'u vuran itoşa

    N'olaydım n'olaydım
    Okur yazar olaydım
    Deniz mahkemeye düşmüş
    Avukatı ben olaydım.



YİNE GÖNLÜM HOŞ DEĞİL

Duydum dost yaralanmış
Yine gönlü hoş değil
Her yani parelermiş
Yine gönlüm hoş değil

Dost hasreti zor imiş
Her dem ahu zar imiş
Dert adamı yer imiş
Yine gönlüm hoş değil

Akarsuyum yansam da
Kül olup savrulsan da
Bazı bazı gülsümde
Yine gönlüm hoş değil
DEMEDİM Mİ !

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Hele nenni nenni de nenni
Gülüm nenni nenni de nenni
Canin nenni nenni de nenni

Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
İçemezsin demedim mi

Nakarat

Pir Sultan Abdal Şahımız
Hakka ulaşır ahimiz
Dost yoludur Semahımız
Uyamazsın demedim mi

Nakarat

BU MEYDANDA

Mihman olduk cemimize
Hu diyelim demimize
Hayran kaldık yolunuza
Bu meydanda Bu divanda

Meydanda oturan canlar
Ayni soydan ayni kandan
Kalksın kötü çirkin yanlar
Bu meydanda Bu divanda

Sazlarla, coşup çağladık
Özümüzü hakka bağladık
Hüseyin için ağladık
Bu meydanda Bu divanda

Pirimiz Bektaşi Veli
Abdal Musa Kızıldeli
Balım Sultanla, Çelebi
Bu meydanda Bu divanda

Selam rehber olan dosta
Ali yazımız vardı posta
Ethem ile Mustafa yasta
Bu meydanda Bu divanda




EY ALEVİ GENÇLİĞİ
Sen lâiksin, sen demokratsın
Sen insansın, sen kurânsın, imansın
Sen bana yaratandan,
Şahı Mardandan,   İmamdan
Armağansın
Sen Pir Sultanìsin, Hacı Bektaşi
Haydari Sultan, Abdal Musa sın.
Sen Yunussun, Karacaoğlan sın
Sen bana övünç kaynağısın.
Sensiz bir yere varamam
Şeriatçılara karşı duramam
Mazlumların ahini alamam
Sen olmazsan, adimi duyuramam.
Yalnız koyma beni
İstersen sırtımda taşırım seni,
Esirgeme Erenlerden sevgini
Hadi yaklaş, uzaklaşma,
Yaklaş ta kucaklayayım seni.

Ali Yakar



Ahmet Arif ANADOLUYUM BEN.....

Beşikler vermişim Nuha,
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana"n dünkü çocuk sayılır,
Anadolu’yum ben,
Tanıyor musun?
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak ...
Üşür fidelerim,
Harmanin kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom günlerinin katmer açtığı,
Sairlerin, bilginlerin
dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar,
haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.

Ne İskender takmışım,
Ne sah, ne sultan,
Göçüp gitmişler gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Körogluyu, Karayılanı,
Meçhul Askeri ...
Sonra Pir Sultani ve Bedrettin’i.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...

Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa’da kursun atanı,
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarıda, derste, sırada,
sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hainin...

Dayan kitap ile
Dayan is ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.
Gör nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu genç ellerinde.

Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin goncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim.
Bir umudum sende,
Anlıyor musun.


BU YOL BIZI ÇAĞIRI

Bu yol bizi zora değil
Birlik olmaya çağırır
Hak yoluna özle eğil
Gerçek bulmaya çağırır

Bu yola özle girilir
Meydanda ölür dirilir
Sevgi şerbeti ezilir
Dolu olmaya çağırır

Saz ile okunur düvaz
Hak için edilir niyaz
Dizle değil özle namaz
Özden kılmaya çağırır

İlmin sonu aydınlık
Geride kalır karanlık
İleride gerçek varlık
İlham almaya çağırır

Kamer Bacı, aldım yolum
Al kırmızı açar gülüm
Okursan insandır ilim
Boşu dolmaya çağırır



Bu cehalet yaktı gitti milleti
Gelin buna çare bulalım canlar
Silelim gönülden kini nefreti
Sevgi, saygı ile dolalım canlar

Kimse bos laflarla, nârâ atmasın
Nefsine uyup ta gönül yıkmasın
Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın
Sözde, özde birlik olalım canlar

Onurlu bir yasam felsefesinden
Barış huzur doğar her ilkesinden
Der, Dertli Divani sah nefesinden
Sevgi türküsünü çalalım canlar.

