SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR
Bütün evren Semah döner Askından güneşler yanar Aslına ermektir hüner Beş vakitle avunmayız
Canan bizim canimizdir Teni bizim tenimizdir Sevgi bizim dinimizdir Başka dine inanmayız
HÜDAİ YEM Hüdamız var Dost elinde bademiz var Muhabbetten gıdamız var Ölüm ölür biz ölmeyiz
NE OLURSA OLSUN
Su Milletin hak sancağını Çekelim bakalım ne olursa olsun Teber çekip zalimlerin kanını Dökelim bakalım ne olursa olsun
Su milleti güruh gezelim Mazlumları bir katara dizelim zalimlerin sarayını bozalım Yıkalım bakalım ne olursa olsun
Pir Sultana dostlar yardim etmez mi Mazlumlar bağında bülbül ötmez mi Gayri çektiğimiz yetmez mi Kalkalım bakalım ne olursa olsun
UYUR İDİK UYARDILAR
Uyur idik uyardılar Diriye saydılar bizi Çoban olduk ses anladık Sürüye saydılar bizi
Pir defterine yazıldık Hak divanına dizildik Bal olduk şerbet ezildik Doluya saydılar bizi
Halimizi hâl eyledik Yolumuzu yol eyledik Her çiçekten bal eyledik Ariya saydılar bizi
Pir SULTAN ım şunda Çok keramet var insanda O cihanda bu cihanda Aliye saydılar bizi.
BENİM KABEM İNSANDIR
Benim kebem insandır, Hele hele nenni dost nenni Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni İnsan oğlu insandır, Hele hele nenni dost nenni
Benim kebem sevildir, Hele hele nenni dost nenni Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni Sevili insanlardır, Hele hele nenni dost nenni
Benim kebem emektir, Hele hele nenni dost nenni Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni Emekçi insanlardır, Hele hele nenni dost nenni
Benim kebem dünyadır, Hele hele nenni dost nenni Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni Dünyayı insanlardır, Hele hele nenni dost nenni
Ellerin kebesi var benim kebem insandır Kuranda kurtaranda insan oğlu insandır
Ellerin kabesi var benim kebem sevildir Kuranda kurtaranda sevili insandır
Ellerin kâbesi var benim kebem emektir Kuranda kurtaranda emekçi insandır
Ellerin kâbesi var benim kebem dünyadır Kuranda kurtaranda dünyayı insandır
GELSİN HİZMET EHLİ SEMAH EYLESİN
Evel erkan ilen, evel yol ilen Gelsin hizmet ehli semah eylesin Söylersen Muhammet Ali"den söyle Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin
Geldiğiniz evler dolu olsun nurdan Bizde böyle gördük uludan pirden Yardımcımız olsun ol Şahı Mardan Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin
Semah eyleyenler, haslar hasıdır Semah eylemeyen hakkin nesidir Abdal Pir Sultanım er nefesidir Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin... dost dost.
devam
KALDIRIN BASLARINIZI YUKARI...
Dostlarım kardeşlerim canlarım Kaldırın baslarınızı Suçlular gibi yüzünüz yerde Özünüz darda durursunuz Kaldırın baslarınızı yukarı Size göz verildi gözleyin diye Dil verildi söyleyin diye Kulak verildi dinleyin diye El gövde de kaşınan yeri bilir Dert sizde derman ellerinizdedir Gün gül ile barışmalı Kardeş kardeş duruşmalı Koklaşmalı söyleşmeli Korka korka yasamak ne Kanadık toprak olduk Çekildik bayrak olduk Döküldük yaprak olduk Geldik bu güne Ekmeği bol eyledik Acıyı bal eyledik Sıratı yol eyledik Geldik bu güne Ekilir ekin geliriz Ezilir un geliriz (Bize ölüm ne?) Bir gider, bin geliriz
BİZ HALKIZ YENİDEN DOĞARIZ ÖLÜMLERDE
BİZİM
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın.
