| |
GÜNCEL - DANİMARKA - AVRUPA - TÜRKİYE - GENEL - YAZARLAR - DOSYA - KİTAP - ARSIV Başlık veya resimlere tıklayınız.. |

| CEM AYDIN'ı kaybettik  Değerli canlar
Danimarka Alevi toplumu, genç bir canını kaybetti. Kopenhag Alevi, derneği eski yöneticilerinden Haşim Aydının oğlu CEM AYDIN 21 yaşında, 19 ocak 2012 Perşembe gece evinin önünde, kimliği belirsiz 8-10 kişi tarafından dövülerek katledildi. Saldırganlar halen bulunamadı, Polis saldırganları ve saldırının arkasındaki motifi araştırıyor. Konuyla ilgisi bilgisi olanların polisi arması rica olunur. Aleviler olarak kaygılarımız var, fakat polis konuyu iyice aydınlığa kavuşturmadan bir yorumda bulunmayı uygun görmüyoruz. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, konunun takipçisi olcağız. Otopsi vs. işlemleri tamamlandıktan sonra, CEM AYDIN canımız, Ringsted Alevi Kültür Merkezimizde yapılacak cenaze erkanından sonra Danimarkada toprağa verilecek. (Ayrıntılı bilgi ileride verilecektir.) ((Hakka yürüyen CEM AYDIN canımızın, Devri daim ola,, Hak rahmet eyleye, Makamı 40lar, mekanı canların kalbi ola.. Hakk geride kalan yakınlarına,yol kardeşlerine, sabır vere..)) DABF 2. Başkanı Feramuz Acar
|
 | ALEVİLERİN EYLEM HAFTASI ALEVİ KANAAT ÖNDERLERİ,13 OCAK-19 OCAK 2012 TARİHLERİ ARASINDA OLDUKÇA ÖNEMLİ ve ANLAMLI OLAN ÇALIŞMALARA İMZA ATIYORLAR. HABER:MUHİTTİN EFE / FOTOĞRAF:TURAN ESER,AYDIN ŞAFAK 13 OCAK 2012 VAN DEPREMİ SONRASI DURUM VE AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONUN, VANDA YAPTIRDIĞI KÜLTÜR MERKEZİ BİNASI İÇİN TMMOB, TTB VE KESK GÖRÜŞMESİ, GÖRÜŞMEYE KATILANLAR:AABK Genel Başkanı TURGUT ÖKER VE ABF eski Genel Başkanı,araştırmacı-yazar TURAN ESER 14 Ocak 2012:İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkanı ile görüşme,Turgut Öker ve Turan Eser. 14 Ocak 2012 KESK Bodro yakma eylemine d...estek,Turgut Öker ve Turan Eser. 15 OCAK 2012,PAZAR, BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI, ANKARA 17 OCAK 2012, SALI: Sivas katliamının yıl dönümünde 2 temmuz 2011'de gerçekleştirilen anmaya Sivas Valiliği tarafından soruşturma açılmıştır. Madımak Tertip komitesine dava açıldı. 17 Ocak 2012 günü Sivas Adliyesinde 2 Temmuz Anma mitingi tertip komitesi yargılanacak. Mahkemeyi izlemek ve tertip komitesine destek olmak üzere tüm demokrasi güçlerini, Avukatları ve Alevileri Sivas'ta Adliye önüne davet ediyoruz. 18 OCAK 2012, ÇARŞAMBA: ULUDEREYE ZİYARET,Roboski köyüne ziyaret yapılacak ve katliamında yaşamını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ziyareti düzenlenecek. 19 OCAK 2012, PERŞEMBE, Hrant DİNKin ölüm yıldönümünde anmak için, AGOS Gazetesi önünde olacağız. |
 |  |
 |  |

| Dersim Aleviliğine Operasyon Mustafa Elveren (Em.Öğrt.) Munzur Dergisinin 17 Aralık 2011 tarihinde Dersimde gerçekleştirdiği Dersim Sempozyumunda Ahmet Yasevi ile ilgili sorulan bir soruya panelist Seyfi Moxundi tarafından verilen yanıt resmi ideoloji yanlısı bazı dernekleri rahatsız etti. Tunceli Hacı Bektaşi Veli Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Derneği ile Tunceli Üniversitesi Alevilik Araştırma Merkezi tarafından kamuoyuna Açıklama adı altında Panelist Sayın Seyfi Moxundiye yapılan saldırı kabul edilemez. Bu tür açıklamalar Alevilik adına eleştiri olmayıp, tam tersine devlet destekli Dersim Aleviliğini yok etme operasyonu niteliğindedir. Bu devlet destekli resmi ideoloji savunucuları cemaat kültürünü Dersime empoze etmeye çalıştıkları, yayınladıkları basın bildirilerinde açıkça anlaşılmaktadır. >>>> |
 |  33 yılında Maraş Katliamını UNUTMA UNUTTURMA Erdoğan ve Kılıçdaroğlunu 24 Aralıkta Maraşa Bekliyoruz! Kendi geçmişinden kaçan bir Türkiye, tarihiyle yüzleşmediği sürece Dersim'i, Sivas'ı, Maraş'ı, Çorum'u, Gazi'yi, Ümraniye'yi, 1 Mayıs 1977'nin, 6-7 Eylül olaylarını tekrar yaşamaya mahkümdur. Geçmişin karanlığı gelecekte kurulacak güzel günlerin önünde engel olarak durmaya devam edecektir. Bu nedenle de hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı hem de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlunu Dersim konusundaki tartışmalarında samimi olmaya davet ediyoruz ve 24 Aralıkta Maraş katliamını lanetlemek için, Maraşa bekliyoruz. >>> İsrafil Erbil / İngiltere -AKM VE CEMEVİ http://video.google.com/videoplay?docid=6746620032758580321# |
 |  |
 | KERBELADAN GÜNÜMÜZE (Abbas Tan) 10 Ekim 680. Tarihe kara bir sayfanın düştüğü gündü. Elbette bu günlere durup dururken gelinmedi. Son derece önemli bir duruşun gösterildiği 10 Ekim,Hazreti Hüseyinin inandığı davası uğruna canını verdiği gündür. Sadece kendi canı değil yetmiş iki candı o gün birlikte hakka ulaşan can sayısı. Bu günün adı Tarihte Kerbela olayı,Kerbela Vakası,Kerbela Zulmü olarak yerini buldu. Aradan 1331 yıl geçti bir o kadar zaman daha geçse yinede unutulmayacak bir olaydı Kerbela. Neydi 10 Ekim 680 de yaşanan,kimdi bunlar,niçin yaşandı bu vahşet,din,iman,inanç,itikat,hak ve adaletin, daha birçok gerekçeler sayılabilecek ağır bir davanın nokta konulan günüydü. >>> |

| SIRADA, NE VAR ? Feridun Hayati Ünüvar , Köyceğiz, 10 ocak 2012. Polis devleti mi, askeri cunta mı, ileri demokrasi mi ? Erkleri, yetkileri, güçleri yalnız kendi ellerinde bulundurmak isteyen kişi ve kurumlar ; kendi aralarındaki yarattıkları çatışma ve hırlaşma politikalarıyla, gittikçe vatandaşın sabrını taşırdıklarının, farkındalar mı ? 29 ekim 1923de Hakimiyet , kayıtsız şartsız milletindir denilerek Türkiye Cumhuriyeti, yönetilmeye başlanmış ; fakat kolluk güçleri, hakimiyeti bir türlü millete bırakabilmeyi, becerememişlerdir. 30 Ağustos 2008 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilen ve 30 Ağustos 2010 tarihi itibariyle emekliye ayrılan 1943, Afyon doğumlu İlker Başbuğ ; İstanbul özel yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Cihan Kansız tarafından 5 ocak tarihinde, şüpheli sıfatıyla 6 saat 50 dakika sorgulaması yapıldıktan sonra, sevk edildiği İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklanmış ve 06 ocak 2012 günü Silivri Cezaevine konulmuştur. >>> |