     *  *  *  *
Arayıp ta aslini bulan
Gönülden gönüle dolan
İncinip, incitmeyen.
Gelin canlar bir olalım

Kadın erkek ayırmayan
72 millete bir gören
İkilik eylemen
Gelin canlar bir olalım

Özü sözü doğru olan
İlim yolunu aydınlık bilen
Gerçekler demine hü diyen
Gelin canlar bir olalım

Tanrıyı gönlünde bilen
Eline, Diline, Beline sahip olan.
Yalan, kaybet söylemeyen
Gelin canlar bir olalım

Bize ağır geleni , reva görmeyiz size
Dostunsanız dost, oluruz size
Okunacak en büyük kitap insandır bizde
Gelin canlar bir olalım

Ne var paylaşamayacağımız
Yarin yanağından gayri,
Hep beraber üretip
hep beraber tüketmek için
Gelin canlar bir olalım. (FA)

        *  *  *

Bir Sah olsam hükmeylesem cihana
Batıl meclisleri yıkar giderdim
Okullar yaptırıp bütün köylere
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurar idim yerde
İkilik koymaz idim bu serde
ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Görseydim o günü yüzüm gülerdi
Bütün dünya insanları bayram ederdi
Ne bir silah, ne bir atom kalırdı
Bir derin kuyuya döker giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan başkasına tapmazdım billah
Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah
Orada bir bostan eker giderdim

İbreti der varlığımız bitmezdi
Sofu inat edip, hacca gitmezdi
Ayrı ayrı devlet icap etmezi
Dünyaya bir bayrak diker giderdim.


Ey kardeş sen, yalınız düşünce
ve fikriden ibaretsin.
Geri kalan yerin, deri kemik
ve dokudur
Eğer düşüncen gül"se
sende gülsün.
Yok düşüncen dikense,
Fırın içinde yakılacak odunsun.
Mevlana.


Canimiz melek canidir
Tenimiz Salman tenidir
İçtiğimiz aslan sütüdür (kanıdır)
İçebilirsen gelberi

Kırklar meydanına vardım
Gelberi heyecan dediler
İzzet ile selam verdim
Gir iste meydan dediler

Kırklar bir yerde durdular
Otur deyi yer verdiler
Meydana sofra kurdular
Lokmamıza ban dediler.
Hayati



Kızdı

Az önce konuştum, bir softa ile.
Artık gerçekleri, gör dedim. Kızdı...
Cehalet yüzünden, çok çektik çile
Biracıcık kafanı, yor dedim.
Kızdı.

Dedim zora, tercih etme kolayı,
Oku öğren, bütün, gerçek olayı.
İnsani ayırma, dinden dolayı.
Gavurla la Müslüman, bir dedim.
Kızdı.

Düşünen herkese hor, hor bakıyor.
Kâfir zındık diye, isim takıyor.
Kadın şeytan deyip, lânet okuyor.
Hayır onlar bize, yar dedim..
Kızdı..

Bilmen, bu görüsü kimlerden almış.
Gırtlağına kadar, gaflete dalmış.
Bir erkeğe, dokuz kadın, helalmiş.
Yok mu sende, namus ar dedim...
Kızdı..

Dedi, biz her şeyi, kaderden bilek.
Dedim, bu çağdışı, şeyleri sil ek.
Dedi, bizi böyle ağlatan felek.
Hatalısın, orda dur, dedim.
Kızdı..

Gören gözlerine, çekmişsin perde .
Aklin fikrin cennet denilen yerde.
Senin aradığın huriler burada.
Ölmeden birini sar dedim.
Kızdı..

Gönüllü Coşkun’um, git bir alime,
Çiğ kalma, pişirsin, yazık haline.
O felek sandığın, üç beş zalime,
Elinden geldikçe, vur dedim.
Kızdı... Kızdı...