Yok edin insanin, insana kulluğunu.
BU DAVET BİZİM
Yasamak, bir ağaç gibi, Tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine,
BU HASRET BİZİM..
BİZİ DERGAHINDAN MAHRUM EYLEME
Medet Allah medet, (hüü) medet ya Ali (Hüü) = Bizi dergahından mahrum eyleme Pirim hünkar Hacı Bektaşi Veli Bizi dergahından mahrum eyleme
Ademi Seyfullah Adem hakkı için Muhammet Mustafa Hatem hakkı için Eyübe verdiğin sitem hakki için Bizi dergahından mahrum eyleme
Hasanın aşkına kılardım zari Sah Hüseyin yolu muzun serveri Alemin carisin cenabı varrı Bizi dergahından mahrum eyleme
Zeynel"in canına da dost, dost, kıldılar ceza, Muhammet Bakir"dir sırrı Mürteza İmam Caffer Kazım Masayı Rıza Bizi dergahından mahrum eyleme
Muhammed" im der ki di-darım haktır Tâki Nâki Askeri hep rahmanimdir Severim Mehdi"yi niyazım vardır Bizi dergahından mahrum eyleme
EY SAHİN BAKISLIM BÜLBÜL AVAZLIM
Ey şahin bakışlı, bülbül avazlım Bir eli kadehte, bir eli sazlım İste ben gidi yom, kal ahu gözlüm, kal ahu gözlü Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni
Hudey hudey hudey, dem dem dem.. Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem. Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem
Yolda harami var, engel arada, engel arada Unutmam sevdiğim, demde sırada Kalkıp gider amma, gönüller burada Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni
Hudey hudey hudey, dem dem dem.. Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem. Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem
Kul Hüseyin"im ey gül benzin soluk, gül benzin soluk Alnımıza yazılmıştır ayrılık Vallahi sevdiğim gönüller birlik
Hudey hudey hudey, dem dem dem.. Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem. Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem
İSTE MEYDAN
Ela gözlü pirim geldi Duyan gelsin iste meydan Dört kapıyı, 40 makamı Bilen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey Hudey hudey demler hudey
Ben pirimi hak bilirim Yoluna kurban olurum Dün doğdum bugün ölürüm Ölen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey Hudey hudey demler hudey
Sah Hatayim der sırrını Meydana koymuş serini Nesimi gibi derisin yüzen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey Hudey hudey demler hudey
SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR
Kul olayım mızrap tutan ellere Katip arzuhalim yaz saha böyle Gül dikeyim kan dökülen yerlere Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey Gül dikeyim kan dökülen yerlere Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, bir tanem hey
Sivas ellerinde ömrüm çalınır Kor yürekler bölük bölük bölünür Dosttan ayrılmışsam bağrım delinir Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim ey Nakarat
Bir ismim Haydardır biri Nesimi Akarsuyum kesemezler sesimi Hasretime duyurayım yasımı Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey Nakarat
Madımakta ateş göğe gerilir 33 canim birden alınır Pir Sultanlar ölür ölür dirilir Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey Pir Sultanlar ölür ölür dirilir Katip arzuhalim yaz saha böyle Güzelim ey, güzelim ey, bir tane hey ey
DEMOKRASİ NERDE İSE ORDAYIZ