Fikret Güneş |  Dersim Generali Aksakallı Kartal yanındaki iki yardımcısına dinlenmeleri için bir işaret verdi. Yardımcılar, uygun bir yer konusunda biraz tartıştılar. İlerde ulu bir ağaç ve yanında bir çeşme vardı, oraya kadar sabretmesini Aksakallıya söylediler. Ulu ağacın altında durdular. Epey yol almışlardı. Engin dağları, derin vadileri, gecenin karanlığı, asker baskınları gibi bir çok engelleri aşıp gelmişlerdi. Aksakallı Kartalı üşütmemesi için kalın bir yorgana sarmışlardı. Yanındakiler Aksakallıyı katırın sırtından aşağı indirdiler. Üzerindeki yorganı alıp çeşmenin yanıbaşına oturttular. Aksakallı sıçaktan bunalmıştı. Sussuzluktan dili kurumuş dudakları çatlamıştı. Aksakallı biraz dinlendikten sonra çeşmede elini yüzünü yıkadı. Doyasıya su içti, içtikçe de Oh! Mübarek ne kadar da tatlıdıdır. İçmekle doyulmuyor ki! dedi. Yerinden kalktı, üstündeki paltosunu çıkarttı. Hafif bir rüzgar esiyordu.Yüzünü Erzincana çevirdi. Erzincana varmış durumdaydılar. İniş aşağı inip köprüyü gecerlerse şehir içine gelmiş olurlardı. Aksakallı iki kolunu açarak uzun uzun Erzincanı süzdü. Erzincan sana geliyorum. Bu çennet memleketi yakıp yıktılar Kerbelaya çevirdiler! diye mırıldandı. >>> |
 | TURGUT ÖKERE VEFA BORCUMUZ VAR Bekir Özgür. 10.05.2011 .... Yaklaşık bir asırlık cumhuriyet tarihinde Alevi veya demokrat hangi CHPli milletvekili meclis kürsüsünden; Laik devlette Diyanet kurumu meşru değildir, kaldırılmalı diyebildi? Parlamento kürsüsünden 25 milyon Alevi ve milyonlarca demokrat adına; Laik devlette Diyanet kurumu meşru değildir, kaldırılmalıdır diye haykırma hakkı Sayın Turgut Ökere çok görülmemeli ve bu hakkı kendisine teslim edilmelidir.
Binlerce yıldan beri despot yönetimlerce baskı altına alınmış, cumhuriyet döneminde de yok sayılmış insanlığın yüz akı Alevi toplumu adına ilk defa siyaset sahnesine çıkan; Aleviler ve Alevilik var diye haykıran ve mecliste sesimiz olma cesaretini gösteren Sayın Turgut Ökere, kendini bilen Alevilerin vefa borcu var. Bu borcun ödenme tarihi 12 Haziran günü; yeri, seçim sandığıdır. Aleviler bu borcunu yüz akıyla ödeyecekler mi hep birlikte göreceğiz. >>> |

| Süleyman Demirel: Cem Vakfını biz kurdurduk Süleyman Demirel, 2 Temmuz 1993 katliamından sonra İzzettin Doğana Alevileri toparlayıp, devletin güdümünden ayrılmaması için toparlama görevi verildiğini söyledi. 2 Temmuz 1993 Madımak katliamından sonra yükselen Alevi muhalefetinin Kürtlerle buluşmaması için İzzettin Doğana görev verildiği ve bu amaçla Cem Vakfının kurdurulduğunu söyledi. Bu sözleri Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirelin o dönemdeki Hacıbektaş Belediye Başkanı Mustafa Özcivana anlattı. Hacıbektaş Belediye Başkanı Mustafa Özcivan törenlere davet etmek için ziyareti esnasında Süleyman Demirelle yaptığı uzun bir sohbet içerisinde bu ilginç durumu dinledi. Daha sonra bu sohbeti detaylıca olarak Sürek dergisinde yayınladı. Derginin yayınlandığı dönemde internet yaygın olmadığı için bu röportajın tamamına internet ortamında şimdilik ulaşmak mümkün değil. Bu röportajda konu ile ilgili oldukça ilginç ifadeler yer alıyor. Kaynak: Sürek Dergisi Mustafa Özcivan Röportajı (face-aleviten) ((Bu işin arkasında bir yezit eli olduğunu tahmin ediyorduk.. Oda Demirel çıktı)) |
 | Başbakanın Gurur Duyduğu iki Çorumlu Odatv.com - 29.08.2010 
"ÇORUM'DAN ADAM ÇIKMAZ" Başbakanın Çorum mitingini dinleyen oldu mu bilmiyorum. Haberlerde özetini izledim, kanım dondu. Erdoğan diyor ki; ''Millet olarak Çorum'la, Çorum'un yiğitliğiyle, mertliğiyle, gözü pekliğiyle her zaman gurur duyduk, nasıl ki Çorum bu topraklardan yetişmiş Akşemsettin Hazretleriyle, Ebusuud Efendi'yle, Koyunbaba'yla, İskilipli Atıf Hoca'yla gurur duyuyorsa, bizler de Çorum'la gurur duyuyoruz. Biz sizlerle gurur duyuyoruz.'' |
| | |
 | Kürt sorunu için 17+1 çözümü önerisi: Radikal / 19 Temmuz 2010 Pazartesi 09:57 ÜR-KÜRTMEYİ bırakın, ÇÖZÜN. TESEV Kürt sorununun 'kalıcı' ve 'demokratik yol'la çözümü için hazırladığı raporda, 17 kanun ve Anayasa'da bazı temel değişiklikler yapılmasını önerdi. TESEV, Kürt sorununun 'kalıcı' ve 'demokratik yol'la çözümü için hazırladığı raporda, 17 kanun ve Anayasa'da bazı temel değişiklikler yapılmasını önerdi. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etkileri Vakfı (TESEV) tarafından hazırlanan rapordaa Kürt sorunun kalıcı ve demokratik çözümü için Anayasa ve 17 yasada bazı temel değişiklilerin yapılması gerektiği belirtildi. Raporda, Anayasanın ve yasaların Türkiyenin çok etnisteli yapısına göre yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanarak, Toplumsal hayatın farklı alanlarını düzenleyen çok sayıda yasada Türk etnik kimliğine referans ve vurgu içeren hükümler yer almaktadır.
Bu durum Türkiye toplumun çoğulcu yapısıyla bağdaşmamakta, Türk etnik kimliğine mensup olmayan Kürt ve diğer vatandaşları dışlamaktadır denildi. TESEVin 17 hukukçunun katkısıyla hazırladığı Kürt Sorununun Çözümüne Doğru Anayasal ve Yasal Öneriler raporundan satır başları: >>> |
| | |
DANİMARAKA / DABF |