Hele su yobazda hay sete bakin

İnsanların bilgisayar çağında
Hele su yobazda hav sete bakın
Ormanda büyümüş yaban dağında
Hele su yobazda hav sete bakin

Kaplamış içini kin nefret küpü
Sari sakalı, tam şeytan tipi
Ağzında salyası, kudurmuş gibi
Hele su yobazda hav sete bakin

Kubilay"dan beri dinmedi kinler
Akarsu, Bezirci, Çimen, Metinler
Mumcular, Aksoylar, Emeç, Tekinler
Hele su yobazda hav sete bakin

Çorum’da, Maraş’ta, Kanlı Sivas`ta
Pir Sultan Şenliğini bıraktı yasta
Otuz yedi ölü, altmış beş hasta
Hele su yobazda hav sete bakin

Arabi acemi, bağrına basar
Atatürk"e nefret duyar, kin kusar
Yönetenler, oy peşinde, hep susar
Hele su yobazda hav sete bakin

Mahmut Erdal, unutulmaz acımız
Hüzün dolu, kan ağlıyor içimiz
Tek kelime İNSAN olmak suçumuz
Hele su yobazda hav sete bakin




...Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi isleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı inciri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayri her
her yerde
hep beraber! diyebilmek....
...Boyunları vurulacak iki bin adam,
Börklüce Mustafa ve çarmıhı
cellât, kütük ve satir
her şey hazır, her şey tamam

... Satırı çaldı cellat.
Çıplak boyunlar yarıldı nar gibi,
bir biri ardına düştü baslar.
Ve her bas düşerken yere
çarmıhından Mustafa
baktı son defa.
Ve her yere düsen başın kılı depremedi:
İris
Dede Sultanim iriş!!
dedi bir,
başka bir söz demedi....
(Şeyh Bedreddin destanı
N. Hikmet )




DEYİS

Pir Sultan’ım bu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Coşma deli gönül coşma
Coşup ta kazandan tasma
Üçüyüz altmış tane çeşme
Her çeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Kılıcın bin arşın uzar
Kafirlerin kökün kazar
Çarsı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Pir Sultan kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Ali’nin ihsanı boldur
Sahi Merdan kulu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

En-el-Hak dedikte çekildik dara
Edeb erkân bize doğru yol oldu
Gelmiş zebaniler sual sormaya
Yardımcımız şahı şahı Merdan Ali oldu

Kıldan köprü kurmuş gel de geç deyi
Pirim bana dolu verir iç deyi
Arkamda ki bir er vurdu geç deyi
Yurdumun üstünde hey dost tozlu yol oldu

Bir kapı açıldı içeri girdim
Hak nizam terazi ben onda gördüm
Bir ayak üzeri bin saat durdum
Eridi iliğim hey dost kemik hall oldu

Pir Sultan’ım eydir şahların şahı
Yüzüne nur doğmuş Ali’nin mahı
Ben pirimi gördüm dönmem bir dahi
Durağımız abu abu Kevser göl oldu



Şükür bizi, bu meydana
Getirenin demine hü
Ceset içinde bu cani
Bitirenin demine hü

Güzeldir Ali’min sesi
Silelim gönülden pası
Ayni Cemde bu nefesi
Okuyanın demine hü

İzleyin Ali izini
Uyaralım CAN gözünü
Kırklar ile bir üzümü
İçirenin demine hü

Pir Sultan’ım bu ne demek
Hiç cahille verme emek
hazır pismiş nahü yemek
Yedirenin demine hü

BU DÜZEN

Zor kullanır aka kara dedirir
Kurbağaya kus tutturur bu düzen
Namussuza ballı kaymak yedirir
Namusluya tas yutturur bu düzen
bu düzen
Utanmadan mülledese halis der
Kirli kirli pazarlığa kulis der
Jandarma der korucu der polis der
Hep kendine korutturur bu düzen
bu düzen
Yalan dolan o kazanır her turu
Çok mahirdir telsiz çalar tamburu
İğfal edip yüklediği kamburu
Döve döve unutturur bu düzen
bu düden
Mayosu yırtılır, kispeti dener
Haşmet tuş, olunca İsmeti dener
Narkozla olmazsa rüşveti dener
Uyananı uyutturur bu düzen
bu düzen

mülledese= kirli, pis
kulis= sahne, arada taraftar toplama yöntemi
mahirdir=becerikli hünerli
ihlal=bozma, halel getirme
kispet= yağlı güreşlerde giyilen deri don
Tuş=yenilmek pes etmek

GÜN DOĞDU

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Babamsızlık uğruna da
Al kanlara boyandık