Dostlar bizim inancımız bellidir Demokrasi nerde ise ordayız Softaların sözlerine kanmayız Demokrasi nerde ise ordayız İnsan hakki nerde ise ordayız
Bizim ölenimiz geri dirilmez İnsanlara bos fetvalar verilmez Bizde sınıf bölücülük bilinmez Demokrasi nerde ise ordayız
Yollarımız ikilikle barışmaz İnsanların inancına karışmaz Benlik yoktur kimse ile yarışmaz Demokrasi nerde ise ordayız İnsan hakki nerde ise ordayız
İnsan Haktır Hak insandır biliriz Gönüllerde açar bizim gülümüz Akarsuyum bacı kandaş hepimiz Demokrasi nerde ise ordayız
ÖLDÜRMEN BENİ
Erenler zehir getirin Bal ile öldürmen beni Bağrıma diken batırın Gül ile öldürmen beni
Hiçlik aleminden estim Varlık sevdasını kestim Yokluk benim eski dostum Malının öldürmen beni
Bir aşktır düştü özüme Yanarım kendi közüme Leyla görünüp gözüme Çölünen öldürmen beni
Duygular dönüştü söze Yanık sevda isler öze Dertli dertli vurur saza Telinin öldürmen beni
Hüdayiyem daldım gâma Saldı beni demden deme Asin kesin yüzün ama Dilinen öldürmen beni
ÇEK KATARI
Çek katarı ben gelirim peşinden Ali divanına duralım hele Merhametin yok mu gözüm yaşına Pîre bağlı kalıp duralım hele
Ey erenler, gerçek erler merhaba Ey gaziler gerçek pîrler merhaba Hazır yerler, hazır postlar merhaba Zakirler sazları çalalım hele
Askından perişan DAVUT SULARİ Muhabbeti baldır, kendisi arı Hazret Alinin ol Zülfükârın İnkarın boynuna vuralım hele.
SÖYLE CANIM SÖYLE
Dünyanın üzerinde kurulu direk Emek zay olmadan sızlar mı yürek Ali yar Ali yar , Ali yar Ali yar sızlar mı yürek, Bu düzeni kim kurmuş biz nerde bilek Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar
Adem eker yer yüzüne ekini Ekin saklar yer altında kökünü Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar Saklar kökünü Ayıkla gör karasını akını
Ocağa koymuşlar köse taşını Hak onarsın gerçeklerin isini Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar ah yar isini Bir gün ağrıtırlar, senin başını Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar Ah yay yar, ya dost dost, medet şah şah dost
Pir Sultan Abdalım farz ile sünnet Yola gelmeyene edilmez minnet edilmez minnet Cümlenin muradı dünyada cennet Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar
ALİim NE YATARSIN GÜNLERİN GELDİ
Gözleye gözleye gözüm dört oldu Alilim ne yatarsın günlerin geldi Korular kalmadı, kara yurt oldu Alilim ne yatarsın günlerin geldi
Kızılırmak gibi bendinden boşan Hamladan Merdinden Sivasa döşen Düldül eyerlendi, Zülfükar kusan Alilim ne yatarsın günlerin geldi
Mümin olan bir yana çekilsin Münafık başına taslar dökülsün Sancağımız, Kosavaya dikilsin Alilim ne yatarsın günlerin geldi
Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktir Vallahi sözümün hatası yoktur Şimdiki sofunun, Yezidi çoktur Alilim ne yatarsın günlerin geldi
İSTER YAKIP, İSTER YÜZSÜNLER BENİ
Açığım yok, kapalım yok dünyada Ne ise ahvalim sorsunlar beni Hiç kimseye vebalim yok dünyada İster sevip, ister kırsınlar beni
Okudum kitabi edep erkânlı Yaptığım secdenin kıblesi canlı Gerdeksiz gecede bir delikanlı Ölü bir geline versinler beni
Dilim dönmez nedir gâvur, Müslüman Duman ateş demek, ateşte duman En-el-Hak bağına girdiğim zaman İster yakıp, ister yüzsünler beni