| DABF´nin 22 şubat 2010, AABK ile görüşmesinde devlet bakanı Faruk Çelik'e sunduğu rapor. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, TC. AKP hükümeti Alevi Açılım ve Çalıştayı, önraporuna ilişkin, görüşlerimiz.. Bugüne kadar, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri dahil, hiç bir siyasi iktidar, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inanç toplumunun, hak taleplerini dikkate almamış, varlığını bile göz ardı etmiş, katliamlara maruz bırakmıştır.. Özelikle 2 Temmuz 1993 Sivasbeladan buyana, Türkiye ve Avrupada, Alevi kurumlarımızın sürdürdüğü mücadele sonucu, Türkiyede Alevilik sorunu, başa gelen iktidarların artık MUTLAK çözüm üretmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Gelinen noktada TC, AKP hükümetinin Alevi sorununu gündemine almasını, olumlu karşılamakla birlikte, AKP hükümetinin bugüne kadarki yaptığı sözde Alevi açılımı ve çalıştaylarından Alevi kurumlarımızın taleplerine cevap verecek, hiç bir somut çözüm önerisi veya niyetin olmadığını üzülerek görmekteyiz. >>> |
 Yeni DABF Yönetim Kurulu | Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 11. Olağan Genelkurulunu gerçekleştirdi. DABF 11. Olağan (seçimli) genel kurulu, DABF bağlı 8 AKM, gençlik kolu ve inanç kurulundan 45 delegenin katılımı ile Uğur Ataşıın divan başkanlığında 30 Nisan Cumartesi günü, Ringsted AKM binasında yapıldı. Başkan Feramuz Acar görevi Cağdaş Sağlıcaka devretti. GYK adına genel başkan Feramuz Acarın sunduğu, faaliyet, mali ve diğer genel kurul raporları oy birliği ile kabul edildi. Geçen 11 yılın genel değerlendirmesini yapan Feramuz Acar; Küçük bir ülkede, küçük bir Alevi toplumu olmamıza rağmen, DABFnin Alevi toplumu ve kurumlarına örnek teşkil edecek büyük işlere imza attığını, DABFnin başvurusu üzerine Aleviliğin dünyada ilk kez Danimarkada resmi inanç toplumu olarak kabul edildiğini ve elde edilen yasal haklardan yararlanmaya başlandığını, en son Kopenhag AKMnin de kurulup DABFa katılması ile Danimarkada Alevilerin dernek kurulabilecek her şehirde öğütlendiğini, Danimarkada yaşayan Alevilerin çoğunluğun DABF üyesi olduğunu belirti. Artık amacın AKMlerimizi kurumlaştırıp, kendi binalarına/cemevlerine kavuşturmak, bilim ve sevgiyi ölçü alan, amacı ezmeden, ezilmeden dünyada cennet insanca mutlu yaşamak olan Alevi inanç ve öğretimizi Danimarkada yaşayıp yaşatmak olduğunu dile getirdi. >> |
 | Alevilerin son seçimi..! (Feramuz Acar) AABK başkanı Turgut Öker neden bağımsız aday? Türkiyede yine seçimler yaklaşıyor. Fakat Alevilerin fazla seçim yapma olanağı kalmadı
Yüzyıllardır Alevileri ve Aleviliği yok sayan, fakat onun vergisinden geçinen din-ayetçi zihniyet iktidarını devam ettiriyor. Aleviler tarihte çok katliamlar gördü.. YA - PİR dedi, yandı yakıldı Sivasta, 2 Temmuz 1993 Sivas katliamından sonra, yeniden kendi bağımsız kurumlarını oluşturmaya başladı. Ve 18 yılıdır 12 maddelik taleplerini her fırsatta, her şekilde dile getirdi. Aleviler yıllarca, resmi makamların, siyasi partilerin, bakanların, başbakanların kapısını çaldı, olmadı. Milyonlarca imza topladı, yüz binler sokaklara döküldü, evrensel İNSAN hakları mahkemesine başvurdu, haklı bullundu
Fakat, Ne gelmiş geçmiş, Nede var olan AKP iktidarı, Alevilerin haklı, insani taleplerinin hiç birine cevap vermedi
Vermeye de niyetli görünmüyor, kendi anlayışını inancını Alevilere zorla dayatıyor.. >>> |
Aleviliği araştıran Japon Profesörler Kopenhag ve Ringsted AKM'yi ziyaret etti. |   |
 |  PANEL Türkiye'de Alevilerin Durumu.. 11 Nisan 2011 Pazartesi saat 16-19.oo Syddansk Üniversitesi Campusvej 55 Odense |
 | DABF'den '''Alevi Çalıştayına'' görüşler. Bugüne kadar Türkiyede hiç bir siyasi iktidar, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inanç toplumunun taleplerini ciddiye almamıştır.. Özelikle 2 Temmuz 1993ten bu yana, Türkiye ve Avrupada, Alevi kurumlarının sürdürdüğü mücadele sonucu,, Türkiyede Alevilik sorunu, iktidarların artık MUTLAK çözüm üretmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Son TC, AKP hükümetinin bugüne kadarki sözde Alevi açılımları Alevilik sorununa bir açılım sağlamamıştır.. Aslında ortada hiç bir açılım veya çalıştaya gerek yoktur,, Alevilerin yasal verilmesi gereken hakları vardır.. |
| | |
AVRUPA / AABK |
 