Yolumuz devrim yolu
Gelin kardaşlar gelin
Yurdumuza faşist dolmuş
Vurun kardaşlar vurun

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
İnsanlık uğruna da
Kor ateşlerde yandık

Yolumuz insanlık yolu
Gelin canlar gelin
Yurdumuza yobaz dolmuş
Vurun canlar vurun


Kamer Bacı´dan deyişler

(Kamer Metin Ċrhus)

 

İ kinci Kerbela

İkinci Kerbela Sivas

Gözüm dolu yüreğim yaş

Kan ağladı iki temmuz

Bir ben değil canım anam

 

Madımak değildi yanan

Zalimlerde olmaz iman

Bir dalımız yandı inan

Bin fidan yetişti anan

 

İnsanı yakar mı insan

Sevgimizi yaktık sanan

Pir Sultanı asan vicdan

Pir Sultanlar ölmez anam

 

Sevgi sonsuz etmem inkar

Yolumuzun Piri Hünkar

Kin insana olur mu yâr

İkrarımdan    dönmem anam

 

Yobazın adını anma

Beni o seviyede sanma

Kamer Bacı yandım amma

Ben bir cana kıyman anam..

15.12.2000

 

 

Bu sevgi için

 

Sevginin barışın simgesi Semah

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

Sevgisiz yürekte olur mu sabah

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Gönülden gönüle ikrar verenler

Yürekten yüreğe köprü kuranlar

Alevler içinde semah dönenler

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Aşk ateşi yüreğimde yanıyor

Ben dönerken cahil deli sanıyor

Dünya alem semah dönüyor

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Aşan aylar doğan güneş biliyor

Cahil sözüne kuşlar gülüyor

Sevgi yürekteki pası siliyor

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Sevgisiz bir insan özden gülemez

Gerçeklerin varlığını bilemez

Hiç bir şey sevgiden üstün olamaz

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Kamer Bacı hakka yürekten yalvar

Sevginin barışın sonunda bal var

Ta geçmişten geleceğe bir yol var

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

11.2.2003

 

 

Neler Çektim


Geçim için gurbet ele
Geldim ama neler çektim
Boyun eğdim ben yad ele
eğdim ama neler çektim

Ben seçmedim bu gurbeti
Unutmadım memleketi
Geçim kavgası minneti
Ettim ama neler çektim

Gurbet demek kolay dile
Kuşlar gibi kafeslerde
Yirmi altı yıldır yad ellerde
Kaldım, ama neler çektim

Yorgun yüreğim kebap
Doğrumu yanlış mi acep
Sorulan soruya cevap
Verdim ama neler çektim

Gerçekten zalim yad eller
Yol vermiyor gurbet eller
Kamer Bacı, nice engeller
Aştım ama neler çektim

Alevi Gençlik


Sevgimize sahip çıkmış
Yaşasın Alevi Gençlik
Dört köseye fidan dikmiş
Yaşasın alevi gençlik

Doğru yoldur amaçları
Yüreklerde inançları
Yarınların aydınları
Yasasın alevi gençlik

Bu yol gerçeklerin yolu
Yürekleri sevgi dolu
Aydınlığa açık kolu
Yaşasın alevi gençlik

Sevgi barış yürekleri
Arıyorlar gerçekleri
Aydınlık dilekleri
Yaşasın alevi gençlik

Çok mutluyum Kamer Bacı
Yeşerdi sevgi ağacı
Sevgi her şeyin ilacı
Yasasın Alevi Gençlik


( ĊAB Kamer Metin’in 

Alevi Gençlere armağanı)



Feramuz Acar, Randers

4 kapı - 40 makam

Aç can gözün, aleme bak
Dört unsurdan olduk hak 
Hava, ateş, su, toprak
Dört kapıdan, bir geçelim hele

Yel olup varlık aleminden estik
Kor olup alevler içinde piştik
Kızılırmak gibi deryaya taştık
Topraktan filizlenip çıkalım hele

Bir anadan doğduk kardeşik
İkrarla insanlık yoluna girdik
Hakkı  biz insanda bildik
Hakikat sırını açalım hele

Ak ile karayı okuyup yazdık
Bin bir çiçekten, ballar ezdik
Girip Rıza bahçesinde gezdik
Gönül bahçesine gidelim hele

Bu senin, bu benimdir demedik
Senin benin diye hak yemedik
Halk katında ayrı garı görmedik
Varlığın birliğine varalım hele