Allah kul yaratmış biride benim Kimden kalmış bana imanım dinim Ne şeytan tanırım, ne de peri cin. Konuşan insanim, görsünler beni
AKARSUYUM boşa güldükten sonra Azrail yok imiş öldükten sonra Gönül tahtım harap olduktan sonra Bos kuru hasıra sarsınlar beni
Haydar, Haydar, Haydar sarsınlar beni Haydar, Haydar, Haydar İster yakıp, ister yüzsünler beni
NURHAK
Dört bir yana haber salsam Öldü desem, İnanır mı? Dağlar bana geri verin Yusuflumu, Sinanımı
Jandarma kursunu çaldı Manimi tenimden aldı Nurhak abide kaldı
Dağlar aldı selamımı Nurhak sana güneş doğmaz Uçan kuşlar yuva kurmaz Dökülen kan, yerde kalmaz Soracağız hesabini
Böyle kalır sanma devran Yola devam eder kervan Öldü Sinan, doğdu Sinan Omuzladı silahını
SİSLİ MEYDANINDA ÜÇ KIZ
Sisli Meydanında üç kız Biri Çiğdem biri Nergis Vuruldular güpegündüz Sorarlar bir gün sorarlar Sabahın bir sahibi var Sorarlar bir gün sorarlar Biter bu dertler acılar Sararlar bir gün sararlar
Bin dokuz yüz yetmiş yedi (1997) Unutulmaz yılın adı 1 Mayıs Bayramı idi Sorarlar bir gün sorarlar
Beş yüz bin emekçi vardı Taksim Meydanına girdi Öyle bir İstanbul gördü Sorarlar bir gün sorarlar
SARKIŞLA
Şarkışlaya düşürmesin Allah sevdiği kulunu Gemerek'te çevirmişler Deniz Gezmiş'in yolunu
Gece Elmalı'da kalmış Hamamcı Aliyi sormuş Uzatmalı itin biri Yusufu gaflette vurmuş
Masa Türk ordusu masa Dünya şaştı böyle ise Ordu madalya vermiş Yusuf'u vuran itoşa
N'olaydım n'olaydım Okur yazar olaydım Deniz mahkemeye düşmüş Avukatı ben olaydım.
| YİNE GÖNLÜM HOŞ DEĞİL
Duydum dost yaralanmış Yine gönlü hoş değil Her yani parelermiş Yine gönlüm hoş değil
Dost hasreti zor imiş Her dem ahu zar imiş Dert adamı yer imiş Yine gönlüm hoş değil
Akarsuyum yansam da Kül olup savrulsan da Bazı bazı gülsümde Yine gönlüm hoş değil DEMEDİM Mİ !
Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi
Hele nenni nenni de nenni Gülüm nenni nenni de nenni Canin nenni nenni de nenni
Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer İçemezsin demedim mi
Nakarat
Pir Sultan Abdal Şahımız Hakka ulaşır ahimiz Dost yoludur Semahımız Uyamazsın demedim mi
Nakarat
BU MEYDANDA
Mihman olduk cemimize Hu diyelim demimize Hayran kaldık yolunuza Bu meydanda Bu divanda
Meydanda oturan canlar Ayni soydan ayni kandan Kalksın kötü çirkin yanlar Bu meydanda Bu divanda
Sazlarla, coşup çağladık Özümüzü hakka bağladık Hüseyin için ağladık Bu meydanda Bu divanda
Pirimiz Bektaşi Veli Abdal Musa Kızıldeli Balım Sultanla, Çelebi Bu meydanda Bu divanda
Selam rehber olan dosta Ali yazımız vardı posta Ethem ile Mustafa yasta Bu meydanda Bu divanda
EY ALEVİ GENÇLİĞİ Sen lâiksin, sen demokratsın Sen insansın, sen kurânsın, imansın Sen bana yaratandan, Şahı Mardandan, İmamdan Armağansın Sen Pir Sultanìsin, Hacı Bektaşi Haydari Sultan, Abdal Musa sın. Sen Yunussun, Karacaoğlan sın Sen bana övünç kaynağısın. Sensiz bir yere varamam Şeriatçılara karşı duramam Mazlumların ahini alamam Sen olmazsan, adimi duyuramam. Yalnız koyma beni İstersen sırtımda taşırım seni, Esirgeme Erenlerden sevgini Hadi yaklaş, uzaklaşma, Yaklaş ta kucaklayayım seni.