| AABK / Genel başkan Turgut Öker 'Evet' diyen Aleviler, Alevilerin boğulacağı denize su taşıdılar ....Referandum sonuçlarını Gazete YOLa değerlendiren Türkiye Alevi Bektaşi Federayonu Başkanı Ali Balkız ve Avrupa Alevi Birlikleri Konferderasyonu Başkanı Turgut Öker, sonuçları kaygı verici buldu. .....Aleviler bu seçimde tamamına yakını hayır dedi. Bu Alevilerin geleneklerinden kaynaklanan bir tavırdır. Bunu Tunceli seçimlerinden görebilirsiniz. Aleviler Gericiliğe, şeriata, ortaçağ zihniyetine karşı her zaman mücadele etmiştir......Evet diyen Aleviler, Alevilerin boğulacağı denize su taşıdılar diye konuştu. Balkız sözlerini şöyle sürdürdü: Alevileri daha çetin günler bekliyor. Devlet kurumlarından daha hızlı tasfiye edilecekler, dışlanacaklar. Alevi köylerine daha çok cami yapılacak. Ayrımcılık daha çok artacak. Başbakan tüm seçim konuşmalarında Alevilere ve Aleviliği saldırarak sürdürdü. Başbakanın söylediklerini de Sünni seçmen onayladı. >>> |
 Cafer Kaplan | AABF İnanç Kurulu'ndan Bakan Çelik'e Tepki AABF İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan : YOL'umuzdan ödün vermeyeceğiz''. ....... Sayın Devlet Bakanı Faruk Çelikin anlayamadığı Alevi gerçekliliğidir. Alevi inancına mensup canlarımızın bir birlerine olan bağlılıkları İkrarlık Kapısıdır. Rızalık şehri bizim Kabemizdir. Bizim Cemlerimizde rızasız lokma yenmez. Taliplerimizin, Alevi Dedelerine, Pirlerine bağlılığı ise korku ile değil, sevgi ve muhabbet iledir. O nedenle sizin, Alevi Dedelerini dalaverelerle başlattığınız çalıştaylarınızın önünde engel olarak görmeniz saçmalıktan başka bir anlam ifade etmemektedir. .....Bu nedenle, planladığınız Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde, Mezhepler Genel Müdürlüğü ve Alevileri bu müdürlüğün altında şekillendirme teklifinizi şiddetle ret ediyoruz. Yaratılmak istenen Devlet Aleviliğini kınıyoruz. Alevi Dedeleri, bugüne kadar yaşadıkları tüm olumsuz şartlara rağmen sadaka almadılar, almayacaklardır. Alevi Dedelerine maaş bağlama teklifiniz de kabul etmiyoruz. Ayrıca, pilot proje olarak uyguladığınız aile imamlığı, mahalle imamlığı gibi uygulamalarınızı da şeriata adım adım gitme politikaları olarak görüyoruz. >>>> |
 | Yeter Artık, ezberlerden ve gaf‟lardan bıktık!!! AABK Genel sekreteri, Bülent Ant Mehmet Ali Erbilin canlı programda 'Mum söndü mü yapıyoruz burada?' demesi gerçekten bir gafmı? Hayır, bu bir gaf değil. Yüzyıllardır varlığını sürdüren ve kutsallaştırılmış bir miras gibi yaşatılarak günümüze kadar getirilen zihniyetin kendi nefretini, kinini ve çirkin iftiralarını tekrar-tekrar dışa vurmasıdır. Star TV'de 1995 yılında ''Turnike'' adlı programın sunuculuğunu yapan Güner Ümit, programın hamile kılığındaki hosteslerinden birinin ''Bebek kimden?'' sorusuna ''Babamdan'' karşılığını vermesi üzerine ''Sen kızılbaş mısın?'' demesi. Star TV'de 2009 yayınlanan bir evlilik programında kendine eş adayı arayan 80 yaşındaki bir kişi, kendisinden küçük bir kadınla evlendirilmek istenince sunucuya su cevabı vermesi: "Ben Kızılbaş mıyım ki". Yine Star TV'de yayınlanan 'Çarkıfelek' isimli programda, Erzincan'a yapılan canlı bağlantıda Mehmet Ali Erbil'in ekranın kararması üzerine, ''Orada ne yapıyorsunuz, mum söndü mü yapıyorsunuz?" diye konuşulması . >>> |

| Avusturya ABF Genel Başkanı M. Ali Çankaya ile söyleşi: AYDIN ŞAFAK VİYANA- Alevilerin Sesi dergisi Çankaya: AABF, kuruluş tarihinden bu yana, önemli mesafeler katetti. Bundan yirmi yıl öncesine dek, Alevileri kimse tanımıyordu. Alevilikin ne olduğunu kimse bilmezdi. Şimdi ise resmi makamlar, demokratik kitle örgütleri, bakanlıklar düzeyinde görüşmeler yapılmakta. Yani resmi statüde henüz tanınmamamıza rağmen, adımızdan ve örgütlülüğümüzden bahsedilir hale gelinmiştir. .... ....VAKBnin vermiş olduğu başvuru dilekçesi reddedildi. Sizce reddedilmesinin nedenleri neler olabilir? Avusturya yasaları içerisinde merkezi İslam Örgütü zaten vardır. Resmi statüde tanınmıştır. İkinci bir İslam örgütü yaratmaya da yer vermiyorlar. Ki o beş kişi, başvuruyu ya-parken, yetkili merciler, taslağı Alevi İslam Topluluğu biçimiyle verirseniz reddedilir bilgesini vermiş bunlara. Beklendiği üzere reddedildi. AABFnin başvurusunu engellemek için, yeniden itiraz dilekçesi verdiler. Viyana AKBnin başvurusu,25 Ağustos 2009 günü reddedildi. Viyana AKB ise, red kararının başında büyük yankı uyandırmasından iki gün sonra, 4 Eylül 2009 günü AABFyi bir kere daha bakanlığa şikâyet etti. Aleviliğin, tıpkı Sünnilik ve Şiilik gibi bir mezhep olduğunu beyan ediyorlar itiraz başvurularında. Biz, Aleviliğin kendi başına resmi statüde tanınması çabası ve gayreti içindeyiz. Aleviliği başka yörüngelere çektiğimiz yönünde propaganda yapıyorlar. Kendileri hedeflerine ulaşamadılar, bizi de engelle-meye çalışıyorlar. Bu beş kişi, kafaları bulandırmaya, Alevi kurumlarına insafsızca saldırmaya devam ediyor. .... >>> |

| İsviçre'de Yapılan Minare Referandumuna Yorumu! Seyit Rıza Bakır, İsviçre'de cami-minare oylamasında çıkan sonuçtan sonra Türkiye ve diğer müsülman ülkelerde olmadık eleştiri ve senaryolar üretildi. Bu kendini çok adaletçi sayan müslüman kardeşlerimize bir çift "Aynalı Açılım" sözümüz var. Ayna! Minareye Hayır diyen İsviçrelilere kızıyoruz... Verdikleri kararın temel insan haklarına, inanç özgürlüğüne, hoşgörü ilkelerine aykırı olduğunu söylüyoruz... Acaba bu fırsattan istifade elimizi vicdanımıza götürerek
biraz da biz muhasebe ve özeleştiri yapsak mı? Biz ulus olarak başka din ve inançtan insanlara pek mi saygılıyız? Aleviler iktidarın cemevi açılmasına izin vermemesinden yakınmıyor mu? |

| FUAF'tan Erdoğan'a açık mektup ""Bütün bu görüşmelerin ve taleplerin hiç birinin önemsenmediğini, beklentilerimizin tersine bu sürecin özellikle hükümetiniz tarafından ciddiye alınmadığını; üzüntü ve kaygıyla izlemekteyiz."" gerekçesi ile başbakan Erdodan'ın 7 Nisan 2010 Paris ziyareti vesilesiyle düzenlediğiniz toplantı davetine, katılmadığını bildirdi. >>> |

| MHP CEM VAKFI İTTİFAKI Aydın Şafak - Viyana. MHP 9. Kurultayını gerçekleştirirken, Alevi oylarının çantada keklik, söylemlerinden ve yazılanlardan hepimiz haberdardık. Ve gün geçtikçe bir takim insanları içlerine çekmek istemleri de bu sekliyle açığa çıkmış oldu. Çünkü Cem Vakfının, Ankarada düzenlemiş olduğu sözüm ona, Aleviliğin dünü ve bugünü adlı konferanslarla yola çıktığımızda, MHP meyvelerini de almaya başladı bile. Diyeceksiniz ki hangi meyvelerden. Düzenledikleri toplantılara, özellikle MHP'lilerin katilimi boşuna olmadı. Ki Devlet Bahçeli keyfi olarak o toplantılarda ağırlanmadı. Bunun altında Aleviler üzerinde oynanmak istenen oyunlar masaya yatırılıyor. Ve de sonuçta oda oldu. MHP 9.Kurultayını yaptı. MHP bu kurultayda yürütme kurulunu seçti. Yürütme kurulu içerisine, CEM Vakfi ikinci başkanı olan, ARCAN GÜVENCi de seçtiler. |