Akıl mantık ile hakka inandık
Her daim aşkla, ilime yöneldik
Namazı biz gönülden kıldık
Doğrulup birde kalkalım hele

Güzele doğruya nikâh eyledik
Belli dedik yoldan dönmedik
Aslanla ceylanı dost eyledik
Cümle varlığa dost olalım hele

İkilikten, kötülükten incindik 
Acıyı bal edip kefenler giydik
El ele, el hakka dosta yöneldik
Bir elde insanlığa verelim hele

İnsanda olmalı dişilik kişilik
Zalime karşı olmalı  birlik
Hizmet ile bulunur dirlik
Haksızlığa karşı koyalım hele

Kırk kere ölçtük, bir biçtik
Aşk ile meydana geldik
Aşk ile İnsanlık bağına gittik

Muhabbet şarabını içelim hele

Elsiz dilsiz belsiz dolaştık
Canı, cemde deme ulaştık
Benlik sevdasını çoktan aştık
Biraz da sabırlı olalım hele

Açtan açıktan daim utandık
Yarden gayrsını payladık
Rütbeyi çıkarıp sıraya daldık 
Arif özün, sözün seçelim hele

Kimsenin ayıbını açmadık
Kara toprağa olduk biz sadık
Cümle millete bir nazarla baktık
Halka hizmet için kalkalım hele

Vahdeti mevcutla, bir olduk
Yaratanı yaratılana sorduk
Evreni tanrıyı, insanda bulduk
Evrende semah dönelim hele

Acar’ım Hak’tan halka erdik 
Hakkı kâmilli insanda bildik

Dünyaya cenneti kurmaya geldik 
En-El Hak katına varalım hele.

 


ZORUNLU DİNDERSİ

Zorunlu  dindersi  dinayet  emri
Ağlayıp sızlanma çek restini  be
Büyük yürüyüş yap yık bu devri
Fidanlar yetiştir  çek  restini  be

Eylemler yapılsın yeter bekleme
Gerçek oki  daha  sorun  ekleme
Halkın ğücünü örğütle  saklama
Şikayetci olma  çek   restini   be

Eritme sindirme tutmadı gördün
Bu yobaz sürüye nice can verdin
Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin
Hükümet sallansın  çek restini be

Vatanmış görev yaparız yıllardır
Hak alınır örgütlü sanma  zordur
Her sorunun elbet çözümü vardır
Yürüde meydana  çek  restini be

Alevi  adın   özünde  insanlık
Devrimi yapki yıkılsın kulluk
Gizli saklı duran şu padışahlık
Şanı şöhretine  çek  restini  be

Gerçek çözüm birlikte çare bulur
Ayaklan  yoksa daha  yıl yıl  durur
Tek yürek beden ğüç olan kurtulur
Birliğin  yolunda  çek  restini  be

Bu günden  yarına  uzatma  işi
Çınlatsın ayaklar  dağ  ile  taşı
Ezilsin  yılanın   zehirli    başı
Geride kalana  çek  restini  be

Bilinen  görünen  çözümü  üret
Öğrensin herşeyi ayıksın millet
Özgürce eşit olsun hakca devlet
Yalana  dolana   çek  restini  be

Binbir çiçek açan aslı vijdanız
Ülkede bizde vatandaş insanız
İnsanı en  yüce  bilen canlarız
İnsan olmayana  çek  restini be

Yaşamı birlikte paylaşım kardeş
Dargınlık kırkınlık  bitsin sırdaş
İnançlı kendi olsun sorumlu baş
Huzuru  bozana   çek  restini  be

Açık ol her  keş  tanısın  bizleri
Silip atalım yalan dolan sözleri
İster  utansın  utanmaz  yüzleri
Dışarda  kalana  çek  restini  be

Tarihler yazdı binlerce verdik can
Ne adına sordunmu döküldü kan
Birer  ciğer parça  onlar  anadan
Bunu bilmiyene  çek  restini  be

De artık son bulsun katliam yeter
Sil bütün intikamı düşmanlık biter
Gün  gelir   insalar  huzurlu  yatar
Gerçeği  görmeze  çek  restini  be

Fezali özgür hür yaşam arzumdur
İnce  hesap gerçek  düzeni  kurdur
Kurtulan  insana   bedeli    vardır
Gayrıyı   tanıma  çek  restini  be