Ali Yakar
Ahmet Arif ANADOLUYUM BEN.....
Beşikler vermişim Nuha, Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana"n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun? Utanırım fukaralıktan, Ele, güne karşı çıplak ... Üşür fidelerim, Harmanin kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom günlerinin katmer açtığı, Sairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun ?
Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı seher sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım, Ne sah, ne sultan, Göçüp gitmişler gölgesiz! Selam etmişim dostuma Ve dayatmışım Görüyor musun ?
Nasıl severim bir bilsen. Körogluyu, Karayılanı, Meçhul Askeri ... Sonra Pir Sultani ve Bedrettini. Sonra kalem yazmaz, Bir nice sevda...
Bir bilsen, Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfada kursun atanı, Minareden, barikattan, Selvi dalından, Ölüme nasıl gülerdi. Bilmeni mutlak isterim, Duyuyor musun ?
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarıda, derste, sırada, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hainin...
Dayan kitap ile Dayan is ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile. Dayan rüsva etme beni. Gör nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu genç ellerinde.
Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin goncası, Gözlerinden, Gözlerinden öperim. Bir umudum sende, Anlıyor musun. BU YOL BIZI ÇAĞIRI
Bu yol bizi zora değil Birlik olmaya çağırır Hak yoluna özle eğil Gerçek bulmaya çağırır
Bu yola özle girilir Meydanda ölür dirilir Sevgi şerbeti ezilir Dolu olmaya çağırır
Saz ile okunur düvaz Hak için edilir niyaz Dizle değil özle namaz Özden kılmaya çağırır
İlmin sonu aydınlık Geride kalır karanlık İleride gerçek varlık İlham almaya çağırır
Kamer Bacı, aldım yolum Al kırmızı açar gülüm Okursan insandır ilim Boşu dolmaya çağırır
Bu cehalet yaktı gitti milleti Gelin buna çare bulalım canlar Silelim gönülden kini nefreti Sevgi, saygı ile dolalım canlar
Kimse bos laflarla, nârâ atmasın Nefsine uyup ta gönül yıkmasın Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın Sözde, özde birlik olalım canlar
Onurlu bir yasam felsefesinden Barış huzur doğar her ilkesinden Der, Dertli Divani sah nefesinden Sevgi türküsünü çalalım canlar.
* * * * Arayıp ta aslini bulan Gönülden gönüle dolan İncinip, incitmeyen. Gelin canlar bir olalım
Kadın erkek ayırmayan 72 millete bir gören İkilik eylemen Gelin canlar bir olalım
Özü sözü doğru olan İlim yolunu aydınlık bilen Gerçekler demine hü diyen Gelin canlar bir olalım
Tanrıyı gönlünde bilen Eline, Diline, Beline sahip olan. Yalan, kaybet söylemeyen Gelin canlar bir olalım
Bize ağır geleni , reva görmeyiz size Dostunsanız dost, oluruz size Okunacak en büyük kitap insandır bizde Gelin canlar bir olalım
Ne var paylaşamayacağımız Yarin yanağından gayri, Hep beraber üretip hep beraber tüketmek için Gelin canlar bir olalım. (FA)
* * *
Bir Sah olsam hükmeylesem cihana Batıl meclisleri yıkar giderdim Okullar yaptırıp bütün köylere Cehaleti kökten söker giderdim
Fabrikalar kurar idim yerde İkilik koymaz idim bu serde ayrı gözle bakmaz idim bir ferde Cihana bir gözle bakar giderdim
Görseydim o günü yüzüm gülerdi Bütün dünya insanları bayram ederdi Ne bir silah, ne bir atom kalırdı Bir derin kuyuya döker giderdim
Gerçek insanları bilirdim Allah Ondan başkasına tapmazdım billah Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah Orada bir bostan eker giderdim
İbreti der varlığımız bitmezdi Sofu inat edip, hacca gitmezdi Ayrı ayrı devlet icap etmezi Dünyaya bir bayrak diker giderdim.