| Bir sunni gözüyle Cem Evleri gerçeği - İyiki varsın CEM EVİ. (Vatandaş) Hüseyin DOĞAN Londra (((Sayin yetkili, Aşağıdaki yazımı yayın ilkelerinize aykırı değil ise ( konuk yazar veya halkdan gelenler) başlığı altında (muhtemel bir yanlış anlamaya neden olamak için) eklenti ve alıntı yapmadan tümünü yayınlamanızı dilerim. / 24 Mayıs 2010 Londra Saygılarımla Hüseyin Doğan))) Olası atgözlüklülerin, yazımın sonunda öküz altında buzağı aramamaları için peşinen kendimle ilgili özel bilgiler verme (görgüsüzlüğüne) ihtiyacı duyuyorum af ola. Ben on yıldır İngilterede yaşayan altmışlı yaşların içinde dini ibadetlerini yerine getirmeye çalışan söylemesi ayıp geçen sene (eğer Allah kabul etmiş ise) Haç görevinide ifa etmiş olan sunni mezhebinde bir Türkiye Cumhuriyeti (Türk) vatandaşıyım. >>> Bu yazıya CEVAP 03. 06. 2010. Bekir Özgür. |

| AABF : "Alevi tarihi katliamlar tarihidir Gazi Katliamının 15. Yılı " Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Hüseyin Mat'ın Gazi ve Ümraniye Katliamı ile ilgili basın açıklaması: 87 Yıldır Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Dinmeyen Acı... 1938 Dersim Katliamı 1978 Maraş Katliamı 1980 Corum Katliamı 1993 Sivas Katliamı 1995 Gazi ve Ümraniye Katliamı Alevi tarihi katliamlar tarihidir. Devlet tarihiyle, geçmişiyle yüzleşmeli ve vicdanıyla hesaplaşmalıdır. Çünkü; tüm bu katliamların adresi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Alevilerin, Alevi Çalıştaylarına ihtiyacı yoktur. Alevilerin hakları ancak Alevi katliamlarının hesabını vermekten geçer. Mevcut tüm arşivler ve belgeler halka açılmalıdır. Tarih gerçeklerle yüzleşmelidir. >>> |
| | |
TÜRKİYE / ABF |
10-11 Eylülde Alevi Ocakları, Pirleri tüm Alevi kurumları HBV Derğah'ında birleşiyor.. | Dergâhta BİRLİK Toplantısına DABFden Görüşler. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, Serçeşmemiz Hacı Bektaşi Veli dergâhı Postnişinimiz Veliyettin Ulusoy pirimizin, Alevi-Bektaşi inanç birliğimizin oluşturup, kurumlaşması için başlatmış olduğu girişimi ve 10-11 Eylül 2011 tarihli Dergâhta Birlik toplantısına katılan, girişimi destekleyen tüm Alevi Ocakları, Pirleri kişi ve kurumları selamlıyoruz. -Yüzyıllardır baskı ve katliamlara uğrayan, varlığı kabul edilmeyen, tekke ve zaviyeler kanunu ile yasaklanan, Asimile edilmeye çalışılan, köyden şehre ve yurt dışına güçle, gelenekse bağları dağılan, kendi kendine çeşitleşen ve çelişkileşen, - Ayrıca hem devlet, hem hâkim inanç, hem çeşitli çevrelerce bölünüp parçalanıp kendi Alevisini yaratma çabaları, Alevi kurumları arasındaki yapay rekabet, - Dede/Ana Pirlerimizin eğitim yetersizliği ve maddi olanaksızlığı, vs. tüm bunlar inanç yapımızın örgütlenmemizi yeniden çağdaş bir şekilde derlenme ve bir çatı altında birlenmeyi zorunlu kılmaktadır. >>>> |
 | UNESCO'nun ödüllendirdiği Alevi dedesi - Salı, 23 Kasım 2010 UNESCO, Alevi- Bektaşi dünyasının çok önemli isimlerinden Dertli Divani mahlaslı Veli Aykutu, Yaşayan İnsan Hazinesi seçti. Birleşmiş Milletlerin kültür kuruluşu UNESCO, Alevi- Bektaşi dünyasının çok önemli isimlerinden Dertli Divani mahlaslı Veli Aykutu, Yaşayan İnsan Hazinesi seçti. Dertli Divaninin bu ödülü almasının gerekçesi, Alevi- Bektaşilerin cem ibadetinde 12 hizmetten biri olan zakirliği sürdürmesi olarak açıklandı. Ünlü sanatçılardan Neşet Ertaş da abdallık geleneğini temsildeki başarısı nedeniyle aynı kategoride ödül aldı. Dertli Divaniye ödülü 26 Kasım saat 18:30da Lütfi Kırdar Salonunda düzenlenecek törenle verilecek. >>> |
 Veliyettin Ulusoy | Basın Açıklaması: Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Veliyettin Ulusoy 7 Ekim 2010 Star TVde canlı yayınlanan Çarkı Felek programında sunucu Mehmet Ali Erbilin, Onlar mum söndü mü oynuyorlar, ne yapıyorlar? deme sorumsuzluğu gösterdiğini basından öğrendik. Alevi-Bektaşi toplumundan yükselen tepkiler karşısında Mehmet Ali Erbilin özür dilediğini ve Star TVnin bir yazılı açıklama yaparak adı anılan programı yayından kaldırdığını da basından izledik. Sunucunun özür dilerken, mum söndü teriminin anlamını bilmediğini ifade etmesi özrü kabahatinden büyük bir hakaret daha içermektedir. 21. yüzyıl Türkiyesinde adında Mehmet Ali sözcükleri olan bir vatandaşın, Kızılbaş-Alevi-Bektaşi toplumuna tarih boyunca kara çalmak için kullanılan mum söndü teriminin ne kadar ağır bir hakaret olduğunu bilmezlikten gelmesi ya da bizlerin bunu bir özür olarak kabul etmemizi beklemesi ilk hakaretinden bile ağırdır. Bu sözde özür, aslında Kızılbaş-Alevi-Bektaşi toplumuna zekâsına, anlayışına bir kez daha hakaret etmektir. >>> Açık Birlik Çağrısı - HBV Der. Postnişini Veliyettin Ulusoy ile Söyleşi Ahmet Koçak, Sacayak Dergisi, 15/12010 |
 Ercan Geçmez | Alevilere Sünnilik Dayatılıyor Ercan Geçmez HBV AKF genel başkanı Özgürlük Eşitlik Temelinde Olmalı Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Şube genel kurulu için dün Çoruma geldi. Genel Kurulda yaptığı konuşmada çeşitli konulara değinen Geçmez, Türkiyenin en demokratik kurumu Hacı Bektaş Veli Vakfıdır. Her üyemizin söz hakkı da vardır, seçme ve seçilme hakkı da vardır. Dersimden Kahramanmaraşa, Çorumdan Sivas Madımak ve İstanbul Gazi Mahallesine uzanan süreçte sürekli kimimizi astılar kimimizi kestiler, kimimizi yaktılar. Biz çocuklarımıza ne kat ne yat bırakıyoruz. Tek bırakacağımız erdemlilik, insanlıktır dedi. >>> |
| | |
GENEL BASIN GÜNDEM |

| T.C. DEVLET BAKANLIĞI ÖNRAPOR ALEVİ ÇALIŞTAYLARI 04 Şubat 2010 - Ankara >>> ((APK hükümetinin, Alevi Çalıştaylarından ıkına ıkına önden çıkardığı bu, kim bilir arkadan ne çıkacak..)) |

| Öyle Çalıştaya Böyle Rapor Ankara/EVRENSEL- 08 Şubat 2010 ALEVİ Çalıştayı ön raporu tamamlanarak Başbakan Erdoğana sunuldu. ALEVİ Çalıştayı ön raporu tamamlanarak Başbakan Erdoğana sunuldu. Merakla beklenen raporun ayrıntıları beklendiği gibi oldu. Çalıştaylar boyunca Alevilerin taleplerini tıkayan AKP Hükümeti, hazırladığı raporda da aynı yolu seçti. KİMİ TALEPLER RAPORA DAHİ GİREMEDİ >>> |
| | |
KONUK YAZARLAR |

Bekir Özgür. | ALEVİLİK SIR (LAR) ÖĞRETİSİ OLMAKTAN ÇIKTI 18.08. 2010 Aleviliğin temel düsturu ve öğreti kademeleri olan Dört Kapı; Şeriat kapısı, Tarikat kapısı, marifet kapısı ve Hakikat kapısı olarak bilinir. Bu Dört kapı, Alevi Yoluna ilişkin bilgilenme aşamalarını oluşturur ve her kapı kendine has ve birbirlerine bağımlı belli SIR (lar) içerir. Her ortamda ve har zaman zikredilmeyen, Aleviliği ileri derecede özümsemiş bilge insanların (İnsanı-Kamil veya Mürşit) sadece kendi ararlarında ve Aleviliğin ÖZÜ ne ilişkin muhabbet ortamlarında yapılan sohbetlerde dile getirilen konuların içeriği de Sır-ı Hakikat Kapısı olarak adlandırılır. >>> |

Barış AYDIN Paris | İSYAN EDİYORUM Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa, ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa, o toplum için için çürümeye başlar LENİN İsyan etmek demokratik bir haktır. İsyan insanların yaşadıklarının kendilerine ağır geldiği ve ellerinden bir şey gelmediği zaman genelde sözlü olarak rahatlamak amacıyla gerçekleştirdikleri eylemdir. Ben bu sıralar içinde bulunduğum durumu değiştirebilirmiyim? Evet, değiştirebilirim ama bunu yapmamı engelleyen o kadar çok şey var ki artık gücüm sadece isyan etmeye yetiyor. İsyan ediyorum, Türkiye devrimci hareketin durumuna. İsyan etmeyip bu gidişata ortak olup kabullenip boyunmu eğeceğiz. İsyan ediyorum 40 yılldır devrimcilerin dağınıklığı yüzünden hep bizim analarımız, bacılarımızın göz yaşlarına. >>>> |
 | Devlet Bakanı Faruk Çelikin himayesinde, Doç. Dr. Necdet Subaşının koordinatörlüğünde yapılan Alevi Çalıştayının nihayet sonuna gelindi. 6-7 aydır devam eden Çalıştayın yedinci ve son oturumunun 28 Ocakta yapılmasıyla bu süreç sona erdi. Artık sıra bir rapor hazırlanarak Başbakan Erdoğana sunulmasında... Alevilere hangi hakların verilip verilemeyeceği bundan böyle Erdoğanın iki dudağının arasında olacak. Vay be ne günlere kaldık, sen onlarca kişiyi yedi kez bir salona topla, konuştur babam konuştur. Sonra kalk, nihai kararı vermesi için bir kişiye rapor sun
Amma da demokrasiymiş, tek adam demokrasisi dedikleri şey böyle oluyor herhalde! Alevi Çalıştayını başından beri tek tek Aleviler yanında, Alevi kurum ve kuruluşları da çok yakından takip etti. >>> ALEVİLERİN ÜNLÜ KINALI KEKLİK YAZARLARINI DEŞİFRE EDİYORUZ
Aleviler Ne İstiyor. |

Turan Eser | AKP ALEVİLİĞİN İNTİHARINI İSTİYOR. Turan Eser AKP ve Alevi çalıştaylarından sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik çok rahatsız. Çünkü Alevi hareketinin Alevi Çalıştaylarına ilişkin yaklaşımlarını ve referandum sürecinde HAYIR tercihinde bulunmalarını kabul edemiyorlar. AKP Bakanı Faruk Çelik haklıdır. Alevi önderleri AKPnin Alevi Açılımını engellemeye çalışıyor. Çünkü Alevi hareketi AKPnin Alevi Açılımı stratejisine ve politik hedefinin merkezine koyduğu tuzağı açığa çıkartmıştır. AKPnin Alevi tuzağındaki en belirgin temel tehlike ise, çalıştay dizileri sonucu çıkan rapora ve AKP sözcülerinin diline yansıdığı gibi, insana, insanın sevgisine ve vicdanına sığınmış Alevi inancını Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Mezhepler Genel Müdürlüğü aracılığıyla devletleştirmek, kamulaştırmak, kayıt ve denetim altına almak, rızalığa dayalı ilkesini yok edip, dedelerimizi imamlaştırarak, cemevlerimizi camileştirerek devlet Sünniliği içinde homojenleştirmektir. >>> |

Fezali Babadan Deyişler | ZAMANI GELDİ
Yolun açık olsun emekci kardeş El ele vermenin zamanı geldi Yalınızım deme örgütlen üç beş Kol kola girmenin zamanı geldi Hiddetli çoşunca deniz dalgası Savurur kenardan dinlemez pusu Bu felaket sömürünün korkusu Omuz omuza durmanın zamanı geldi Fezalim der hacim emeğin payı Emekci sınıf güçlen artır sayı Yık yok eyle başından zülmü beyi Yan yana olmanın zamanı geldi >>> |

Mustafa Elveren (Em. Öğrt.) | FERHAT TUNÇU VE AHMET KAYAYI ÖVMEK SUÇ SAYILDI MUSTAFA ELVEREN İlk bakışta bu başlık insana çok komik geliyor değil mi? Yani tam Aziz Nesinlik türü bir mizah gibi. Ne yazık ki mizah değil, gerçektir. Ferhat Tunçu ve Ahmet Kayayı övmek Tunceli Cumhuriyet Savcılığı tarafından suç sayıldı. Olayı bizzat ben yaşamaktayım. 2010 yılının ikinci yarısını soruşturma, ifade ve mahkemelere savunmalar vermekle geçtiğini düşünürken, yılın bitmesine tam bir gün kala yine bağlı bulunduğum karakola ifade vermeye davet edildim. Meğer 22 Kasım 2010 tarihli Tunceli Emek Gazetesinde yayınlanan AHMET KAYA VE FERHAT TUNÇ başlıklı yazımdan dolayı Tunceli Cumhuriyet Savcılığı hakkımda yeni bir soruşturma daha başlatmış. >>> |

Durak Arslan | Ker-bela
Durak Arslan Ker-belayı anlamak ve anlamlandırarak anmak üzere kaleme alınmıştır. Bilim, Denizin dibindeki en küçük kum tanesinden güneşe, tek hücreli bir balıktan en karmaşık insana kadar evrende her ne var ise, hepsi birbiriyle ilişki ve çelişki içindedir der. Ayrıca, Her varlığın bir karşıta sahip olduğu, karşıtların ise kendi içinde zıtlar barındırdığı doğrulanır bilim insanları tarafından. Hüseyin ile Yezit bu iki karşıtın, Hüseyin pozitif-artının, Yezit negatif-eksinin sembolüdür. Yeryüzünde iki karşıtın çakıştığı trajedik ve en çarpıcı noktadır ker-bela. Hüseyini hatırladığınız zaman, Yezit çıkar hemen karşınıza. Yeziti lanetlerken, hemen Hüseyin belirir iç sızınızda, göz yaşınızda. Biri sevginin, diğeri nefretin temsilcisidir. Biri dostluğun, diğeri şiddetin insandaki tecellisidir. >>> |