Ey kardeş sen, yalınız düşünce ve fikriden ibaretsin. Geri kalan yerin, deri kemik ve dokudur Eğer düşüncen gül"se sende gülsün. Yok düşüncen dikense, Fırın içinde yakılacak odunsun. Mevlana.
Canimiz melek canidir Tenimiz Salman tenidir İçtiğimiz aslan sütüdür (kanıdır) İçebilirsen gelberi
Kırklar meydanına vardım Gelberi heyecan dediler İzzet ile selam verdim Gir iste meydan dediler
Kırklar bir yerde durdular Otur deyi yer verdiler Meydana sofra kurdular Lokmamıza ban dediler. Hayati
Kızdı
Az önce konuştum, bir softa ile. Artık gerçekleri, gör dedim. Kızdı... Cehalet yüzünden, çok çektik çile Biracıcık kafanı, yor dedim. Kızdı.
Dedim zora, tercih etme kolayı, Oku öğren, bütün, gerçek olayı. İnsani ayırma, dinden dolayı. Gavurla la Müslüman, bir dedim. Kızdı.
Düşünen herkese hor, hor bakıyor. Kâfir zındık diye, isim takıyor. Kadın şeytan deyip, lânet okuyor. Hayır onlar bize, yar dedim.. Kızdı..
Bilmen, bu görüsü kimlerden almış. Gırtlağına kadar, gaflete dalmış. Bir erkeğe, dokuz kadın, helalmiş. Yok mu sende, namus ar dedim... Kızdı..
Dedi, biz her şeyi, kaderden bilek. Dedim, bu çağdışı, şeyleri sil ek. Dedi, bizi böyle ağlatan felek. Hatalısın, orda dur, dedim. Kızdı..
Gören gözlerine, çekmişsin perde . Aklin fikrin cennet denilen yerde. Senin aradığın huriler burada. Ölmeden birini sar dedim. Kızdı..
Gönüllü Coşkunum, git bir alime, Çiğ kalma, pişirsin, yazık haline. O felek sandığın, üç beş zalime, Elinden geldikçe, vur dedim. Kızdı... Kızdı...
Hele su yobazda hay sete bakin
İnsanların bilgisayar çağında Hele su yobazda hav sete bakın Ormanda büyümüş yaban dağında Hele su yobazda hav sete bakin
Kaplamış içini kin nefret küpü Sari sakalı, tam şeytan tipi Ağzında salyası, kudurmuş gibi Hele su yobazda hav sete bakin
Kubilay"dan beri dinmedi kinler Akarsu, Bezirci, Çimen, Metinler Mumcular, Aksoylar, Emeç, Tekinler Hele su yobazda hav sete bakin
Çorumda, Maraşta, Kanlı Sivas`ta Pir Sultan Şenliğini bıraktı yasta Otuz yedi ölü, altmış beş hasta Hele su yobazda hav sete bakin
Arabi acemi, bağrına basar Atatürk"e nefret duyar, kin kusar Yönetenler, oy peşinde, hep susar Hele su yobazda hav sete bakin
Mahmut Erdal, unutulmaz acımız Hüzün dolu, kan ağlıyor içimiz Tek kelime İNSAN olmak suçumuz Hele su yobazda hav sete bakin
...Hep bir ağızdan türkü söyleyip hep beraber sulardan çekmek ağı, demiri oya gibi isleyip hep beraber, hep beraber sürebilmek toprağı, ballı inciri hep beraber yiyebilmek, yarin yanağından gayri her her yerde hep beraber! diyebilmek.... ...Boyunları vurulacak iki bin adam, Börklüce Mustafa ve çarmıhı cellât, kütük ve satir her şey hazır, her şey tamam