Hatice Bozkurt | Türban´da sorun mu var..?. Hatice Bozkurt 7.10.2010 Karanlıkları savunanların çizgisinden aydınlık çıkamayacağını herkesin bilmesi gerekir. Özgürlük adına türban yasağı kalkmalı deniyor. Türban yasağı diye bir şey mi var? Türbanı sorun yapan Başbakanın ta kendisi, bitirmeyende yine kendisi. Çünkü elinde politik malzeme olarak sadece bu var, bunu da kullanmasa neyi kullansın? Gündemi çarpıtmak ve istedikleri şeyleri yapmak için ellerinde halkı daha doğrusu Sünni kesimin bağnazlarını ve bunun da ellerinden alınmış bir hak olduğuna inandırılmış bazı iyi niyetlileri kandırmanın en güzel taktiği. Türban sorunu diye bir sorunun olmadığını ve sahtekarca oyalandıklarının farkına varmalılar artık. Madem Türban yasak kaç tane Türbanlı öldürüldü, işkence gördü,protesto ettiklerinde kaçının saçlarından sürüklendiler, coplandılar? Yaptıkları sahtekarlık yeter, temcit pilavı gibi ikide bir pişirilip, pişirilip insanların önüne sürülmesin. >>> |

Teslim TÖRE | ALEVİLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKEN YENİ OLANAKLAR / Teslim TÖRE ....Alevileri, sistem partilerinin kuyruğuna takmaya çalışan bu kuyrukçulara rağmen, Alevilerin artık, katılımı oranında, kendi bileğinin gücü, alın teri, emek değeri olacak olan bir partinin kurulması için çalışan, Alevileri kendi özel ve tüzel kişilikleri ile kendisi olmaya davet eden Alevi Bektaşi Federasyonu var. Aleviler için böylesi bir tarihi fırsat ilk kez doğmuş durumda. Aleviler, birilerinin partisine destek olup kuyruğuna takılmak yerine, sadece kendileri için de değil, halk için halkala birlikte örgütlenme sürecini yakalamış durumda. Bu, süreç hızla ilerliyor. Yakalanmış olan bu süreç, alevi halkı tarafından güçlü bir şekilde desteklenir ve hedefine ulaştırılabilirse, Aleviler kendileriyle birlikte, Türkiye halklarının ve insanlığın geleceğine de katkı yapmış olurlar..... |

Abbas Tan | ALEVİ İSLAMIN YENİ LİDERİ NAMIK KEMAL ZEYBEK 11.10.2010 / Bir zamanların Kültür Bakanlı,Türk İslam Sentezinin yılmaz savunucusu ve BOP mimarlarından şimdilerde yeni bir Alevilik olarak ortaya atılan ALEVİ İSLAM anlayışının yaratıcısı ve gizli lideri Cem Vakfı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Namık Kemal Zeybek artık alenen bu gurubun doğal lideri olarak alanlara çıkmaya başladı. II Uluslararası Tarihten bugüne Alevilik Sempozyumu münasebetiyle Alevilere ve Alevi olmayanlara Alevileri öğretecekmiş. Sanki Aleviler kendi inanç ve yaşamlarını bilmiyorlar da adeta birileri tarafından görevlendirilen ve Aleviliği yok etme politikasını hayata geçirmeye yönelik çalışmalarını şimdiye kadar gizli saklı yürütürken artık alenen çalışmalara başlamıştır. Birçok yerde yaptıkları cemlerden bahseden Namık Kemal Zeybek artık sadece siyasi lider değil aynı zamanda İnanç önderi olarak da fetvalar veriyor. Bu görevi yürütürken kendisini Pir olarak mı yoksa Mürşit olarak mı görüyor bunu henüz açıklamadı. Kendisini ulema gibi gösterirken ona bu değeri verenler hangi amaçla böyle bir yolu seçmişlerdir acaba? >> |

Feridun Hayati Ünüvar | BAKIN, ÇADIR NE OLUR ? (Feridun Hayati Ünüvar) 12 haziran 2011 Milletvekili Seçimleri dolayısiyle parti liderlerinin ve milletvekili adaylarının yaptıkları seçim propagandaları ve icraatları, tüm Türkiye halkını derinden tedirgin eden, üzen ve ürküten bir hal almıştır. Orantısız imkanlarla birbirleriyle yarışan milletvekili adayları, seçmenlerin oylarını alabilmek ve milletvekili seçilebilmek için tüm güçlerini kullanmaktadırlar. Acı gerçek şu ki ; seçim öncesi Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kürt vatandaşlarımızın demokratik taleplerini Meclis gündemine alıp tartışmamasının bedelini, tüm vatandaşlarımız manevi ve maddi olarak şimdiden ödemektedirler...... Çadırı mahkum etti, karar veren yürütme, Baskın yapıp toplattı, demokratik çürütme, Kürtler çözüm arıyor, meseleyi büyütme ! Çadırlar hep Kürt olur, Meclis görev yapmazsa ! ..... >>> |