... Satırı çaldı cellat. Çıplak boyunlar yarıldı nar gibi, bir biri ardına düştü baslar. Ve her bas düşerken yere çarmıhından Mustafa baktı son defa. Ve her yere düsen başın kılı depremedi: İris Dede Sultanim iriş!! dedi bir, başka bir söz demedi.... (Şeyh Bedreddin destanı N. Hikmet )
DEYİS
Pir Sultanım bu dünyaya Dolu geldim dolu benim Bilmeyenler bilsin beni Ben Aliyim Ali benim
Coşma deli gönül coşma Coşup ta kazandan tasma Üçüyüz altmış tane çeşme Her çeşmenin gölü benim Bilmeyenler bilsin beni Ben Aliyim Ali benim
Kılıcın bin arşın uzar Kafirlerin kökün kazar Çarsı pazarlarda gezer Dedikleri deli benim Bilmeyenler bilsin beni Ben Aliyim Ali benim
Pir Sultan kapında kuldur Bunu bilmek müşkül haldir Alinin ihsanı boldur Sahi Merdan kulu benim Bilmeyenler bilsin beni Ben Aliyim Ali benim
En-el-Hak dedikte çekildik dara Edeb erkân bize doğru yol oldu Gelmiş zebaniler sual sormaya Yardımcımız şahı şahı Merdan Ali oldu
Kıldan köprü kurmuş gel de geç deyi Pirim bana dolu verir iç deyi Arkamda ki bir er vurdu geç deyi Yurdumun üstünde hey dost tozlu yol oldu
Bir kapı açıldı içeri girdim Hak nizam terazi ben onda gördüm Bir ayak üzeri bin saat durdum Eridi iliğim hey dost kemik hall oldu
Pir Sultanım eydir şahların şahı Yüzüne nur doğmuş Alinin mahı Ben pirimi gördüm dönmem bir dahi Durağımız abu abu Kevser göl oldu
Şükür bizi, bu meydana Getirenin demine hü Ceset içinde bu cani Bitirenin demine hü
Güzeldir Alimin sesi Silelim gönülden pası Ayni Cemde bu nefesi Okuyanın demine hü
İzleyin Ali izini Uyaralım CAN gözünü Kırklar ile bir üzümü İçirenin demine hü
Pir Sultanım bu ne demek Hiç cahille verme emek hazır pismiş nahü yemek Yedirenin demine hü
BU DÜZEN
Zor kullanır aka kara dedirir Kurbağaya kus tutturur bu düzen Namussuza ballı kaymak yedirir Namusluya tas yutturur bu düzen bu düzen Utanmadan mülledese halis der Kirli kirli pazarlığa kulis der Jandarma der korucu der polis der Hep kendine korutturur bu düzen bu düzen Yalan dolan o kazanır her turu Çok mahirdir telsiz çalar tamburu İğfal edip yüklediği kamburu Döve döve unutturur bu düzen bu düden Mayosu yırtılır, kispeti dener Haşmet tuş, olunca İsmeti dener Narkozla olmazsa rüşveti dener Uyananı uyutturur bu düzen bu düzen
mülledese= kirli, pis kulis= sahne, arada taraftar toplama yöntemi mahirdir=becerikli hünerli ihlal=bozma, halel getirme kispet= yağlı güreşlerde giyilen deri don Tuş=yenilmek pes etmek
GÜN DOĞDU
Gün doğdu hep uyandık Siperlere dayandık Babamsızlık uğruna da Al kanlara boyandık
Yolumuz devrim yolu Gelin kardaşlar gelin Yurdumuza faşist dolmuş Vurun kardaşlar vurun
Gün doğdu hep uyandık Siperlere dayandık İnsanlık uğruna da Kor ateşlerde yandık
Yolumuz insanlık yolu Gelin canlar gelin Yurdumuza yobaz dolmuş Vurun canlar vurun
|