Fikret Güneş | Dersim İsyani Dersim Katliamı İçin Büyük Bir Yalandı - Seher YEGİN Yazar Fikret Güneş ile yapmış olduğum bu röportajı ilgi ile okuyacağınızı düşünüyorum. Ancak önce kısada olsa yazarın yaşam öyküsü ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. Fikret Güneş 1955 Dersim doğumlu. İlk ve orta eğitimini Dersimde tamamlayan Fikret Güneş, Diyarbakir Eğitim Enstitüsünden 1978 tarihinde mezun oldu. İki yıl Van Endüstrü Meslek Lisesinde öğretmen olarak çaliştı. Hakkında açilan sorusturmalar nedeniyle 1980 askeri darbesiyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 1980 tarihinden beri Almanyada yaşamakta olan Fikret Güneş yabancı çocukların eğitimi ve sosyal danışmanlık alanında çalışmaktadır. 2008 tarihinde Doz Yayınlarında çıkan Kardelenler güneşi sever kitabı kısa bir zamanda iki baskı yaptı. Kitabın 3. baskısı kısa zamanda yapılacak. >>> |
| | |
DOSYA - 30. Yılında Çorum katliamı |
30 Yılında Çourm Katliamı Belgeseli çıktı. 10 Euro'ya AKM'lerden satın alabilirsiniz. |  |
 | 30´cu yılında, Çorum katliamı 3 bin kişiyle anıldı. 3 Temmuzda 2010da Çorum Alevi Kültür Merkezinin öncülüğü ev sahipliğinde, Türkiye ve Avrupa Alevi kurumları, yerel sendika ve kitle örgütlerinin destek ve katılımı ile gerçekleşen, kitlesel anma etkinlikleri, yılların verdiği baskı ve korkuya rağmen, coşkulu bir şekilde ve olaysız geçti. 29. Yılında yapılan ilk anma ve basın açıklamasına, ancak 100 kişinin katıldığı etkinliklere, bu yıl yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Anma etkinlikleri Milönü Mahallesi, Çorum AKM önünden, 29 Mayıs 1980de olayların başladığı Çorum Saatkulesine, faşizme, gericiliğe karşı, barış dostluk ve yetkililerden hesap sorulması yönünde sloganlarının atıldığı yürüyüşle başladı. Çorum Saatkulesi önünde, Çorum AKM başkanı Nurettin Aksoy dede basın açıklamasında bulundu. Türküye ve Avrupa Alevi üst kurum başkanları, Ali Balkız, Ercan Geçmez, Turgut Öker ve etkinliklere deste veren kitle örgütlerini temsilen birer konuşma yapıldı, barış güvercinleri uçuruldu. Ardından Çorum HBV Vakfında Çorum katliamında yitirilen canların anısına can yemeği verildi. Vakfın cenaze ünitesinin açılışı yapıldı. Akşam Çorum Atatürk kapalı spor salonunda yaklaşık 3 bin kişinin katılımı ile, konferans, konuşmalar, koro, Çorum katliamı belgeselinden görüntüler, semah ve Alevi deyişlerinin okunduğu konserle coşkulu bir gece yapıldı.. etkinlikten resimler >>> |
 |  2 Temmuz´da SİVAS'ta - 3 Temmuz'da ÇORUM'dayız Feramuz Acar 
(Çorum katliamı Video izle) Her zaman mazlumdan, ezilenden, barıştan, sevgiden, insandan yana, bir duruş sergileyen, bilimi yol, sevgiyi din eyleyen, Anadolu -Alevi-Bektaşi-Kızılbaşların tarihi, ne yazık ki katliamlar tarihi olmuştur.. Selçukludan, Osmanlı, Cumhuriyete, Dersimden Maraş, Çorum, Sivas, Gaziye.. Baba İshak, Kalender, Şahkulu, Pir Sultan, Bedrettin, Seyit Rıza, Deniz, Yusuf, İnan, İbolar ve binlercesi, namerde boyun eğmeyip, insanca mutlu yaşamak için, hakim güçlerin zulmüne karşı direnip, bu yolda serini vermiştir.. Zalimin zulmü gözümüzü yaş, kesilen başlarımız, namımızı Kızılbaş eylemiştir.. Katliamlarda yitirdiklerimizin resimleri, anıları mekanlarımızı mezarlığa çevirmiştir
Ölülerimizin ardından ağıt yakmaktan, dirilerimizin önünden gidemez olmuşuz.. Yıllar yılı, bir önceki yara kapanmadan, başka bir yara açılmıştır bağrımızda.. Bunlardan biri Çorum Katliamıdır. >>> |
 | Frankfurt'ta gecede konuşan Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Feramuz Acar, Çorum katliamı davasının yeniden görülmesini istiyoruz" dedi. Acar " 57 kişinin öldürüldüğü Çorum olaylarını gerçekleştirenler hala hesap vermediler. Maraş'ı yaşadık. Maraş'ı unuttuk Çorum'u yaşadık. Çorum'u unuttuk Sivas'ı, Gazi'yi yaşadık. Artık ağlamak istemiyoruz" dedi. Demokratik Çorumlular Platformu sözcüsü Ayer Aygün de " Çorumda insanlar katledildi. Sivas'ta ve Çorum'daki barış yürüyüşlerinde Alevilerle yanyana olunmalıdır. Bir daha Çorumlar, Maraşlar, Sivaslar olmasın. Bizler unutan ve unutturanlar olmayacağız" diye konuştu. Anma toplantısında ünlü sanatçılar Aşık Gülabi, Meftuni ve Ali Rıza sahne aldılar. >>> |
 | Çorum HBV-AKV asimilasyon örneği. Yusuf Çetinkaya [cetinkaya-y@hotmail.com] Federasyonumuzun ve derneklerimizin değerli yetkilileri ve alevi vatandaşlarımıza asimilasyonun en yoğun görüldüğü yerlerden olan çorumda bir ilk daha yaşandı yaşatıldı Hacıbektaşı Veli derneği Çorum şubesi tarafından düzenlenen Hızır cemimize Çorumdaki asimilasyonda başrol oynayanlar postumuza oturtularak Alevilere en ağır hakaretlerden birisi yapılarak asimilasyon kabul ettirilmeye çalışılmıştır ekte kimlerin katıldığı alenen belirtilmiştir. İlginize teşekkürler . Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, Çorum şubesi yönetimini derhal görevden almalıdır. http://www.corumalevikulturmerkezi.com/akm/detay.asp?islem=detay&id=122 |
 | Çorum olaylarının 30. yılı anma etkinliklerine çağrı Çorum Haber/ 15 Mayıs 2010 Cumartesi
Alevi Kültür Merkezi ve Hacı Bekaş veli Anadolu Kültür Vakfı ile bazı sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile 3 Temmuz'da gerçekleştirilecek olan anma töreni için oluşturulan ziyaretlere başladı.
Baro Başkanı Av.Mahmut Bayatlı'yı ziyaret eden komite üyeleri Çorum olaylarının 30. yılında "Acıyı bal eyledik" sloganıyla düzenlenecek olan anma törenine davet etti. Törende kaybedilen canları anacaklarını, provokatörleri lanetleyerek inadına birlik ve inadına kardeşlik diyerek barış güvercini uçuracaklarını ifade eden Alevi Kültür Merkezi Başkanı Nurettin Aksoy; tüm sivil toplum kuruluşlarının kendilerine destek vereceğine, provokatörleri lanetleyeceğine, sevgi zincirini oluşturmak için uzatılan elleri havada bırakmayacağına inandıklarını vurgulayarak, 3 Temmuz'da Hürriyet Meydanı'ında yapılacak anma töreninin yanı sıra, Devlet Tiyatro Salonu'unda panel, Atatürk Spor Salonu'nda şenlik yapacaklarını anlattı. >>> |

| Çorum'a dönmek istemiyorum Metin Münir / Milliyet Çoruma New York Times muhabiri Marvine Howe ile gitmiştim. Sokağa çıkma yasağı vardı. Şehri girişine askerler barikat kurmuştu. Sokaklarda telaşsız genç askerler, tüfekleri hazırda, devriye geziyorlardı. Otel gazeteci doluydu ama hiçbiri sokağa çıkmaya cesaret edemiyordu. Sağ gazetelerde çalışanlar Alevilerle, sol gazetelerde çalışanlar Sünnilerle karşılaşmaya korkuyordu. Haksız sayılmazlardı. Türkiyenin her yerinde her gün insanlar sağ-sol çatışması diye tarif edilen bir kavgada ölüp gidiyorlardı. Çantalarımızı odalarımıza bırakıp, yayan, sokağa çıktık. Duvarlarda kırmızı işaretler Bir gün önce Alevilerin katledildiği şehir sakindi. Çarşıda yakılmış ve yağmalanmış dükkânlar gördük. Kırmızı boyayla duvarları işaretlenmişti. Yanlışlıkla Alevi olmayanların dükkânları yakılmasın diye saldırıdan önce çarşıyı iyi bilenler tarafından, herhalde. >>> |
 |  Çorum Katliamı 29 yıl sonra anıldı Çorumda 4 Temmuz 1980de ülkücülerin sol görüşlü ve Alevi yurttaşların oturduğu Milönü Mahallesine saldırısında ölen 100ün üzerindeki yurttaş anıldı. Binlerce ev ve işyerinin tahrip edildiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti. |
| | |
Alevilikle ilgili yeni KİTAPLAR (Kitap önerilerinizi/tavsiyelerinizi info@alevi.dk ya gönderebilirsiniz.) |
| |
  
|